Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım 2011'de rahatsızlanmasının ardından hayatını kaybetti.
O dönem yürütülen soruşturma 2012'de kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandı. Dosya, yıllar sonra yapılan yeni incelemelerin ardından yeniden açıldı.
Soruşturma kapsamında olay günü yaşananlar, cezaevi kayıtları, sağlık belgeleri ve müdahale süreci yeniden mercek altına alındı.
GÜRLEK: SAĞLIKLIYDI, ŞÜPHELİ ŞEKİLDE HAYATINI KAYBETTİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili yeni açıklamalarda bulundu.
Kozinoğlu'nun önemli bir devlet görevlisi olduğunu belirten Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
“Kaşif Kozinoğlu, devletimizin yetiştirdiği müstesna isimlerden ve önemli bir devlet görevlisiydi. Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken, sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti.”
ESKİ CEZAEVİ PERSONELİNİN BEYANLARI DİKKAT ÇEKTİ
Gürlek'in açıklamasındaki önemli ayrıntılardan biri de yurt dışında bulunan eski bir cezaevi personeline ilişkin oldu.
Daha önce Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin şikâyet ve ihbarlar bulunduğunu belirten Gürlek, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının bunları dikkate alarak soruşturma başlattığını söyledi.
Gürlek, yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanlarının ardından bazı adli işlemler gerçekleştirildiğini açıkladı.
YENİ DELİLLER ÇIKARSA YENİ İŞLEMLER GÜNDEME GELEBİLİR
Soruşturmanın henüz tamamlanmadığını vurgulayan Gürlek, ilerleyen süreçte ortaya çıkabilecek yeni delillere de dikkat çekti.
Yeni deliller ortaya çıkması halinde yeni adli işlemlerin gündeme gelebileceğini söyleyen Gürlek, bu konuda kararın soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından delil durumuna göre verileceğini belirtti.
“MUTLAKA BİR CİNAYET OLDUĞUNU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİL”
Bakan Gürlek, Kozinoğlu'nun ölümünün niteliğine ilişkin de dikkatli bir değerlendirmede bulundu.
“Bunun mutlaka bir cinayet olduğunu peşinen söylemek doğru değil” diyen Gürlek, bütün ihtimallerin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini ve sürecin devam ettiğini söyledi.
Bu nedenle Kozinoğlu'nun ölümünün cinayet olduğu yönünde kesinleşmiş bir tespit bulunmuyor.
“UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN”
Gürlek, savcılıkların yürüttüğü soruşturmalara Adalet Bakanlığının müdahale yetkisinin bulunmadığını da vurguladı.
Savcıların isim, makam veya unvana bakmadan yalnızca delillere göre hareket etmesi gerektiğini belirten Gürlek, yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
“Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın; dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver.”
MEZARI 11 EYLÜL'DE AÇILACAK
Kozinoğlu dosyasındaki bir sonraki kritik aşama ise feth-i kabir işlemi olacak.
Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla 11 Eylül'de mezarının açılması planlanıyor.
Alınacak örneklerin adli ve toksikolojik incelemelere tabi tutulması, sonuçların dosyadaki kamera görüntüleri, sağlık belgeleri ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASINA DA DEĞİNDİ
Gürlek aynı açıklamasında Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın da devam ettiğini belirtti.
Soruşturmanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü söyleyen Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının da kendi görev alanı kapsamında koordinasyon ve dosya inceleme çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.