Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Bir turizmcinin 40 yıllık çevre rotası: Yücel Okutur’dan “Dalyan Modeli”

Turizmci Yücel Okutur’un 1978’de Dalyan ile başlayan yolculuğu, yıllar içinde doğayı turizmin merkezine alan bir bölgesel kalkınma anlayışına dönüştü.

GÜNDEM 02.10.2026 10:56 Sibel Eyüpoğlu Okuma Süresi: 4 dk
Bir turizmcinin 40 yıllık çevre rotası: Yücel Okutur’dan “Dalyan Modeli”
Paylaş:
N

Dalaman, Ortaca, Köyceğiz Turistik Otelciler ve Turizm İşletmecileri Birliği (DOKTOB) Başkanı Yücel Okutur, Güney Ege’nin doğal olarak korunması için faaliyetlerine devam ediyor. Turizm yatırımlarında çevre yaklaşımının ağırlık kazanması gerektiğini savunan Okutur’un geliştirdiği “Dalyan Modeli”, eko-turizmin gelişimine katkı sundu. “Her şey dahil sistem” yerine doğayı, tarihi ve yerel halkı merkeze alan Dalyan Modeli, bölgenin ekolojik dengesini bozmadan turizmi 12 aya yaymayı hedefliyor.

Denizle ilk kez üniversite sınavı için geldiği İstanbul’da tanışan Yücel Okutur’un turizm ve çevre yolculuğu, 1978’de Güney Ege’yi ziyaret etmesiyle başladı. Dalyan’ın doğal yapısından etkilenen Okutur, gelecekte bölgede yaşamaya karar verdi.
Turizm yatırımlarına yönelen Okutur, çevrenin korunmasını işletmecilikten ayrı değerlendirmedi. Dalyan, Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman’ı aynı ekosistemin parçaları olarak gören yaklaşımı, zamanla tek bir tesisin sınırlarını aşan bölgesel bir turizm modeline dönüştü.

Okutur’un 2016’da elektrikli tekneler, organik tarım ve su kirliliği üzerinden anlattığı çevre anlayışı, 2026’ya gelindiğinde sürdürülebilir turizm, sıfır atık ve havza yönetimi ekseninde genişledi.

DALYAN’DA BAŞLAYAN YOLCULUK

Aslen Karamanlı olan ve eğitimini Konya’da sürdüren Okutur, inşaat fakültesinden mezun olduktan sonra özel sektörde çalışmaya başladı. Güney Ege ile 1978’de kurduğu bağ, ilerleyen yıllarda turizm yatırımlarına ve çevre çalışmalarına yön verdi. Bölgenin doğal dokusunu korumaya yönelik çalışmaları 1980’li yıllara uzanan Okutur, yapılaşmanın sınırlandırılması ile iki katlı, bahçeli mimarinin korunması için yürütülen girişimlerde yer aldı.

“DOĞA BİZİM DEKORUMUZ DEĞİL, VARLIK SEBEBİMİZDİR”

Okutur’un turizm anlayışında doğa, turist çekmek için kullanılan bir manzaradan ibaret değil. Suyun, toprağın, kıyıların ve tarihî mirasın korunması, bölgedeki turizmin devamı için temel şart olarak görülüyor. Bu yaklaşımını “Doğa bizim dekorumuz değil, varlık sebebimizdir” sözleriyle anlatan Okutur, doğal kaynaklardaki kaybın bütün turizm işletmelerini etkileyeceğini savunuyor. Ona göre konaklama tesislerinden çiftçilere, tekne işletmecilerinden yerel yönetimlere kadar tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerekiyor.

YATAK KAPASİTESİNDEN HAVZA YÖNETİMİNE

Okutur’un turizm yaklaşımı, “Turizm sadece yatak kapasitesi değil, bir havza yönetimidir” sözünde karşılık buluyor. Bu modele göre Dalyan Kanalı, Köyceğiz Gölü, Kaunos Antik Kenti ve Sarıgerme sahili birbirinden bağımsız alanlar değil; oteller, pansiyonlar, yerel üreticiler ve ulaşım hizmetleriyle birlikte aynı turizm ekosisteminin parçaları. “Tek bir otelin ekolojik olması yetmez; havzanın tamamının bu vizyonla hareket etmesi gerekir” diyen Okutur, planlamanın yalnızca yatak sayısıyla değil, bölgenin doğal ve kültürel taşıma kapasitesiyle yapılmasını istiyor.

ÇEVRE ANLAYIŞINI PROJELERE TAŞIDI

Okutur, yaklaşık on yıl önce Köyceğiz Gölü ve Dalyan Kanalı’ndaki su kalitesinin izlenmesi, mazotlu teknelerin elektrikli motorlara dönüştürülmesi ve organik tarımın desteklenmesi için çalışmalara başladı. O dönemde Dalyan için altı elektrikli tekne yaptırıldığını açıklayan Okutur, mazotlu teknelerin zamanla elektrikli veya akülü sistemlere geçirilmesini savundu. Çandır Organik Köyü projesiyle çevre, tarım ve turizmin buluşturulması; kimyasal kullanımının sınırlandırıldığı üretim modelinin gastronomi, kırsal kalkınma ve ekoturizme katkı sunması hedeflendi. “Mavi Yengeç ve Sıfır Atık” çalışması ile otellerde su ve enerji tasarrufuna yönelik uygulamalar da bu yaklaşımın parçaları oldu.

YEREL ÜRETİCİYİ TURİZM ZİNCİRİNE DAHİL EDİYOR

Okutur’un modelinde tarım ve turizm birbirinden ayrılmıyor. Yerel ürünlerin konaklama tesislerinde kullanılması, ziyaretçilerin köy yaşamı ve üretim süreçleriyle buluşması amaçlanıyor. Turistin yalnızca otelde konaklaması değil, yöresel ürünleri tanıyarak bölgenin ekonomik zincirine katılması hedefleniyor. Böylece turizm gelirinin çiftçiler, küçük işletmeler ve kırsal yerleşimlerle paylaşılması öngörülüyor.

TURİZMİN GELECEĞİNİ ANLATTI, PLAKETLE UĞURLANDI

Yücel Okutur, geçtiğimiz günlerde düzenlenen Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’ndaki “2026 Sezon Değerlendirmesi, 2027 Beklentiler – Sektör Dernek ve Birlikleri” panelinde, Türkiye ve Muğla turizmini değerlendirdi. Okutur, turizm gelirleri, değişen ziyaretçi profili, artan işletme maliyetleri ve tesis sayısındaki artış üzerinde durdu. Turist sayısındaki yükselişin gelirlere aynı ölçüde yansımadığını belirten Okutur, kontrolsüz tesis artışının fiyat rekabeti ile hizmet kalitesini olumsuz etkilediğini dile getirdi. Oturumun sonunda Okutur ve diğer turizm temsilcilerine katkılarından dolayı plaket verildi.

ÇEVRE YATIRIMINI MALİYET OLARAK GÖRMÜYOR

Okutur, enerji verimliliği, su tasarrufu ve atık yönetimini yalnızca çevresel sorumluluk olarak değerlendirmiyor. Bu uygulamaların kaynak tüketimini ve işletme giderlerini azaltabileceğini, uzun vadede turizm markasına ekonomik değer kazandırabileceğini ifade ediyor.

TURİZMİ 12 AYA YAYMA HEDEFİ

Okutur, bölge turizminin yaz aylarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtiyor. Kaunos Antik Kenti, ekoturizm rotaları, spor, sağlık, termal kaynaklar ve yerel gastronominin farklı dönemlerde ziyaretçi çekebileceğini düşünüyor. Dalaman Havalimanı’nın kış aylarında daha etkin kullanılması da hedefler arasında yer alıyor. Okutur’a göre sezonun uzaması için ulaşım, çevre, kıyı kullanımı, tarımsal üretim ve konaklama kapasitesinin ortak bir planla yönetilmesi gerekiyor.

2016’DAN 2026’YA DEĞİŞMEYEN ÇİZGİ

Okutur’un 2016’da su kirliliği, elektrikli tekneler ve organik tarım üzerinden anlatılan çevre hassasiyeti, 2026’da havza yönetimi ve sürdürülebilir turizm modeline uzanıyor. Dalyan’da 1978’de başlayan yolculuğun merkezinde bugün de aynı düşünce bulunuyor: Turizmin devamı için yalnızca daha fazla tesis değil, yaşadığı bölgeyi koruyan ortak bir yönetim anlayışı gerekiyor.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Van’da uyuşturucu operasyonu: 517 kilogram ele geçirildi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Van’da uyuşturucu operasyonu: 517 kilogram ele geçirildi
WhatsApp
İhbar Hattı