Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı millete sesleniş konuşmasında Ankara'da düzenlenen tarihi NATO zirvesinin başarısına, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü hazırlıklarına ve Srebrenitsa Soykırımı'nın yıl dönümüne dikkat çekti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki yoğun Kabine Toplantısı'nın ardından kameraların karşısına geçerek millete seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası arenadaki diplomatik gücünü pekiştiren çok önemli açıklamalarda bulundu. Başkentte gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi ile ilgili değerlendirmelerini paylaşan Erdoğan, alınan kararların hayırlara vesile olmasını diledi.
ANKARA'NIN ARTIK BİR DÜNYA ŞEHRİ OLDUĞU TESCİLLENDİ
NATO Liderler Zirvesi'nin sonuçlarını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'nın tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle küresel görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırdığını vurguladı. Bu büyük organizasyon vesilesiyle Ankara'nın artık bir dünya şehri olduğunun resmen tescil edildiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin diplomatik başarılarının altını çizdi.
CUMHURİYET'İN 103. YILI TÜRK DÜNYASIYLA KUTLANACAK
Konuşmasında uluslararası diplomatik atakların kesintisiz süreceğinin mesajını veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki döneme ait önemli bir planlamayı da kamuoyuyla paylaştı. Bu yıl Cumhuriyet'imizin 103. yıl dönümünün Türk dünyasından gelecek kardeşlerle beraber Ankara'da büyük bir coşkuyla kutlanacağını müjdeleyen Erdoğan, aynı diplomatik ve organizasyonel başarının 29-30 Ekim tarihlerinde yine başkentte düzenlenecek olan 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde de tüm dünyaya sergileneceğini belirtti.
SREBRENİTSA'NIN ACISI TAZE
Mesajlarında insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yılına da geniş yer ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek'te düzenlenen anma etkinliklerine Türkiye'yi temsilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı'nın katıldığını hatırlattı. Boşnak kardeşlerimiz orada katledilen evlatlarını anarken kendilerinin de burada dualarla onlara eşlik ettiğini söyleyen Erdoğan, o dönem yaşanan savaş kadar acı olan bir başka hususun da Bosna Hersek halkının tamamen yalnız bırakılması olduğunu ifade etti.
BATILI ÜLKELER ETNİK TEMİZLİĞİ SADECE UZAKTAN SEYRETTİ
Avrupa'nın göbeğindeki bu etnik temizlik girişimini Batılı ülkelerin ve kurumların sadece uzaktan seyretmekle yetindiğini, sivilleri korumakla görevli Birleşmiş Milletler Koruma Gücü'nün bile kendisini dahi koruyamadığını belirten Erdoğan, Türkiye olarak benzer acıların bir daha tekerrür etmemesi için üzerimize ne düşüyorsa kararlılıkla yaptıklarını ve farklı inanç, kültür ile etnik kimliklerin barış içinde bir arada yaşadığı istikrarlı, müreffeh bir Bosna Hersek için çalışmaya kararlılıkla devam edeceklerini sözlerine ekledi.