Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TÜRGEV 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programında yaptığı konuşmada, vakfın 30 yıllık süreçte küçük bir girişimden uluslararası ölçekte faaliyet gösteren büyük bir yapıya dönüştüğünü söyledi. Erdoğan, 1996 yılında İstanbul’da başlayan sürecin bugün yedi kıtaya uzanan bir etki alanına ulaştığını ifade ederek, TÜRGEV’in eğitim ve gençlik alanında önemli bir kurumsal birikim oluşturduğunu vurguladı.
TÜRGEV’İN KURULUŞ SÜRECİ VE GELİŞİMİ
Erdoğan konuşmasında, TÜRGEV’in temellerinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde atıldığını hatırlatarak, üniversite öğrencileri için güvenli barınma ihtiyacından doğan bir girişimin zamanla kurumsallaştığını belirtti. İlk etapta Kadıköy ve Fatih’te açılan öğrenci yurtlarıyla faaliyetlerin başladığını ifade eden Erdoğan, 2012 yılında vakfın faaliyet alanının Türkiye geneline yayılmasıyla daha geniş bir yapıya kavuştuğunu söyledi. Bu süreçte gönüllülerin, bağışçıların ve çalışanların katkısının belirleyici olduğunu dile getirdi.
EĞİTİM, YURT VE ULUSLARARASI FAALİYETLER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV’in bugüne kadar on binlerce öğrenciye yurt hizmeti sunduğunu belirterek, 47 bin 542 öğrencinin vakıf yurtlarından faydalandığını açıkladı. Halihazırda 9 ilde 24 yurt ile 6 bin 500 öğrenci kapasitesine ulaşıldığını ifade etti. Ayrıca vakfın yurt dışında da faaliyet gösterdiğini, ABD ve İngiltere’de Türk öğrenciler için barınma ve akademik destek sağlandığını, New York ve Londra’da Türken Vakfı üzerinden hizmet verildiğini aktardı.
SOSYAL DESTEKLER VE TOPLUMSAL VİZYON
Erdoğan, TÜRGEV’in yalnızca eğitim değil aynı zamanda insani yardım ve sosyal destek alanlarında da faaliyet yürüttüğünü söyledi. Filistinli öğrencilere burs ve barınma desteği sağlandığını, Gazze’de eğitim hayatı kesintiye uğrayan öğrencilerin yeniden eğitim sürecine dahil edildiğini belirtti. Suriye’deki iç savaşın etkilediği gençlere yönelik destek programlarının da sürdüğünü ifade etti. Konuşmasının devamında gençliğin önemine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin geleceği için değerlerine bağlı, bilinçli ve “akışa yön veren” bir gençlik yetiştirilmesi gerektiğini vurguladı.