Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, tutukluluğunun birinci ayında kaleme aldığı mektupta yaşadıklarını anlattı. Göktaş, hakkında yayılan bazı iddialara açıklık getirerek, kendisine ait olmayan bazı ifadelerin kamuoyuna yanlış yansıdığını belirtti.
Tutuklandığı dönemde söylediği “neşemizi çalamazlar” sözünün ironik bir ifadeyle kullanıldığını aktaran Göktaş, bu sözlerin zamanla farklı bir anlamda yorumlandığını ifade etti. Kendisi hakkında romantik ya da dramatik bir algı oluşturulmasını istemediğini belirten Göktaş, moralinin iyi olduğunu söyledi.
“MORALİM YERİNDE, SAĞLIĞIM İYİ” DEDİ
Deniz Göktaş, cezaevindeki ilk ayında sağlık durumunun iyi olduğunu ve kendisini kötü hissettiği bir an yaşamadığını ifade etti. Cezaevinin kolay bir yer olmadığını belirten Göktaş, özgürlük, güneş, sokakta yürümek ve sosyal yaşam gibi birçok şeyin değerini burada daha iyi anladığını söyledi.
Göktaş, cezaevindeki bazı kişisel zorlukları da esprili bir dille anlattı. Klavye ve bıyık makasını özlediğini belirten komedyen, bıyık makası talebiyle yazdığı dilekçeye yanıt alamadığını, ancak ziyaretine gelen Erkan Baş’ın bıyığını beğendiğini aktardı.
“KUYU TİPİ” CEZAEVİ KOŞULLARINI ANLATTI
Göktaş, kaldığı cezaevinin “kuyu tipi” olarak bilindiğini belirterek, güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun mahkumlar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Sayımlar dışında uzun süre insan sesi duymayan mahkumların bulunduğunu ifade eden Göktaş, bu sistemin yalnızlaştırıcı bir yapıya sahip olduğunu savundu.
Cezaevinde kitaplar ve mektupların kendisi için önemli bir destek olduğunu belirten Göktaş, dışarıdan gelen dayanışmanın moral verdiğini söyledi. Ayrıca okumaya devam ettiğini ve “Moby Dick” kitabını bitirmeye kararlı olduğunu ifade etti.