Ekonomik belirsizlikler ve hızla artan yaşam maliyetleri, evlilik kurumuna bakışı kökten değiştiriyor. Günümüzde sadece bir yuva kurmak değil, bu yuvayı finansal risklere karşı korumak da çiftlerin öncelikli gündemi haline geldi. Düğün masraflarının milyonlarla ifade edildiği bir dönemde, çiftler artık duygusal birlikteliklerini yasal bir finansal zemin üzerine inşa etmeyi tercih ediyor.
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, resmi adıyla "Mal Rejimi Sözleşmesi" olarak bilinen evlilik sözleşmesine olan talep son iki yılda yüzde 40 oranında artış gösterdi.
ORTALAMA DÜĞÜN MALİYETİ 2 MİLYON TL
Ortalama bir düğün maliyetinin 2 milyon TL’yi bulması ve boşanmaların özellikle ilk üç yılda yoğunlaşması, çiftleri noterlerin yolunu tutmaya iten en büyük etkenler arasında yer alıyor. TÜİK’in 2025 yılı sonu verileri günde ortalama 537 yuvanın dağıldığını ortaya koyarken, yaklaşık 5 bin 500 TL maliyeti olan bu sözleşmeler, özellikle eğitimli ve beyaz yakalı kesim için bir "finansal koruma kalkanı" görevini görüyor.
"RİSKLERİN ÖNCEDEN YÖNETİLDİĞİ BİR ORTAKLIK"
Hukukçular, evlilik öncesi borçlar ve düğün takıları konusundaki anlaşmazlıkların davaları yıllarca uzattığını belirtiyor. Avukatlar, geçmişte bir güven sorunu olarak görülen bu durumun artık "birbirini koruma" mantığına dönüştüğünü ifade ediyor.
Sosyologlar ise bu süreci "duygusal rasyonalizm" olarak tanımlayarak, evliliğin artık risklerin önceden yönetildiği bir ortaklık modeline dönüştüğüne dikkat çekiyor. Boşanma sonrası tek maaşla yeni bir hayat kurmanın getirdiği ağır mali yük, çiftleri henüz imza atmadan önce ayrılık senaryolarına karşı hazırlıklı olmaya zorluyor.