Manşet TV'de Faruk Demirel ve Alişer Delek'in birlikte sunduğu Ters Yüz programının ilk bölümünde, Türkiye'nin gündemindeki fon soruşturması masaya yatırıldı. İki gazeteci, sermaye piyasalarında yaşanan krizin ekonomik ve siyasi etkilerini değerlendirdi. Alişer Delek, fon krizinin yalnızca büyük yatırımcıları değil, geçim sıkıntısı yaşayan aileleri de etkilediğini savunurken Faruk Demirel, Ankara kulislerinde konuşulan iddiaları ve soruşturmanın siyasi yansımalarını gündeme taşıdı.
ALİŞER DELEK: FON KRİZİ HALKA YANLIŞ ANLATILDI
Ters Yüz programının ilk bölümünde Faruk Demirel ile Alişer Delek, sermaye piyasalarında yaşanan fon krizini ele aldı.
Delek, kamuoyunda fon krizinin yalnızca yüksek gelir grubundaki yatırımcılarla ilişkilendirilmesine karşı çıktı.
Ekonomik sıkıntılar nedeniyle küçük birikimlerini değerlendirmeye çalışan vatandaşların da bu süreçte zarar gördüğünü savunan Delek, medyanın konuya yaklaşımını eleştirdi.
Delek, "Fon krizini bence en başta medya bilerek ya da bilmeyerek yanlış okudu Faruk abi." ifadelerini kullandı.
Bazı vatandaşların kredi kartı borçlarını ödeyebilmek veya aile bütçesine katkıda bulunabilmek amacıyla yatırım yaptığını belirten Delek, ekonomik koşulların yatırım kararları üzerindeki etkisine işaret etti.
“BU 455 BİN KİŞİ BİR ÇARPAN ETKİSİYLE BÜYÜYOR”
Fon krizinden etkilendiğini belirttiği kişi sayısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Delek, ekonomik kayıpların aileler üzerinde daha geniş sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Delek, "Bu 455 bin kişi bir çarpan etkisiyle büyüyor." sözleriyle fon krizinin yalnızca bireysel yatırımcılar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Yatırım yapan herkesin yüksek gelirli olmadığını belirten Delek, yaşananların aile bütçelerinde ciddi sorunlara yol açtığını ifade etti.
SORUŞTURMANIN YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN ELEŞTİRİLER
Faruk Demirel'in soruşturma kapsamında atılan adımları yeterli bulup bulmadığı yönündeki sorusunu yanıtlayan Alişer Delek, sürecin kamuoyuna anlatılma biçimini eleştirdi.
Soruşturma kapsamında çeşitli işlemler yapıldığını kabul eden Delek, bunların kapsamının ve sonuçlarının daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini savundu.
Delek, hukuki süreçlerin siyasi kimliklerden bağımsız ve eşit biçimde yürütülmesinin önemine değindi.
Fon krizinin ekonomik olduğu kadar toplumsal sonuçlarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
YUNUS ARINCI'NIN ADLİ KONTROL SÜRECİ GÜNDEME GELDİ
Programda soruşturma kapsamında adı geçen kamu görevlileri de konuşuldu.
Faruk Demirel, Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı'nın ifadesinin alındığını, yurt dışına çıkış yasağı ve imza verme şeklindeki adli kontrol şartlarıyla serbest bırakıldığını belirtti.
Arıncı'nın daha önce Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı yaptığını hatırlatan Demirel, bu ismin soruşturma kapsamında gündeme gelmesini siyasi ve bürokratik açıdan önemli bulduğunu ifade etti.
Demirel, soruşturmanın üst düzey isimlere uzanmasının kamu yönetiminde nasıl karşılandığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
AK PARTİ İÇİNDEKİ TEPKİLER DE KONUŞULDU
Faruk Demirel, fon soruşturmasına yönelik tepkilerin yalnızca muhalefet çevrelerinden gelmediğini savundu.
AK Parti içinden bazı isimlerin de süreçle ilgili sorular yönelttiğini belirten Demirel, Savcı Sayan ve eski milletvekili Şamil Tayyar'ın açıklamalarına değindi.
Demirel, Savcı Sayan'ın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu yönetimine yönelik sorularını hatırlattı.
Bu sorulara verilen yanıtları yeterli bulmadığını söyleyen Demirel, söz konusu değerlendirmenin kendi görüşü olduğunu vurguladı.
Programda Ankara kulislerinde milletvekilleri, bürokratlar ve kamu yöneticileri hakkında çeşitli iddiaların konuşulduğu da aktarıldı.
“FONDA OLMAK SUÇLULUK DEĞİL”
Alişer Delek, fon soruşturmasında yatırımcıların durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Bir kişinin yatırım fonunda parasının bulunmasının tek başına suçluluk göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Delek, yatırılan paranın kaynağının ve işlemlerin zamanlamasının araştırılmasının önemine değindi.
Delek, "Fonda olmak suçluluk değil" diyerek yatırım yapmakla usulsüz kazanç elde etmek arasında ayrım yapılması gerektiğini ifade etti.
Soruşturma kapsamındaki para iadelerini de değerlendiren Delek, iade işlemlerinin hukuki sürecin sona erdiği anlamına gelmediğini belirtti.
FON KRİZİNİN EKONOMİYE ETKİSİ TARTIŞILDI
Programda fon krizinin önümüzdeki dönemde ekonomiyi nasıl etkileyebileceği de ele alındı.
Alişer Delek, yaşanan kayıpların tüketim kararlarını ve ekonomik beklentileri etkileyebileceğini savundu.
Delek, önümüzdeki altı ila sekiz ayın ekonomi ve siyaset açısından zor geçebileceğini öne sürdü.
Söz konusu değerlendirmelerin kişisel öngörüleri olduğunu belirten Delek, fon krizinin siyasetteki tartışmalar üzerinde de etkili olacağını düşündüğünü söyledi.
SARIGÜL SORUŞTURMASI DA MASAYA YATIRILDI
Ters Yüz programının son bölümünde Mustafa Sarıgül ve ailesinin adının geçtiği soruşturma da değerlendirildi.
Faruk Demirel, Emir Sarıgül'ün ek ifadesinde yer aldığını belirttiği iddiaları gündeme taşıdı.
Alişer Delek ise soruşturmanın yargı aşamasında olduğunu hatırlatarak söz konusu anlatımların doğruluğunun henüz kesinleşmediğine işaret etti.
Demirel de geçmişte kamuoyuna yansıyan bazı iddiaların daha sonra gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını hatırlatarak gazetecilikte doğrulamanın önemini vurguladı.