6 Şubat depremlerinde yıkılan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının “A” blokuna ilişkin bilirkişi raporu ortaya çıktı. Binanın yıkılması sonucu sekizi hemşire olmak üzere 72 kişi yaşamını yitirmişti. Hatay 2. İdare Mahkemesi’nde Sağlık Bakanlığı aleyhine açılan tazminat davası kapsamında hazırlanan raporda, yapının deprem güvenliği bakımından yetersiz olduğu, gerekli performans düzeyini sağlamadığı ve olası deprem etkisi altında göçme bölgesinde kaldığı belirtildi. Raporda, binanın güçlendirilmesi ya da yıkılıp yeniden yapılması gerektiğinin depremden önce açıkça ortaya konulduğu vurgulandı.
SAĞLIK BAKANLIĞI YÜZDE 95 KUSURLU BULUNDU
Bilirkişi heyeti, riskin biliniyor olmasına rağmen binanın hastane olarak kullanılmaya devam edilmesini, öngörülebilir tehlike karşısında gerekli önleyici işlemlerin yeterli etkinlikte yerine getirilmemesi olarak değerlendirdi. Raporda sağlık idaresinin “asli ve belirleyici kusuru” bulunduğu kanaatine varıldı ve Sağlık Bakanlığı’nın kusur oranı yüzde 95 olarak belirlendi. AFAD ise afet risklerinin azaltılması ve kurumlar arası koordinasyon görevlerini yeterince yerine getirmediği gerekçesiyle yüzde 5 kusurlu bulundu. Bu değerlendirme, kamu idaresinin sorumluluğuna ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
CEZA DAVASINDA YALNIZCA ESKİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ YARGILANIYOR
Faciaya ilişkin ceza davasında yalnızca dönemin Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat’ın sanık olarak yer aldığı belirtildi. Hambolat, Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” suçlamasıyla yargılanıyor. Hastanede hemşire eşini kaybeden Abdullah Gül ise yaşananları “cinayet” olarak nitelendirerek, “72 canımıza karşılık bir tek tutuklu yoktur.” sözleriyle tepki gösterdi. Aileler, binanın riskli olduğuna ilişkin tespitlerin depremden önce bilinmesine rağmen gerekli adımların atılmadığını belirterek sorumluların yargılanmasını istiyor.