Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Hilmi Saral: Kılıçdaroğlu’na verdiğim oydan pişmanım

Hilmi Saral, Gündem Özel’de Kılıçdaroğlu, Halk TV, belediye operasyonları ve fon iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saral, "Kılıçdaroğlu’na verdiğim oydan pişmanım" dedi.

GÜNDEM 16.10.2026 01:27 Meryem Velieceoğlu Okuma Süresi: 7 dk
Hilmi Saral: Kılıçdaroğlu’na verdiğim oydan pişmanım
Paylaş:
N

Eğitimci ve siyasetçi Hilmi Saral, Devrim Hacısalihoğlu’nun sunduğu Gündem Özel programında Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saral, Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmişteki adaylığı, CHP’deki değişim tartışmaları, Halk TV’nin kapatılması, belediyelere yönelik operasyonlar hakkında konuştu.

“KILIÇDAROĞLU’NA VERDİĞİM OYDAN PİŞMANIM”

Programda, CHP’nin 4 Kasım 2023’te gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı öncesinde ve sonrasında Saral’ın yaptığı değerlendirmeler gündeme getirildi. Saral’ın kurultay delegesi olarak Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdiği döneme ilişkin sözleri yeniden izletildi.

Söz konusu kayıtta Saral, Deniz Baykal’ın genel başkanlıktan ayrılmasıyla sonuçlanan sürecin ardından Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığa gelişinin önceden kurgulandığını düşündüğünü ifade etti. Saral, “Bir tek 2010 kurultayında kurultay delegesiydim. Kemal Bey’e verdiğim oydan pişmanım” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun kamuoyunda Gandhi Kemal ve yeni Karaoğlan gibi ifadelerle tanıtıldığını belirten Saral, bu imajın parti yönetimindeki uygulamalarla örtüşmediğini savundu.

Saral, “Uygulamalar içerisinde bize anlatılan Kılıçdaroğlu ile yaşayan Kılıçdaroğlu’nun aynı kişi olmadığını erken tespit edenlerden birisiyim ben” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu döneminde parti içinde tek adam yönetiminin hâkim kılındığını ileri süren Saral, “Söylenilenlerle yapılanlar hiç uyumlu olmadı” değerlendirmesinde bulundu.

Deniz Baykal’ın yerine kimin geleceğinin önceden belirlendiğini iddia eden Saral, “Hiçbir delege göndermedi. Hiçbir CHP’li göndermedi. Onu gönderen irade, Deniz Baykal’ın yerine kimin geleceğini de belirlemişti” dedi.

“KILIÇDAROĞLU ADAY OLACAKSA ERDOĞAN’I YENİDEN SEÇTİRMEK İÇİNDİR DEMİŞTİM”

Hacısalihoğlu, Saral’ın geçmişteki değerlendirmelerinde yalnızca CHP içindeki gelişmelere değil, bu sürecin arkasında bulunduğunu düşündüğü siyasi iradeye de dikkat çektiğini belirterek, söz konusu iddiaların dayanaklarını sordu.

Saral, gazeteci Levent Gültekin’in Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeyi aktardığı bir videoya ve Onur Erel’e atfettiği bir rapora değindi. Kılıçdaroğlu’nun adaylığına ilişkin iddialarını bu kaynaklarla ilişkilendiren Saral, Gültekin’in aktardığı görüşmede Kılıçdaroğlu’na cumhurbaşkanı adayı olmaması yönünde uyarıda bulunulduğunu söyledi.

Saral’ın aktardığına göre Gültekin, Kılıçdaroğlu’na aday olması hâlinde seçimi kaybedebileceğini ve bunun ülkeye zarar verebileceğini söyledi. Saral, Kılıçdaroğlu’nun ise “Ben istesem de adaylıktan çekilemem” yanıtını verdiğini ileri sürdü.

Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan çekilememesini arkasındaki bir güce bağlayan Saral, kurultay sürecinde de benzer bir müdahale yaşandığını iddia etti. Saral, Kılıçdaroğlu’nun ilk turda kaybetmesinin ardından çekilmek istediğini, ancak yanında bulunan ve deşifrede “İmam Baltürk” olarak geçen kişinin kendisine çekilemeyeceği yönünde talimat verdiğini öne sürdü.

Kılıçdaroğlu’nun adaylığına ilişkin geçmişteki açıklamalarını hatırlatan Saral, “Ben cumhurbaşkanlığı seçiminden önce konuşmalarımda sosyal medyada paylaştığım, Kemal Kılıçdaroğlu aday olacaksa bu Tayyip Erdoğan’ı yeniden seçtirmek içindir demiştim. Geldiğimiz bu günde Kemal Kılıçdaroğlu benim kehanetlerimi doğruladı. Sağ olsun beni yalancı çıkarmadı” ifadelerini kullandı.

Bu sözler Saral’ın siyasi değerlendirmesi olarak aktarılırken, Kılıçdaroğlu’nun adaylığının Erdoğan’ın yeniden seçilmesini amaçladığı yönündeki iddiasına ilişkin programda bağımsız bir doğrulama sunulmadı.

“BEN DEĞİŞİMCİ DEĞİLİM, ASLIMA RÜCU ETMEK İSTEYENLERDENİM”

Programda, CHP’de değişim söylemiyle başlayan sürecin parti içi demokrasiye yansımaları da ele alındı.

Saral’ın kurultay döneminde genel merkezin aday belirleme yetkisini eleştirdiği sözleri yeniden gündeme getirildi. Saral, “Onun için ben diyeceğim, siz yapacaksınız. Mahallede muhtarımı genel merkez belirleyecek, belediye başkanımı genel merkez belirleyecek, milletvekilimi genel merkez belirleyecek. İyi de ben niye siyaset yapıyorum?” ifadelerini kullandı.

Değişim kavramının tek başına yeterli olmadığını belirten Saral, bu kavramın hangi ideolojik ve programatik çerçevede ele alınması gerektiğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

“Değişim sihirli sözcük. İstediğiniz anlamı verirsiniz ona. İyi de neye göre değişim? Geriye doğru mu?” diyen Saral, CHP’deki değişim tartışmalarının somut bir içeriğe sahip olması gerektiğini ifade etti.

Parti içindeki seçimlere de değinen Saral, bütün üyelerin katılımıyla yapılan seçimleri demokratik ve değerli bulduğunu söyledi. Bununla birlikte, geçmişten gelen alışkanlıkların kolay terk edilemediğini belirterek CHP’den gelen siyasi alışkanlıklarını sürdürmek isteyenlerin bulunduğunu dile getirdi.

Saral, siyaseti hizmet aracı olarak görenlerle siyaseti bir meslek hâline getirerek bundan çıkar sağlamaya çalışanlar arasında ayrım yaptı. Siyaseti hizmet için yapanların kim seçilirse seçilsin parti arkadaşlarını kabul ettiğini, siyasetten çıkar sağlamaya çalışanların ise her yerde kendi adamlarının bulunmasını istediğini savundu.

Bu yaklaşımın siyasi mücadelede yanlış sonuçlara yol açabildiğini belirten Saral, CHP’li ve İYİ Partili siyasetçilere ve belediye başkanlarına yönelik saldırıların çoğunu haksız bulduğunu, ancak bu saldırıların nedenleri bulunduğunu düşündüğünü söyledi.

“İŞGAL EDİLMİŞ BİNAYI TERK ETTİK”

Yeni partiye katılmasının nedenlerini anlatan Saral, CHP’den ayrılmasının Atatürkçü düşünceden ve partinin tarihsel ideolojisinden vazgeçtiği anlamına gelmediğini söyledi.

Saral, CHP’nin mevcut durumunu depremde yıkılan bir binaya benzeterek, “Deprem oldu, bina üstümüze yıkıldı. Kapıdan çıkmak lazım. Ama kapı yok ki. Bir nefes borusu. Yeni parti Türk milleti için bir nefes borusu açtı” dedi.

CHP’nin mevcut durumunu eleştiren Saral, “Cumhuriyet Halk Partisi enkaz hâlindedir şu anda. Depremin enkazı altındayız. Nefes alacak bir delik açtık” ifadelerini kullandı.

Yeni partiye ilk katılanlardan biri olduğunu belirten Saral, Atatürkçü ideolojiyi, bağımsızlıkçılığı, antiemperyalistliği, halkçılığı, milliyetçiliği ve laikliği terk etmediklerini söyledi.

Saral, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi kimliğimizi terk etmedik. Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettik. Çünkü baba evi işgal altında” diye konuştu.

HALK TV’NİN KAPATILMASINA TEPKİ: “BU MESAJI ANLAMIYORSAK ZEKÂMIZLA İLGİLİ SORUN VAR”

Programda, Halk TV’nin kapatılması ve yeni parti milletvekillerinin ağızlarını bantlayıp gözlerini siyah şeritle kapatarak gerçekleştirdiği eylem de değerlendirildi.

Eylemin kamuoyunda alay konusu yapılmasına karşı çıkan Saral, milletvekillerinin vermek istediği mesajın açık olduğunu söyledi.

Saral, “Hiç alay konusu edilecek bir şey değil. İnsanlar akılları yetmediği yerde başka şey arıyorlar. Ya da kusur arayan her yerde bulur” dedi.

Halk TV’yi Türkiye’nin en çok izlenen televizyonu olarak nitelendiren Saral, kanalın kapatılmasına ilişkin gerekçeyi eleştirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne rüşvet verildiği ve buradan ihale alındığı iddiasının gerekçe gösterildiğini söyleyen Saral, rüşvet aldığı ileri sürülen belediye başkanının durumuyla ilgili soru yöneltti.

Saral, “Rüşvet alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı nerede? Rüşvet verdi diye televizyonu kapalı. Bunu hangi aklın, hangi vicdan kabul eder yani? Hiçbir vicdan kabul etmez” ifadelerini kullandı.

Saral’ın bu sözleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Halk TV hakkındaki tartışmaya ilişkin kendi değerlendirmesini yansıtırken, programda söz konusu rüşvet iddiasının doğruluğuna ilişkin bağımsız bir kanıt sunulmadı.

Milletvekillerinin ağızlarını bantlayarak ve gözlerini kapatarak gerçekleştirdiği eylemin, iktidarın muhalefeti susturmak istediği yönünde bir mesaj taşıdığını belirten Saral, bu mesajın anlaşılmamasını eleştirdi.

Saral, “Diyor ki hükümete, siz görmeyen, konuşmayan insanlar istiyorsunuz. Bu mesajı anlamıyorsak bizim zekâmızla ilgili bir sorun var” ifadelerini kullandı.

BELEDİYE OPERASYONLARI: “HER CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANINI HIRSIZ İLAN EDİYORLAR”

Programda belediyelere yönelik soruşturmalar ve gözaltılar da geniş yer tuttu.

Murat Çalık’ı belediye başkanı olmadan önce tanıdığını ve kendisiyle çeşitli ortamlarda sohbet ettiğini belirten Saral, Çalık’ın kendisine atfedilen suçları işlemiş olabileceğine inanmadığını söyledi.

Saral, bir hemşeri derneği toplantısında Murat Çalık’ın belediye başkanlarının maaşları nedeniyle bürokratların başka yollar aramak zorunda kalabildiğinden yakındığını aktardı. Bu konuşmayı, Çalık’ın rüşvet almakla suçlanmasını sorgulamak için örnek gösterdi.

Saral, belediye operasyonlarında çok sayıda kişinin aynı anda gözaltına alınmasını da eleştirdi. Bayrampaşa Belediyesi’nde 47 kişinin gözaltına alınmasına değinerek, bu kadar kişinin aynı suç kapsamında değerlendirilmesinin dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi.

“47 kişi, hırsızlık yapılmaz. 47 kişi rüşvet alınmaz” diyen Saral, örgütlü suçların işleniş biçimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Suç dünyasını ve örgütlü suçları bilenlerin, çok sayıda kişinin aynı anda gözaltına alınmasının ne anlama gelebileceğini anlayacağını savundu.

Saral, bu tür operasyonların suçlu olduğu ileri sürülen kişilerin diğer şüpheliler arasında görünmez hâle gelmesine yol açabileceğini öne sürdü.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yolsuzluk iddialarını da gündeme getiren Saral, Ekrem İmamoğlu hakkında kamuoyuna yansıyan milyarlarca liralık para iddialarını hatırlattı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesinin bu büyüklükteki iddiaları karşılayıp karşılayamayacağını sorgulayan Saral, geçmişte İmamoğlu’nun babasının bahçesindeki marulların altında para bulunduğu yönünde ortaya atılan iddiaları da hatırlattı.

Saral, söz konusu iddiaların ardından yapılan kazılarda para yerine marul köklerini yiyen böceklerin bulunduğunu söyledi.

Belediye operasyonlarında herkesin suçsuz olduğunu ileri sürmediğini belirten Saral, buna karşılık her CHP’li veya yeni partili belediye başkanının hırsız ilan edilmesini eleştirdi.

Saral, “Ben gene söyleyeyim; bu belediye operasyonlarında herkes suçsuzdur demiyorum. Ama nasıl ki her Kürt’ü PKK’lı ilan ediyorlardı, her CHP’li ya da yeni partili belediye başkanını hırsız ilan ediyorlar” dedi

“FON SOYGUNUNDAKİ İSİMLER NEDEN AÇIKLANMIYOR?”

Saral, kamuoyunda tartışılan fon iddialarına ilişkin de açıklamalarda bulundu.

“Madem o kadar hırsızlıkla mücadele etmek gibi bir hedefleri var, bu fon soygunundaki isimleri niye açıklamıyorlar? Açıklayan gazeteleri niye içeri atıyorlar? Halk TV’yi niye kapattılar?” diye konuştu.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Trabzonspor'da yıldız isimler sahne aldı!
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Trabzonspor'da yıldız isimler sahne aldı!
WhatsApp
İhbar Hattı