"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması tamamlandı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Günün öne çıkan başlıklarından biri, eski Medya AŞ çalışanı Mehmet Recep Taşçı ile eski İSTAÇ Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Gökmen Togay'ın belediye iştirakleri ve ihale süreçlerine ilişkin beyanları oldu.
TAŞÇI: HANGİ FİRMALARIN İHALEYE GİRECEĞİ BİLDİRİLİRDİ
Eski Medya AŞ çalışanı Mehmet Recep Taşçı, ihale süreçlerinde kişi veya şirketleri belirleme yetkisinin olmadığını ve görevi gereği evrak ile idari işlemleri yürüttüğünü savundu. Taşçı, herhangi bir ihale usulsüzlüğüne katılmadığını belirterek hakkındaki suçlamaları reddetti ve beraatini istedi. Savcının çapraz sorgusunda ise İBB ihalelerine ilişkin dikkat çeken bir beyanda bulundu.
Taşçı, "İletişim koordinasyonundan bize hangi firmaların hangi ihaleye gireceği, hangi rakama alınacağı önceden bildirilirdi. Biz de buna göre işlemlerini yapardık. Net bir şekilde bana, şahsıma gelmiyordu ama iletişimden bildirdiler. Gökhan Köseoğlu müdürümüze bildirirdi veya genel müdürümüzle birlikte gelirdi." dedi.
EMRAH BAĞDATLI'YA İLİŞKİN BEYANLAR
Taşçı'ya Emrah Bağdatlı'yı tanıyıp tanımadığı ve Medya AŞ'deki görevi de soruldu. Bağdatlı'nın Medya AŞ'de herhangi bir görevinin bulunmadığını söyleyen Taşçı, firmaları üzerinden Medya AŞ ve Kültür AŞ dahil birçok ihale aldığı bilgisine sahip olduklarını ileri sürdü. Taşçı, Bağdatlı'nın 2022'den sonra kendi resmi şirketiyle iş yapmadığını, başka firmalar üzerinden işlerin devam ettiğini öne sürdü.
MURAT ONGUN İLE TAŞÇI ARASINDA İHALE TARTIŞMASI
Tutuklu sanık Murat Ongun da Taşçı'ya çapraz sorguda sorular yöneltti. Ongun'un İBB'nin çıktığı açık ihalelerden hangilerini Medya AŞ'nin alacağının önceden belli olduğu yönündeki önceki ifadesini hatırlatması üzerine Taşçı, bu beyanını doğruladı. Ongun'un bunu neye dayanarak söylediğini sorması üzerine Taşçı, "Biliyorum, işin içindeyim." yanıtını verdi. Taşçı, ihale dosyalarındaki imzaları üstlerinin baskısıyla attığı yönündeki önceki ifadesine ilişkin de işini kaybetme endişesi yaşadığını savundu.
ŞU FİRMALAR İHALEYE GİRECEK DENİLİYORDU
Ongun'un ihalelerdeki usulsüzlüğün nasıl gerçekleştiğini sorması üzerine Taşçı şu iddiada bulundu: "Usulsüzlük, öncesinde firmaların erken belirlenmesi ya da sonrasında yaşanan şeyler. Sizden geliyordu. Gökhan Bey'den ya da sizden, 'Şu firmalar ihaleye girecek. Rakamları şu olacak. Ona göre ayarlayın, işinizi halledin.' deniliyordu." Taşçı, buna karşın savunmasında herhangi bir ihale usulsüzlüğüne katılmadığını belirterek suçlamaları kabul etmedi.
TOGAY'DAN İŞTİRAKLERİN YÖETİMİNE İLİŞKİN BEYAN
Duruşmanın dikkat çeken bir diğer savunmasını eski İSTAÇ Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Gökmen Togay yaptı. Örgüt üyeliği iddiasını reddeden Togay, belediyede görev yaptığı dönemde siyasi saiklerden uzak ve profesyonel bir yönetim anlayışıyla hareket ettiğini savundu. Togay, hiyerarşik olarak iştiraklerin bağlı olduğu başkan danışmanı dışında kimseden talimat almadığını belirterek beraatini talep etti.
ERTAN YILDIZ'IN ONAYI ALINMADAN YÜRÜMÜYORDU
Savcılık sorgusunda Togay'a, İstanbul Yönetim Ajansı kurulmadan önce Ertan Yıldız'ın başında olduğu öne sürülen yapı soruldu. Togay, göreve başlamasından kısa süre sonra Bakırköy Ek Hizmet Binası'nın 5. katında iştiraklerin süreçlerinin yönetildiği bir yapı kurulduğunu anlattı.Togay, "Burada iştiraklerdeki tüm süreçler, Ertan Yıldız'ın onayı alınmadan yürümüyordu. Atama, terfi, ihaleye çıkış kararları olsun, tüm yönetim kurulu kararları, ihale sonuç kararları da var." ifadelerini kullandı. Togay'ın anlatımına göre evraklara, Ertan Yıldız'ın onayından geçtiği anlamına gelen İBB kaşesi vurulmasının ardından belgeler yeniden iştiraklere gönderiliyor ve süreç devam ediyordu.
BU YAPININ HUKUKİ ALTYAPISI YOKTU
Togay, söz konusu yapının gizli olmadığını, süreç kapsamında e-posta ve yazışmaların bulunduğunu söyledi. "Bu yapının hukuki altyapısı yoktu." diyen Togay, bu durumun iştiraklerde tedirginlik oluşturduğunu savundu. Togay, yapının daha sonra İstanbul Yönetim Ajansı (İYA) adıyla şirketleştirildiğini anlattı.
İHALE BİLGİLERİNE İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN SAVUNMA
Togay'a ihaleler öncesinde bildirim yapılmasının istendiğine yönelik iddia da soruldu. Göreve başladığı 2019 yılının ağustos ayından birkaç ay sonra böyle bir talep geldiğini belirten Togay, Ertan Yıldız'ın bu bilgileri istediğini söyledi. Togay, Ertan Yıldız ve Fatih Keleş'e bir sonraki ay gerçekleştirilecek ihalelere ilişkin bilgileri ilettiğini ifade etti. Söz konusu bilgiler arasında ihale türü, yaklaşık maliyet ve ihaleyi daha önce kazanan firmaya ilişkin bilgilerin bulunduğunu anlattı.
DİĞER SANIKLAR DA SUÇLAMALARI REDDETTİ
Duruşmada savunması alınan bazı tutuksuz sanıklar da haklarındaki suçlamaları kabul etmedi ve beraat talebinde bulundu. İş insanı Kemal Şahin, belediyenin yürüttükleri inşaat projesi kapsamında kendilerinden iki okul istediğini anlattı. Şahin, başlangıçta kabul etmediklerini ancak daha önce de okul yaptırdığını ve bunu hayır işi olarak değerlendirdiği için daha sonra kabul ettiğini söyledi. Avukat Zeynep Tezcan ise sanıklardan Murat Kapki'den aldığı taşınmazların, uzun yıllardır tahsil edemediği avukatlık alacaklarının karşılığı olduğunu savundu.
275 TUTUKSUZ SANIĞIN SAVUNMASI TAMAMLANDI
Duruşmada 12 tutuksuz sanığın daha savunmasının alınmasıyla bugüne kadar savunması tamamlanan tutuksuz sanıkların sayısı 275'e ulaştı. Davanın 88. duruşması tamamlanırken mahkeme heyeti duruşmayı yarına erteledi.