Isparta ve çevresinde tamamlanan 2026 yılı gül çiçeği alım kampanyasında yaklaşık 17 bin tonluk rekolteye ulaşılarak son 10 yılın en bereketli dönemlerinden biri geride kaldı.
Dünya parfüm ve kozmetik sanayisinin en önemli ham madde merkezlerinden biri olan Isparta'da, 2026 yılı gül hasat sezonu üreticinin yüzünü güldürdü. Gül, Gül Yağı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (GÜLBİRLİK) Genel Müdürü İbrahim Işıdan, bu yıl tarlalarda dekar başına verimin önceki yıllara göre gözle görülür bir artış gösterdiğini müjdeledi.
REKOLTEDE YÜZDE 70'E VARAN DEV ARTIŞ
GÜLBİRLİK Genel Müdürü İbrahim Işıdan, tarlalarda geçen yıla kıyasla yüzde 50 ila yüzde 70 arasında daha fazla çiçek hasat edildiğini vurguladı. Geçmiş 10 yıllık dönem incelendiğinde en verimli sezonlardan birinin yaşandığına dikkat çeken Işıdan, Isparta ve bölgesinde bu yıl yaklaşık 17 bin ton gül çiçeği hasadı gerçekleştirildiğini açıkladı.
Ürünler dünya devlerinin parfümüne ham madde olacak
Hasat edilen gül çiçeklerinin işlenme sürecine dair de bilgi veren Işıdan, toplanan ürünlerin gül yağı, gül suyu ve gül konkreti üretiminde hızlıca değerlendirildiğini belirtti. Elde edilen bu yüksek kaliteli ürünler, parfümeri ve kozmetik sektörüne ham madde olarak sunulacak ve 2026-2027 dönemi boyunca küresel pazarda yerini alacak.
ÜRETİCİYE ÖDEMELER BU HAFTA TAMAMLANIYOR
Sezon başında üreticiler için kilogram başına 80 lira taban fiyat açıklandığını hatırlatan Genel Müdür Işıdan, ödemelerin büyük bir kısmının bu hafta kooperatifler aracılığıyla üreticilerin hesaplarına aktarıldığını söyledi. Kalan ödemelerin ise önümüzdeki hafta içinde tamamen bitirileceğini ifade eden Işıdan, pazarlama sürecinin başarılı geçmesi halinde yönetim kurulunun satış performansına göre üreticilere ek ödeme yapmayı da gündeme alabileceğini belirtti.
GÜL YAĞINDA HEDEF YENİDEN 12 BİN AVRO
Geçen yıl doğal gül yağının kilogramının 12 bin avro seviyesinde alıcı bulduğunu anımsatan Işıdan, bu yıl da aynı fiyat seviyesini korumayı hedeflediklerini dile getirdi. 12 bin avroluk değerin sektörde kabul gören kritik bir eşik olduğunu söyleyen Işıdan, bu fiyatın üzerine çıkılmasının küresel pazarda sentetik (yapay) ürünlere yönelimi artırma riski taşıdığını, bu nedenle uluslararası görüşmelerin yine bu dengeli fiyat üzerinden sürdürüldüğünü sözlerine ekledi.