Türkiye’de trafik yoğunluğunun günlük hayat ve ekonomi üzerindeki etkileri "Türkiye Trafik Durum Raporu" ile ortaya konuldu. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı araştırmada sürücü davranışlarından otopark sorununa, ekonomik kayıplardan trafik kültürüne kadar birçok başlık incelendi. Esenler Belediyesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi tarafından hazırlanan çalışmada İstanbul, Ankara, Eskişehir ve Malatya’da trafik polisleri, sürücüler, sürücü kursu temsilcileri, zabıta görevlileri ve motokuryelerle odak grup görüşmeleri gerçekleştirildi.
İSTANBULLULARIN YILDA 120 SAATİ TRAFİKTE KAYBOLUYOR
Çalışmada yer alan Ulaşım Uzmanı Dr. Fatih Gündoğan, İstanbul’daki zaman kaybının ulaştığı boyuta dikkat çekti. Gündoğan, "İstanbullular kişi başına yaklaşık olarak 120 saat zaman kaybı yaşıyorlar. Bu çok büyük bir rakam. Bunun mali boyutları ise çok fazla." dedi. Türkiye’deki araç sayısının yaklaşık 10 yıl önce 20 milyon civarında olduğunu belirten Gündoğan, bugün bu rakamın 33 milyona ulaştığını ifade etti. Türkiye’de 1000 kişiye yaklaşık 200 araç düştüğünü aktaran Gündoğan, bu sayının Avrupa’da 400, ABD’de ise 700 civarında olduğunu belirtti.
İSTANBUL TRAFİĞİNİN MALİYETİ İÇİN 10 MİLYAR DOLAR TAHMİNİ
Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Otomotiv Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Demir ise trafik yoğunluğunun ekonomik boyutuna ilişkin tahminleri paylaştı. Demir, "Türkiye geneli için 50-60 milyar dolarlara varan bir seviye. İstanbul ölçeğinde bizim öngörümüz, tahminlerimiz, 10 milyar dolar düzeyinde bir maliyete sebep oluyor." ifadelerini kullandı. Bu maliyetin yalnızca trafikte geçirilen süreden oluşmadığını belirten Demir; yakıt tüketimi, sağlık sorunları, stres, verimlilik kaybı, çevresel etkiler ve lojistikte yaşanan gecikmelerin de hesaplamada yer aldığını söyledi.
TRAFİK SORUNUNDA İLK SIRADA SÜRÜCÜ DAVRANIŞLARI VAR
Araştırmaya katılanların yüzde 55,5’i yaşadıkları bölgedeki önemli trafik sorunları arasında sürücü dikkatsizliği, kasıtlı kural ihlalleri ve trafik bilinci eksikliğini gösterdi. Yol kapasitesinin yetersizliği ve otopark sorununu öne çıkaranların oranı ise yüzde 46,3 olarak kaydedildi. Gündoğan, altyapının da sürücü davranışlarını doğrudan etkileyebildiğine işaret ederek kavşak çevresindeki park düzeninden şerit çizgilerine ve trafik levhalarına kadar altyapının açık ve düzenli olması gerektiğini belirtti.
TRAFİK EĞİTİMİNDE AİLELERE DİKKAT ÇEKTİ
Trafik bilincinin çocukluk döneminden itibaren geliştirilmesi gerektiğini belirten Gündoğan, ailelerin davranışlarının önemine işaret etti. Gündoğan, "Bir çocuğun babasından gördüğü şeyin, öğretmeninden dinlediğinden daha etkili olduğunu düşünüyorum. O yüzden ailelere çok büyük iş düşüyor." dedi. Çocuklara sabretme, yayalara yol verme, doğru park etme, hız yapmama ve emniyet kemeri kullanma gibi davranışlarda ailelerin örnek olması gerektiğini söyledi.
MOTOKURYELERDE TESLİMAT VE KAZANÇ BASKISI
Raporda motokuryelerin trafikte karşılaştığı sorunlar da incelendi. Demir, yüksek teslimat baskısı, çalışma koşulları ile uygun park ve şerit düzenlemelerinin bulunmamasının motokuryeleri zaman zaman risk almaya yönelttiğini belirtti. Araştırma sırasında bir motokuryenin "Biz canımızdan fedakarlık ediyoruz." ifadesini kullandığını aktaran Demir, ekstra gelir elde etme baskısının kuryeleri hız yapmaya ve trafik kurallarını ihlal etmeye yöneltebildiğini söyledi.
TRAFİK KAZALARINDA CAN KAYBI AZALDI
Demir’in verdiği bilgilere göre 2024 yılında Türkiye’de trafik kazalarında yaklaşık 6 bin 400 kişi hayatını kaybetti. Bu sayı 2025’te 6 bin 35’e geriledi. Demir, araçlardaki güvenlik sistemleri, acil servislerin hızlı müdahalesi ve denetimlerin çeşitlendirilmesinin düşüşte etkili olabileceğini belirtirken kaza sayısında ise istenen azalmanın sağlanamadığını ifade etti.