İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın İsrail'e saldırması halinde Tahran'a ağır karşılık vereceklerini söyledi. Açıklama, 27 Ekim'de yapılması planlanan Knesset seçimlerine yaklaşık 50 gün kala geldi.
Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaya göre, İsrail Başbakanı söz konusu ifadeleri hükümetin haftalık toplantısında kullandı.
"HAYAL BİLE EDEMEYECEĞİ BİR DARBE ALACAKTIR"
Netanyahu, İran'ın İsrail'e yönelik olası bir saldırısına karşı sert karşılık vereceklerini belirterek, “İran bir hata yapıp bize saldırırsa, hayal bile edemeyeceği bir darbe alacaktır. İsrail'e saldırmaktan kaçınıyor ve bunun nedenini biliyor” dedi.
Netanyahu ayrıca, “İsrail her zamankinden daha güçlü, düşmanları ise her zamankinden daha zayıf” iddiasında bulundu.
ABD İLE İŞBİRLİĞİ VURGUSU
İsrail Başbakanı, ABD ile birlikte İran kaynaklı tehditlere karşı önemli sonuçlar elde ettiklerini savundu.
“Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte, başımızın üzerinde asılı duran varoluşsal bir tehdidi ortadan kaldırmada muazzam başarılar elde ettik” ifadelerini kullanan Netanyahu, İsrail ve ABD'nin nükleer bomba ve balistik füze tehdidini gerilettiğini öne sürdü.
Netanyahu, İran'ın bölgesel etkisine de büyük darbe vurulduğunu ve Tahran yönetiminin “sonuna yaklaştığını” iddia etti.
SEÇİMLERE 50 GÜN KALA GELDİ
Netanyahu'nun açıklaması, 27 Ekim'de yapılması planlanan Knesset seçimlerinden yaklaşık 50 gün önce geldi.
Metinde yer alan değerlendirmeye göre, Netanyahu ve Likud partisinin anketlerde gerilediği bir dönemde yapılan açıklama dikkat çekti.
İsrailli yetkililerin, Netanyahu'nun seçimler öncesinde aşırı sağ partileri yatıştırmak amacıyla farklı cephelerde askeri gerilimi artırdığına inandığı belirtildi.
İRAN-İSRAİL GERİLİMİ SÜRÜYOR
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarının başlamasının ardından bölgesel gerilimin arttığı belirtildi.
İran'ın da bu saldırılara karşı İsrail ve ABD'nin bölgedeki çıkarlarını füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığı aktarıldı.
HAZİRANDA MUTABAKAT İMZALANMIŞTI
İran ve ABD, haziran ayında Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda bir mutabakat zaptı imzaladı.
Mutabakat kapsamında çatışmaların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ekonomik kısıtlamaların ele alınmasına yönelik adımlar belirlendi.
Ancak iki tarafın daha sonra birbirini mutabakat kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmemekle suçladığı, yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı'ndan geçiş konusundaki anlaşmazlıkların sürdüğü belirtildi.