Türkiye'de özgün baskı sanatının gelişmesinde öncü rol oynayan Süleyman Saim Tekcan'ın 18 Ekim 2026'da hayatını kaybetmesi, sanat dünyasında önemli bir kayıp olarak karşılandı. Sanatçının vefat haberini ailesi sosyal medya hesabından duyurdu. 86 yaşında yaşamını yitiren Tekcan, yalnızca resimleriyle değil, kurduğu sanat atölyeleri, yetiştirdiği öğrenciler ve hayata geçirdiği eğitim kurumlarıyla da tanınıyordu.
Yaklaşık altmış yılı aşan sanat yaşamında özgün baskı, gravür, yağlı boya ve heykel alanlarında çalışmalar yapan Tekcan, geleneksel Anadolu kültüründen aldığı imgeleri çağdaş sanat anlayışıyla birleştirdi. Özellikle at figürleri ve hat sanatından esinlenen kompozisyonları, eserlerinin ayırt edici özellikleri arasında yer aldı.
SÜLEYMAN SAİM TEKCAN KİMDİR, NEREDE DOĞDU?
Süleyman Saim Tekcan, 6 Ekim 1940'ta Trabzon'da dünyaya geldi. Sanat eğitimini Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'nde tamamlayarak 1961 yılında mezun oldu.
Meslek hayatına öğretmenlikle başlayan Tekcan, ilk olarak Artvin Öğretmen Okulu'nda görev yaptı. Askerlik hizmetinin ardından Erzurum'da öğretmenlik yaptı. Daha sonra Trabzon'a dönen sanatçı, 1966-1968 yılları arasında Trabzon Öğretmen Okulu'nda çalıştı.
Tekcan'ın bu dönemde attığı önemli adımlardan biri, Trabzon'da Gülbahar Anaokulu'nu kurması oldu. Sanatçının biyografisine göre bu kurum, kentin ilk özel eğitim kuruluşuydu.
ÖĞRETMENLİKTEN SANAT AKADEMİSİNE UZANAN YOLCULUK
1968 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü'nde göreve başlayan Tekcan, burada baskı resim, litografi, serigrafi ve gravür atölyelerinin kurulmasına öncülük etti.
1970-1971 yıllarında Almanya'da baskı resim teknikleri üzerine araştırmalar yapan sanatçı, edindiği deneyimi Türkiye'deki çalışmalarına taşıdı. 1974 yılında İstanbul'da kendi baskı atölyesini açtı. Aynı dönemde İstanbul Teknik Üniversitesi'nde de özgün baskı atölyelerinin oluşturulmasında görev aldı.
1975 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde çalışmaya başlayan Tekcan, daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi adını alan kurumda akademik kariyerini sürdürdü. 1985 yılında profesör unvanını aldı ve Grafik Sanat Dalı Başkanlığına getirildi.
GELİŞTİRDİĞİ BASKI TEKNİĞİ KENDİ ADIYLA ANILDI
Süleyman Saim Tekcan'ı sanat dünyasında farklı bir konuma taşıyan gelişmelerden biri, 1970'li yılların sonunda geliştirdiği yaş baskı yöntemi oldu.
Uzun yıllar deneysel çalışmalar yürüten sanatçı, baskı resimde kendine özgü bir uygulama geliştirdi. IMOGA'nın sanatçı biyografisine göre bu yöntem, uluslararası sanat literatüründe Tekcan tekniği adıyla tanındı.
Tekcan, gravür ve serigrafi gibi baskı tekniklerini yalnızca eser üretmek için kullanmadı. Bu yöntemlerin Türkiye'de yaygınlaşması, sanat eğitimine girmesi ve daha fazla sanatçı tarafından uygulanması için de çalışmalar yürüttü.
Tekcan'ın sanatında en fazla öne çıkan figürlerden biri attı. Özellikle Riva Atları, Atlar ve Hatlar ve Atnağme çalışmaları, sanatçının adıyla özdeşleşen üretimleri arasında yer aldı.
At figürlerini kimi zaman tek başına, kimi zaman hat sanatının çizgileriyle birlikte kullanan Tekcan, geleneksel Türk kültüründeki simgeleri çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumladı.
Sanatçının yapıtlarında Anadolu uygarlıklarından gelen görsel izler, tarihsel semboller ve kaligrafik unsurlar önemli yer tuttu. At figürünün kültürel anlamı üzerine yapılan akademik araştırmalarda da Tekcan'ın bu imgeyi farklı dönemlerde ve kompozisyonlarda kullandığı belirtildi.
Sanatçının eserlerini tanıtan önemli sergiler arasında 2000'li yılların başındaki Bronz Atlar, 2015'teki Atlar ve İdoller, 2017'deki Laviler ve 2018'de Şerefiye Sarnıcı'nda açılan Atlar, Hatlar ve Süleymannâme bulunuyor.
Tekcan'ın sanat yaşamını farklı dönemleriyle ele alan retrospektif sergiler de düzenlendi. 2006 yılında İstanbul'daki İş Bankası Kibele Sanat Galerisi'nde 45. yıl, 2011 yılında ise 50. sanat yılı kapsamında sergiler gerçekleştirildi.
İLK ÖZEL ATÖLYESİNDEN IMOGA MÜZESİNE
Tekcan'ın sanat hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, 1974'te Kadıköy'de kurduğu özel baskı atölyesiydi. Başlangıçta kendi eserlerini üretmek amacıyla açtığı atölye, zaman içinde başka sanatçıların da çalıştığı bir merkeze dönüştü.
Nurullah Berk, Ferruh Başağa, Neşet Günal ve Devrim Erbil gibi Türk sanatının tanınmış isimleri, Tekcan'ın atölyelerinde baskı resim çalışmaları gerçekleştiren sanatçılar arasında yer aldı.
1984 yılında açılan Artess Çamlıca Sanat Evi ise bu çalışmaların daha kapsamlı bir yapıya kavuşmasını sağladı. Galerileri, atölyeleri ve arşiviyle faaliyet gösteren merkez, sanatçıların bir araya gelerek üretim yapabildiği bir ortam sundu.
Tekcan, yaklaşık 30 yıllık atölye birikimini 2004 yılında İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi'ne dönüştürdü. IMOGA adıyla bilinen müze, Türkiye'nin ilk özgün baskı resim müzesi olarak hayata geçirildi.
Çamlıca'da kurulan müze, yalnızca eserlerin sergilendiği bir mekân değil, aynı zamanda baskı resim üretiminin sürdürüldüğü ve sanat tarihine ilişkin birikimin korunduğu bir kurum olarak tasarlandı.
ÜÇ FARKLI ÜNİVERSİTEDE DEKANLIK YAPTI
Sanat üretiminin yanında eğitimciliğe de önem veren Tekcan, Türkiye'deki güzel sanatlar eğitiminin gelişmesine katkı sağladı.
1994-1995 yıllarında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı görevini yürüten sanatçı, 1996 yılında Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin kuruluşunda görev aldı ve kurucu dekan oldu.
2007 yılında Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin de kuruluşuna öncülük eden Tekcan, burada dört yıl dekanlık yaptı.
Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinin kurulmasına yönelik çalışmalarda da rol üstlenen sanatçı, akademik yaşamı boyunca yeni kuşakların sanat eğitimi almasına katkıda bulundu.
SEVMEK ZAMANI FİLMİNDE DE ROL ALDI
Süleyman Saim Tekcan'ın sanat hayatında daha az bilinen bir başka alan ise sinemaydı. Ressam ve akademisyen kimliğiyle öne çıkan Tekcan, 1960'lı yıllarda oyunculuğu da denedi.
Metin Erksan'ın 1965 yapımı Sevmek Zamanı filminde rol alan sanatçı, Çiçekçi Kız, Sevgim ve Gururum ve Sevgili Öğretmenim adlı yapımlarda da yer aldı.
Ancak sinema kariyerini uzun süre devam ettirmedi. Tekcan, sonraki yıllarda çalışmalarını ağırlıklı olarak resim, özgün baskı ve sanat eğitimine yöneltti.
2022'DE CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ'NÜ ALDI
Tekcan'ın sanat alanındaki çalışmaları, 2022 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile değerlendirildi.
Ressam ve baskı sanatçısı olarak Türkiye'de pek çok sergi açan Tekcan'ın eserleri, uluslararası sanat etkinliklerinde de yer aldı. Sanatçının 2004 yılında Washington'da ve 2005 yılında New York'ta düzenlenen sergileri, çalışmalarının yurt dışında tanıtıldığı etkinlikler arasında bulunuyor.
86 YAŞINDA HAYATINI KAYBETTİ
6 Ekim'de 86 yaşına giren Süleyman Saim Tekcan, 18 Ekim 2026'da hayatını kaybetti. Ailesi tarafından yapılan açıklamada, sanatçının yaşamını kültüre, eğitime ve gelecek kuşakların yetişmesine adadığı vurgulandı.
Ailenin paylaşımında şu sözlere yer verildi:
"Çok sevgili babamız, Türk sanatının büyük ustası Süleyman Saim Tekcan'ın ebediyete irtihalini derin bir üzüntüyle paylaşıyoruz."
Türk özgün baskı sanatının gelişmesine katkı sağlayan Tekcan, eserlerinin yanı sıra kurduğu müze, atölyeler ve sanat eğitimine yönelik çalışmalarıyla geride kapsamlı bir kültürel miras bıraktı.