Bolu Belediyesine yönelik “irtikap” soruşturması kapsamında açılan ve aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın da bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının ilk günü tamamlandı. Savcılığın esasa ilişkin mütalaasını okuduğu duruşmada Özcan ve avukatları savunma yaptı.
ÖZCAN DURUŞMAYA SEGBİS İLE KATILDI
Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu’nda görülen duruşmaya Tanju Özcan ile belediye başkan yardımcılığı görevinden uzaklaştırılan Süleyman Can, tutuklu bulundukları cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı.
Tutuklu sanıklar Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal ile tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu.
SAVCI MÜTALAASINI OKUDU
Cumhuriyet savcısı, daha önce mahkemeye sunduğu esasa ilişkin mütalaayı duruşmada okuyarak sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmasını talep etti.
Özcan ise salona getirilme taleplerinin kabul edilmediğini belirterek yüz yüze savunma hakkının kısıtlandığını savundu.
“İRTİKAP YAPMAK İSTESEK YAZILI TEKLİF VERMEZDİK”
Özcan, belediye başkanlığı döneminde öğrencilere burs sağlamak ve huzurevi yapmak amacıyla vakıf kurduklarını, toplanan paraların kaynağı ile harcandığı yerlerin belli olduğunu öne sürdü.
Kentteki marketlerle Bolu Bel AŞ ve BolSev Vakfına gelir sağlamak amacıyla reklam sözleşmesi yapılmak istendiğini kabul eden Özcan, “İrtikap yapmak istesek yazılı teklif vermezdik.” dedi.
Özcan, olumlu yanıt vermeyen işletmelere denetim ve ceza uygulandığı yönündeki iddiaları da reddederek denetimlerin hukuka uygun olduğunu savundu.
KURBAN BAĞIŞI İDDİALARINA YANIT VERDİ
Kurban bağışı kampanyasıyla ilişkilendirilmesinin Ali Sarıyıldız’ın beyanlarına dayandığını ileri süren Özcan, Sarıyıldız’ın kendisini hangi tarihte aradığını ispatlaması gerektiğini söyledi.
Özcan, “Burada dolandırıcılık suçunun unsurları yok. Bu olayla ilgili beraat kararı verilmesi gerekirken nitelikli dolandırıcılıktan ceza verilmesi talep ediliyor.” ifadelerini kullandı.
RÜŞVET SUÇLAMASINI DA REDDETTİ
Kafeye ruhsat verilmesiyle ilgili “rüşvet almak” suçlamasına da değinen Özcan, görüşmelerin kendisinin dışında gerçekleştiğini ve para talep ettiğine ya da aldığına ilişkin beyan bulunmadığını savundu.
Müteahhit N.G. ile ilgili iddialara ilişkin ise hiçbir zaman para konuşmadığını belirten Özcan, “Hiçbir zaman N.G. ile para konusu konuşmadım. Reklam vereceğini biliyordum ama miktarını bilmiyordum. 1 milyon 500 bin lira vereceğini bilsem '2 milyon 500 bin ver' derdim.” dedi.
“EVDE KEDİ GİBİ OTURACAĞIM”
Özcan, savunmasının sonunda tahliye talebinde bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Serbest kalmak istiyorum. Çıkınca oğluma kız istemek istiyorum. Bundan sonra 'Bana ne kardeşim.' diyeceğim. Evde kedi gibi oturacağım.”
Özcan’ın avukatlarının da esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapmasının ardından duruşmaya ertesi güne kadar ara verildi.
ÖZCAN İÇİN 217 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
Savcılık mütalaasında Tanju Özcan hakkında, 32 mağdura karşı “nitelikli dolandırıcılık” suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasıyla birlikte “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikaba teşebbüs” ve “rüşvet alma” suçlarından toplam 69 yıl 6 aydan 217 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Diğer 18 sanık hakkında da çeşitli suçlardan değişen sürelerde hapis cezası istendi. Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi talep edildi.