İsrail’in teknoloji ve siber operasyon kabiliyeti üzerinden Türkiye’nin dijital güvenliğine ilişkin yeni bir tartışma gündeme geldi. Eski Millî Savunma Bakanlığı Muhabere ve Bilgi Sistemleri Daire Başkanı Emekli Tuğgeneral İbrahim Büyükbaş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun teknoloji ve dijital altyapıya ilişkin açıklamalarını değerlendirirken, geniş çaplı siber saldırı ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.
Yılmaz Bilgen’in Türkiye Gazetesi’ndeki haberinde aktarılan değerlendirmelere göre, Büyükbaş, modern savaşların yalnızca füze, uçak, tank ya da insansız hava araçlarıyla sınırlı olmadığını; elektrik şebekeleri, finans sistemleri, ulaşım ağları ve iletişim altyapılarının da hedef haline gelebileceğini belirtti.
SAVAŞIN CEPHESİ DİJİTAL ALANA TAŞINIYOR
Büyükbaş’a göre günümüzde çatışmaların önemli bir bölümü dijital altyapılar üzerinden de yürütülebiliyor. Elektrik şebekelerinden finans sistemlerine, ulaşım ağlarından iletişim altyapılarına kadar çok sayıda alan siber saldırı riski taşıyor. Lübnan’da çağrı cihazlarının eş zamanlı patlamasıyla yaşanan olaylara işaret eden Büyükbaş, teknolojik araçların istihbarat ve operasyon süreçlerinde giderek daha önemli bir konuma geldiğini söyledi.
TELEFONDAN BULUT SİSTEMİNE KADAR GENİŞ RİSK ALANI
Büyükbaş, cep telefonlarında kullanılan işlemciler, işletim sistemleri, konum servisleri ve bulut altyapılarının güvenlik açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Özellikle kamu kurumlarında kullanılan yabancı menşeli teknolojilerin oluşturabileceği risklerin analiz edilmesi gerektiğini savunan Büyükbaş, büyük ölçekli bir siber saldırı senaryosunda Türkiye’nin ne ölçüde etkilenebileceğinin önceden ortaya konulmasının önemine dikkat çekti.
UNIT 8200’A AYRI PARANTEZ
Büyükbaş’ın değerlendirmelerinde İsrail’in askerî istihbarat yapısı içindeki Unit 8200 da öne çıktı. Birimin sinyal istihbaratı, veri analizi ve siber operasyonlarla ilişkilendirildiğini belirten Büyükbaş, burada görev yapan teknoloji uzmanlarının daha sonra özel sektörde yazılım ve siber güvenlik alanlarında çalışmasının dikkat çekici olduğunu kaydetti.
TÜRKİYE İÇİN “UÇTAN UCA GÜVENLİK” ÖNERİSİ
Büyükbaş, Türkiye’nin dijital güvenlik ihtiyacının yalnızca yerli telefon üretimiyle karşılanamayacağını söyledi. ASELSAN, TÜBİTAK BİLGEM, HAVELSAN, üniversiteler ve yerli teknoloji şirketlerinin birlikte çalışacağı kapsamlı bir model öneren Büyükbaş, cihazdan işletim sistemine, yazılımdan veri altyapısına kadar bütün bileşenleri kapsayan millî bir mobil güvenlik ekosistemi kurulması gerektiğini ifade etti.
KRİTİK ALTYAPILAR İÇİN YERLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Elektrik, iletişim, finans ve ulaşım gibi altyapıların dijital güvenliğinin doğrudan millî güvenlikle bağlantılı hale geldiğini belirten Büyükbaş, yabancı sistemlere bağımlılığın azaltılması gerektiğini savundu. Büyükbaş’a göre Türkiye’nin olası siber saldırılara karşı hazırlığını artırması için yerli yazılım, veri güvenliği, mobil sistemler ve siber savunma kapasitesinin aynı çatı altında geliştirilmesi gerekiyor.