Daha ilkokul yıllarından önce başlar yüreklerde “hekim olma” isteği. Okul yıllarında bu arzu tutkuya dönüşür. Dersler çalışılır, sınavlar geçilir, yüreklerdeki hekimlik sevdası büyüdükçe büyür.
Okulda derece yapılır, dershanelerde derece. Denemeler, çalışmalar, biraz daha çalışırım diye sosyal aktivitelerden kısıtlamalar.
Ve gün gelir üniversite sınavına girilir. O kadar hazırlık, emek, aile ve öğretmenlerin desteği, çabası…
Sonuç açıklanır, hekimlik tutkusunun temelini atacak okul adını isminin karşısında görünce yılların çabası meyvesini vermiştir artık.
Bu meyve ki öyle bildiğiniz meyvelerden değil, elde ettim diyemezsiniz hemen, olgunlaşması gerekir. Aklındaydı şimdiye kadar artık yanındadır. Ama tadıma zaman isteyen…
Okulun başlaması, belki de ilk ayrılıştır ana ocağından. Şehirler aşılır ama aşılacak çok yol ve çok yıl vardır!
Üstelik sistemin en uzun meslek okuludur! Yıllar dedik ya eğer hazırlık sınıfı yoksa yolda da kaza yapmazsan tam altı yıl sürecektir bu yolculuk!
Dersler yabancı, yer yabancı, insanlar yabancı. Ama yüreklerdeki tutku tanıdık! Hekim olma tutkusu…
Birlikte okuduğun arkadaşlar ülkenin her yerinden gelen ve ilerideki anlamlı dostlukların temelini oluşturacak arkadaşlardır. Neden anlamlı dostluktur, çünkü birçok anını, acını, sevincini yıllarca beraber yaşarsınız. Sizi, sınava beş kala çabanızı, emeğinizi ve öğrenmek için hayatın zevklerinin bir kısmından vaz geçişinizi en iyi onlar anlayacaktır, empati kurmadan bizzat birlikte yaşayarak!
İnsan bedenini, ruhunu, doğasını tüm detayları ile tanıma yıllarıdır okul süreci. Ergenlik kaprisini (!) yaşamaya fırsat bulamadan sadece ergenliğin değil tüm hayat döngüsünü öğrenirsin.
Daha okurken başlar nöbetler, hastane geceleri… Başka birinin fazladan bir dakika bile durmak istemeyeceği yerde senin tüm hayatın geçer. Tanıklık edersin hem iyileşme hikayelerine hem de acı vedalara…
Alışmak zordur, dışardan öyle gözükse de sen bile kendi kendine “alıştım” desen de alışamazsın! Her veda, hayattan kopuştur, hüzündür, tekrar tekrar yaşarsın. Seni ayakta tutan hep bir önceki iyileşme hikayesidir. İyileşme hikayeleri hiç bitmesin diye daha çok çalışır, daha çok çabalarsın.
Hekim olma yolculuğu uzun süreli mesleki gelişim değildir sadece, olgunlaşmadır, hamurunun her tanık olduğun hikaye ile tekrar tekrar yoğrulmasıdır! Belki biraz ekşidir ama bir sonraki hikayenin güzel sonuçlanması için kullandığın emeğin, mayandır!
Hekimlik, yoğunlaştırılmış bilgi yumağı değildir, asla bir diploma değildir.
İsminin başına bir şekilde Dr yazılması ile hor kullanılacak güç değildir!
Yaşanmış hikayelerin yeni hikayelere en bilimsel klavuzluğudur.
Her hekimin sayısız hikayelere tanıklığı aslında kendi hikayesini de yazmaktadır. Ne kadar zorluklar yer alsa da bu süreçte, o çocukluk hayalinin gerçekleşmiş olması, içsel benliğinin enerji kayağıdır.
Artık öğrencilik bitti, dünyanın en kutsal mesleklerinden birini icraa zamanı.
Hoşgeldin aramıza meslektaşım, 14 Mart Tıp Bayramımız kutlu olsun!
Sevgi ile…
Dr. Şerafettin ÖZDOĞAN
Yarın: Hekim olmanın dayanılmaz hafifliği! (2)
Hekimlik ve ötesi…