ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon yükselirken, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine kapattığını duyurması küresel enerji piyasalarında alarm zillerini çaldı. Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek herhangi bir aksamanın petrol ve LNG fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabileceği değerlendiriliyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI NEREDE, NEDEN STRATEJİK?
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Denizi üzerinden Hint Okyanusu’na bağlayan kritik bir su yolu. İran ile Umman arasında yer alan boğaz, Körfez ülkelerinin dünya pazarlarına açılan en önemli enerji kapısı konumunda.

Boğazın en dar noktası yaklaşık 33 kilometre genişliğinde. Gemi geçişleri için ayrılan her bir yön ise yaklaşık 3’er kilometrelik dar koridorlardan oluşuyor. Bu coğrafi yapı, bölgeyi hem stratejik hem de olası askeri gerilimlerde kırılgan hale getiriyor.
DÜNYA PETROLÜNÜN YÜZDE 20’Sİ BU HATTAN GEÇİYOR
ABD Enerji Bilgi Dairesi verilerine göre Hürmüz Boğazı, dünyanın en kritik petrol geçiş noktası olarak kabul ediliyor. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine denk gelen günlük 20 milyon varile yakın ham petrol bu güzergâh üzerinden taşınıyor.

2025 verilerine göre ise boğazdan günlük yaklaşık 16–17 milyon varil ham petrol ve kondensat sevk edildiği belirtiliyor. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran, petrol ihracatının büyük bölümünü bu rota üzerinden gerçekleştiriyor. Sevkiyatların önemli kısmı Asya pazarına yöneliyor.
LNG TİCARETİNİN DE KİLİT NOKTASI
Hürmüz Boğazı yalnızca petrol için değil, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticareti açısından da hayati önemde. Küresel LNG arzının yaklaşık beşte biri bu su yolundan geçiyor. Özellikle Katar’ın LNG ihracatının neredeyse tamamı Hürmüz üzerinden gerçekleştiriliyor.
Alternatif bir deniz rotasının bulunmaması, boğazı küresel enerji güvenliği açısından vazgeçilmez kılıyor.



