Yılın her döneminde sabit 12 derece sıcaklığa sahip olan tuz mağaraları, hem üretim hem de sağlık turizmi açısından dikkat çekiyor. Odaları andıran çok sayıda galeriden oluşan mağaralar, doğal yapısı ve iklimsel özellikleriyle ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunuyor.
TARİHTE TUZ KAYNAĞIYDI, BUGÜN DE ÜRETİM SÜRÜYOR
Tarihi kaynaklara göre, bölgedeki tuz mağaraları geçmişte bu coğrafyada hüküm süren devletler tarafından tuz ihtiyacını karşılamak amacıyla aktif olarak kullanıldı. Yüzyıllar boyunca stratejik öneme sahip olan mağaralarda, üretim günümüzde de devam ediyor. Yetkililerden alınan bilgilere göre, mağaralardan günlük yaklaşık 60 ton tuz çıkarılıyor. Bu yönüyle mağaralar, yalnızca turistik değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da bölgeye katkı sağlamayı sürdürüyor.
DOĞAL GALERİLER ZİYARETÇİLERİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR
Mağara içerisinde yer alan ve odaları andıran geniş galeriler, doğal oluşumlarıyla öne çıkıyor. Sabit sıcaklık, düşük nem oranı ve tuz yoğunluğu sayesinde mağara içi hava kalitesi dikkat çekici bir özellik taşıyor. Bu durum, ziyaretçilerin mağarayı hem gezilecek hem de dinlenme amaçlı tercih etmesine olanak tanıyor.
TUZ TERAPİ MERKEZİ İLE SAĞLIK TURİZMİNE AÇILDI
Mağaralar, 2021 yılında hizmete açılan Tuz Terapi Merkezi ile birlikte sağlık turizmi kapsamına alındı. Özellikle solunum yolu rahatsızlıkları yaşayan bireyler için destekleyici bir ortam sunduğu belirtilen merkez, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Uzmanlar, tuz mağaralarında uygulanan terapilerin modern tıbbi tedavilerin yerine geçmediğini ancak destekleyici ve rahatlatıcı bir unsur olarak değerlendirildiğini vurguluyor.
TURİZM VE EKONOMİYE ÇİFT YÖNLÜ KATKI
Tuz mağaraları, bir yandan doğal kaynak üretimini sürdürürken diğer yandan sağlık turizmiyle bölge ekonomisine yeni bir ivme kazandırıyor. Yetkililer, önümüzdeki dönemde ziyaretçi kapasitesinin artırılması ve tanıtım faaliyetlerinin genişletilmesiyle mağaraların daha geniş kitlelere ulaşmasının hedeflendiğini ifade ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi

