İklim krizinin etkileri derinleşirken, dünya genelindeki şehirler enerji, su ve ulaşım altyapılarını daha dayanıklı hale getirmek için dijital ikizler ve yapay zeka tabanlı çözümlere yöneliyor. SmartCitiesWorld tarafından yayımlanan yeni araştırma, şehirlerin dijitalleşme yolunda ilerleme kaydettiğini ancak finansman ve teknik kapasite eksikliklerinin süreci yavaşlattığını ortaya koyuyor.
ARAŞTIRMA 100 ŞEHİR YÖNETİCİSİNİN GÖRÜŞÜNE DAYANIYOR
Rapora göre çalışma, farklı kıtalardan 100 üst düzey şehir yöneticisi ve akıllı altyapı uzmanıyla yapılan anket sonuçlarına dayanıyor. Bulgular, şehirlerin iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olayları, yaşlanan altyapı ve artan nüfus baskısı karşısında dayanıklılık stratejilerini yeniden şekillendirdiğini gösteriyor.
ENERJİ, SU VE ULAŞIM
Araştırmada şehirlerin dayanıklılık politikalarında enerji, su ve ulaşım altyapıları öncelikli alanlar olarak ön plana çıkıyor. Katılımcıların yarısı enerji sistemlerinin dayanıklılığını ilk sıraya koyarken, yaklaşık üçte biri su ve atık su altyapısını kritik başlık olarak tanımlıyor.
Artan sıcak hava dalgaları, kuraklık ve sel riski; enerji arz güvenliği ile su yönetimini şehirler açısından stratejik hale getiriyor. Raporda, iklim kaynaklı su stresinin bazı bölgelerde 2050 yılına kadar ciddi ekonomik kayıplara yol açabileceği hatırlatılıyor.
ULAŞIM ALTYAPISI DA İKLİM BASKISI ALTINDA
Ulaşım sistemleri de iklim krizinin etkilerinden doğrudan etkileniyor. Ankete katılan yöneticilerin yaklaşık yüzde 40’ı toplu taşıma altyapısının, üçte biri ise karayolu ve demiryolu ağlarının iklim risklerine karşı güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Elektrifikasyon ve net sıfır hedefleri, şehir ulaşımının daha esnek ve kesintilere karşı dirençli olmasını zorunlu kılıyor.
DİJİTAL İKİZ TEKNOLOJİLERİ HIZLA YAYILIYOR
Araştırmaya göre şehirlerin yüzde 68’i son beş yılda dijital teknolojilere orta veya yüksek düzeyde yatırım yaptı. En yaygın kullanılan araçlar arasında coğrafi bilgi sistemleri (GIS) ve IoT sensörleri yer alıyor. Bununla birlikte dijital ikiz teknolojileri de hızla yaygınlaşıyor. Şehirlerin yüzde 35’i halihazırda dijital ikizlerden aktif olarak faydalanıyor.
Bu teknolojiler; sel senaryolarının modellenmesi, enerji talebinin tahmin edilmesi, altyapı bakımının planlanması ve kriz anlarında karar alma süreçlerinin hızlandırılması gibi alanlarda önemli avantajlar sağlıyor.
YAPAY ZEKA VE BÜYÜK VERİ ŞEHİR PLANLAMASINI DEĞİŞTİRİYOR
Raporda, şehirlerin yüzde 51’inin yapay zekadan, yüzde 42’sinin ise büyük veri analitiğinden faydalandığı belirtiliyor. Bu araçlar; trafik yönetimi, taşkın riski analizi, enerji verimliliği ve bakım süreçlerinin öngörücü biçimde planlanmasında kullanılıyor. Fakat şehirler arasında dijital olgunluk farklarının belirgin olduğu da vurgulanıyor.
EN BÜYÜK ENGELLERFİNANSMAN VE İNSAN KAYNAĞI ENGELİ
Dijital dönüşümde ilerleme kaydedilmesine rağmen şehirlerin karşılaştığı temel sorunlar devam ediyor. Ankete katılanların yüzde 73’ü finansman yetersizliğini, yüzde 71’i ise teknik uzmanlık eksikliğini en büyük engeller olarak tanımlıyor. Sistemler arası uyumsuzluk, veri paylaşımı sorunları ve siber güvenlik riskleri de öne çıkan diğer başlıklar arasında bulunuyor.
DAYANIKLILIK SADECE TEKNİK BİR MESELE DEĞİL
Raporda, şehir dayanıklılığının yalnızca teknik altyapıyla sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Şehirlerin yüzde 60’tan fazlası, kırılgan grupları kapsayan daha katılımcı yaklaşımlar geliştirmeye çalışıyor. Ancak dijital uçurum, veri güvenliği ve algoritmik şeffaflık gibi konular yeni sınamalar olarak ön plana çıkıyor.
GELECEĞİN ŞEHİRLERİ
Araştırmanın sonuç bölümünde, şehirlerin geleceğinin yalnızca “akıllı” olmakla değil; dayanıklı, kapsayıcı ve güvenli yapılar kurmakla mümkün olduğunun altı çiziliyor. Dijital ikizler ve yapay zekâ önemli araçlar sunsa da, bu dönüşümün başarısı için iyi yönetişim, nitelikli insan kaynağı, güçlü iş birlikleri ve toplumsal güvenin kritik olduğu ifade ediliyor.
Dijital altyapıya yapılan yatırımlar; iklim krizinin etkilerinin arttığı bir dönemde şehirlerin yalnızca ayakta kalmasını değil, daha sürdürülebilir bir geleceğe hazırlanmasını da sağlayabilir.
Haber Merkezi
