İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, küresel gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde devlet yönetiminde rasyonel ve güçlü bir yaklaşımın zorunlu olduğunu vurguladı. Güçlü devlet yapısının önemine dikkat çeken Dervişoğlu, “Duygusallığa, ideolojik takıntılara, hayalperestliğe, kimlikçiliğe, hamasete yer yoktur” dedi.
Dervişoğlu, İYİ Parti Siyaset Akademisi'nin açılış programında yaptığı konuşmada küresel gelişmelerden milli devlete, ekonomiden adalete kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
"BİR İDDİANIN VE HAZIRLIĞIN BAŞLANGICI İÇİN BURADAYIZ"
Programın yalnızca bir eğitim süreci olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, konuşmasının başında şu ifadeleri kullandı:
“Bu konuşmayı, büyük bir şevk, umut ve inançla yapıyorum. Çünkü burada, yalnızca bir eğitim programının değil; bir iddianın, bir ihtiyacın ve bir hazırlığın başlangıcı için bir aradayız.”
Katılımcılara seslenen Dervişoğlu, 8 hafta sürecek programın önemine dikkat çekerek, “Türk milleti için, Türkiye Cumhuriyeti için, bugünümüz ve yarınımız için, düşünecek, anlayacak ve konuşacağız” dedi.
"TEHDİTLERİN KİMİ, NE ZAMAN TESİRİ ALTINA ALACAĞI BELİRSİZDİR"
Dervişoğlu, dünyada yaşanan gelişmelerin alışılmış kalıpların dışında ilerlediğini belirterek, uluslararası sistemdeki bozulmaya dikkat çekti:
“Bir dönem evrensel norm olarak kabul görmüş birçok ilke, göz göre göre itibarsız hale getirilmektedir. Uluslararası hukuk, kolayca göz ardı edilmektedir. Küresel ticaret, koruma duvarlarıyla sınırlandırılmaktadır.”
Artan tehditlere işaret eden Dervişoğlu, “Tehditlerin kimi, ne zaman tesiri altına alacağı belirsizdir. Tehlikenin kimin kapısını ne zaman çalacağını öngörmek neredeyse imkansızdır” ifadelerini kullandı.
"DUYGUSALLIĞA, İDEOLOJİK TAKINTILARA, HAYALPERESTLİĞE YER YOK"
Mevcut küresel tabloda güçlü devlet yapısının zorunluluğuna vurgu yapan Dervişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Böyle bir düzeni hep birlikte inşa edene, adaleti merhameti yeniden insanlıkla buluşturana kadar çok kuvvetli olmak zorundayız.”
Dervişoğlu, “Duygusallığa, ideolojik takıntılara, hayalperestliğe, kimlikçiliğe, hamasete yer yoktur” dedi.
"SİYASAL KARGAŞAYI AZALTABİLECEK YEGANE MODEL..."
Dervişoğlu, milli devletin toplumsal denge açısından önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Toplumsal barışın kökenindeki kültürel uyumu sürdürebilecek, toplumsal huzuru koruyabilecek ve siyasal kargaşayı azaltabilecek yegane model milli-devlet ya da ulus-devlettir.”
Milliyetçiliğin önemine değinen Dervişoğlu, “Milliyetçilik, kim ne söylerse söylesin budur. Geçmişle geleceği, ‘bugünde’ kuşatan yüksek seciyeli bir bilincin ürünüdür” dedi.
"ADALET, TOPLUMA TOPLUM OLDUĞUNU HATIRLATIR"
Toplumsal yapının temelinde adaletin yer aldığını vurgulayan Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Adalet, topluma toplum olduğunu hatırlatır, bunu tekrarlar ve tahkim eder. Devletin devletlik zeminini kurar, bunun devamını temin eder.”
Eşitliğin de bütüncül ele alınması gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Hukuki eşitlik, cinsiyet eşitliği, fırsat eşitliği yine bir bütün olarak algılanmalıdır” dedi.
EKONOMİDE ÜRETİM VE TEKNOLOJİ ÇAĞRISI
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, üretim odaklı kalkınma modeline işaret etti:
“Merkez Bankası’nın faiz politikası üzerinden yürüyen bir ekonomi politikasına değil; topyekûn bir kalkınma paradigmasına ihtiyacımız vardır.”
Ayrıca yüksek katma değerli üretimin önemine dikkat çekerek, “Toprak ve inşaat rantına dayalı ‘yıkıcı’ bir değer üretimine değil, yüksek katma değerli teknoloji ve sanayi üretimine ihtiyacımız vardır” ifadelerini kullandı.