Japonya, İkinci Dünya Savaşı sonrası benimsediği pasifist savunma doktrininde tarihi bir makas değişimine gidiyor. İktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP), ülkenin silah ihracatını engelleyen katı sınırları esnetecek ve savunma sanayisini küresel pazara açacak stratejik önerisini nihayete erdirdi.
SAVUNMA KATEGORİLERİNDE RADİKAL SADELEŞME VE YENİ DÖNEM
Mevcut kurallara göre Japonya'nın askeri teçhizat sevkiyatı; kurtarma, nakliye, keşif, gözetleme ve mayın temizleme olmak üzere beş spesifik alanla sınırlandırılmıştı. LDP Güvenlik Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan yeni taslak, bu karmaşık yapıyı ortadan kaldırarak savunma ekipmanlarını sadece "ölümcül" ve "ölümcül olmayan" şeklinde iki ana sınıfa ayırmayı planlıyor. Bu hamle, Tokyo’nun onlarca yıllık savunma politikasında bürokratik engelleri aşan ve operasyonel esneklik sağlayan devrim niteliğinde bir adım olarak değerlendiriliyor.
KARAR MEKANİZMASI: ULUSAL GÜVENLİK KONSEYİ VE STRATEJİK İSTİSNALAR
Yeni öneriye göre, kritik öneme sahip ölümcül silahların transferi artık doğrudan Başbakan ve ilgili bakanlardan oluşan Ulusal Güvenlik Konseyi’nin yetkisinde olacak. Parlamentonun onayına ihtiyaç duyulmayan bu yeni sistemde, ihracat yapılacak ülkelerin Japonya ile savunma ve teknoloji transferi anlaşması olması şartı aranacak. Her ne kadar savaş halindeki bölgelere silah gönderilmesi prensipte yasak kalsa da, Japonya’nın ulusal güvenliğini doğrudan etkileyen "özel durumlarda" bu kısıtlamanın esnetilebileceği vurgulanıyor. Bu durum, Japonya’nın bölgesel müttefiklerine daha aktif askeri destek verebileceğinin sinyalini veriyor.
BAHAR AYLARINDA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ BEKLENİYOR
Japonya'nın savunma stratejisinde "büyük bir kırılma" olarak nitelendirilen bu rapor, Mart ayı içerisinde hükümete resmen sunulacak. Yasal süreçlerin tamamlanmasıyla birlikte, Japon silah sanayisinin küresel arenadaki rolünü yeniden tanımlayacak olan bu düzenlemenin 2026 bahar aylarında yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Bu değişim, sadece Japonya’nın iç politikasını değil, Asya-Pasifik bölgesindeki savunma dengelerini de kökten değiştirebilir.

