Çin’in son on yılda hava kirliliğini azaltmak için kükürt dioksit (SO₂) emisyonlarını önemli ölçüde düşürmesi, insan sağlığı açısından olumlu sonuçlar doğururken, atmosfere salınan sülfat aerosolü miktarını da azalttı. Bu durum, kısa vadede atmosferin enerji dengesini etkileyen karmaşık süreçlere yol açtı ve bilim insanlarının dikkatle incelediği bir iklim dinamiği ortaya çıkardı.
TEMİZ HAVA VE “UNMASKING” ETKİSİ
Bilimsel araştırmalar, sülfat aerosolleri gibi partiküllerin Güneş ışığını uzaya yansıtma kapasitesine sahip olduğunu ve bu yansıma etkisinin küresel sıcaklığın artmasını geçici şekilde engellediğini gösteriyor. Sülfat aerosolü,, Güneş’ten gelen ışığın bir kısmını atmosferin üst katmanlarında geri yansıtarak geçici bir “soğutma kalkanı” oluşturuyor. Bu parçacıkların azalması, radyatif dengenin değişmesine ve Dünya’nın daha fazla enerji tutmasına yol açıyor.
Bu durum “unmasking” olarak adlandırılıyor: temiz hava politikaları, önceki “gizli soğutma” etkisini ortadan kaldırarak atmosferde birikmiş sera gazlarının neden olduğu sıcaklığın gerçek etkisini daha açık hâle getiriyor.
ÇOK BOYUTLU İKLİM MODELLEMELERİNE GÖRE BULGULAR
• Uluslararası modeller ve gözlemler, Çin’in 2010–2020 arasında SO₂ emisyonlarını yaklaşık %70–75 oranında azaltmasının atmosferdeki sülfat aerosolünü düşürdüğünü ve bunun sonucunda küresel radyatif zorlamanın artarak ısınmayı tetiklediğini gösteriyor. Bu etki, Kuzey Pasifik gibi bölgelerde daha güçlü hissedildi.
• Bazı model simülasyonlarına göre hava kirliliği kontrolü, küresel sıcaklıkta 0.06–0.07 °C civarında bir artışa karşılık geliyor; bu, son yıllardaki sıcaklık artışının bir kısmını açıklamaya yardımcı oluyor. Bu artış, özellikle sera gazı kaynaklı uzun vadeli ısınma etkilerinin “gizlenmiş” kısmının ortaya çıkmasıyla bağlantılı.
• Başka modelleme çalışmaları, deniz taşımacılığı kaynaklı sülfür emisyonlarının azaltılmasının da sülfat aerosolü seviyelerini düşürdüğünü ve küresel ortalama yüzey sıcaklığında ek ısınma etkileri oluşturabileceğini ortaya koyuyor; bu etkiler, sera gazı emisyonlarıyla birlikte değerlendirilmesi gereken karmaşık etkileşimleri gösteriyor.
BİLİMSEL KOMPLEKSİTE VE BELİRSİZLİKLER
Bilim camiası, sülfat aerosollerinin iklim sistemi üzerindeki etkilerini değerlendiren çok sayıda model ve analiz yürütüyor. Birden fazla model kullanıldığında, sülfat aerosolü azaltımlarının küresel ısınma üzerindeki etkisi farklı senaryolarda değişiklik gösterebiliyor ve toplam ısınma üzerindeki payı belirsizlik aralıkları içeriyor. Bu sebeple, farklı model yapılandırmalarının ve parametrelerin kullanılması, etki tahminlerinde değişikliklere yol açabiliyor.
Ayrıca aerosoller ve bulut etkileşimleri gibi süreçleri temsil eden modellerin kendine özgü belirsizlikleri bulunuyor; bu da bilim insanlarının iklim sistemini daha doğru anlamak için sürekli olarak daha gelişmiş modellere ihtiyaç duyduklarını gözler önüne seriyor.
TEMİZ HAVA VE İKLİM POLİTİKASI
Bilim insanları özellikle iki önemli uyarıda birleşiyor: temiz hava politikaları insan sağlığı için kritik önemde, ancak atmosfere salınan parçacıkların iklim üzerindeki etkileri çok boyutlu süreçlerle ilişkilidir ve uzun vadeli sera gazı azaltımı ile birlikte ele alınmalıdır. Sülfat aerosolü azaltımının kısa vadeli ısınma etkileriyle sera gazı kaynaklı uzun vadeli ısınma etkileri ayrı kavramlardır ve her ikisinin de kapsamlı değerlendirilmesi gerekiyor.

