Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı İncesu köyünde, kadınlar 300 yıldır süregelen bir geleneği yaşatıyor. Bu gelenek, sokaklarda tef çalarak halkı düğün ve diğer etkinliklere davet etme biçiminde kendini gösteriyor.
Etkinlikler öncesinde davetiye dağıtmak yerine bir araya gelen 'tefçi teyzeler', deri gerilmiş ve kenarlarında metal ziller bulunan tefleriyle cadde ve sokakları dolaşarak geleneksel müzikler çalıyorlar. Kadınlar, köy halkına 'Buyurun gelin' diyerek etkinliklere katılım çağrısında bulunuyor.
Böylece, hem etkinliklerin duyurusu yapılıyor hem de yüzyıllardır süregelen kültürel mirasın aktarılması sağlanıyor. Geleneği çocukluğundan bu yana sürdüren 75 yaşındaki Aslı Acar, tef çalma ve bir araya gelme kültürünün, köy yaşamında önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
Acar, köydeki insanların bir araya gelerek eğlendiğini ve çeşitli etkinliklerin düzenlendiğini belirterek, 'Biz tef çalmayı çocukluğumuzdan beri yapıyoruz. Misafirperverliğimizle tanınırız; geleni her zaman ağırlarız. Burada toplanır, oyunlar oynarız ve bazen de Yasin okuruz.' dedi.
GELENEĞİ GELECEĞE TAŞIMAK
Tef çalan kadınlardan Asiye Demiröz, 'ünleme' geleneğinin köyün kuruluşundan bu yana sürdüğünü dile getirdi. Annesinin de bu geleneği yaşatanlardan biri olduğunu belirten Demiröz, 'Biz de atalarımızın geleneğini yaşatmaya çalışıyoruz.' ifadelerini kullandı.
Demiröz, düğün ve eğlencelerde köy halkını geleneksel yöntemlerle davet ettiklerini, bir araya geldiklerinde sohbet edip tef çalarak ezgiler söylediklerini aktardı. Geleneğin devam etmesinden duyduğu mutluluğu dile getiren Demiröz, 'Geleneğimizin kaybolmaması bizi çok mutlu ediyor, gelecek nesillerin de sürdüreceğine inanıyoruz.' şeklinde konuştu.
KÜLTÜREL BİR BAĞLANTI
Incesu Köyü Muhtarı Şevket Akdağ, köy halkının birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, 'ünleme' geleneğinin yalnızca etkinliklere davet amacı taşımadığını açıkladı. Akdağ, bu geleneğin aynı zamanda köyde küs olan kişilerin barıştırılmasına da katkı sağladığını belirtti.
Muhtar Akdağ, 'Köyümüzde birlik ve beraberliğe büyük önem veriyoruz. Bu gelenek sayesinde, araları bozuk olan insanların evlerine gidip davet yaparak küskünlükleri ortadan kaldırıyoruz.' dedi. Yaklaşık 300 yıllık bu geleneğin gelecek nesillere aktarılmasının da kendi sorumlulukları olduğuna dikkat çekti.