ABD’nin Irak’taki askeri misyonu sona ererken bölgede dengeler yeniden kuruluyor. Türkiye açısından kritik soru ise şu: Washington’ın ardından Irak’ta güvenliği kim sağlayacak?
Ortadoğu’da önemli bir dönem kapanıyor.
ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’taki askeri misyonunun 30 Eylül itibarıyla sona ermesi planlanıyor. ABD, 2011’de büyük ölçüde Irak’tan çekilmiş, ancak IŞİD’in yükselişi üzerine 2014 yılında yeniden ülkeye dönmüştü.
Şimdi ise Irak, kendi güvenliğinde çok daha fazla sorumluluk üstleneceği yeni bir döneme giriyor.
Türkiye açısından bu gelişme uzaktaki bir dış politika başlığı değil. Irak, Türkiye’nin komşusu. PKK’nın Kuzey Irak’taki varlığı, IŞİD tehdidi, İran’ın bölgedeki etkisi ve sınır güvenliği düşünüldüğünde, Irak’ta oluşacak yeni denge Ankara’yı doğrudan ilgilendiriyor.
ABD gidince ne olacak?
Asıl soru burada başlıyor.
Amerikan askerlerinin ayrılmasıyla birlikte Irak hükümetinin ülke güvenliğini ne ölçüde sağlayabileceği yakından izlenecek. Aynı zamanda İran’a yakın silahlı grupların ülkedeki etkisinin artıp artmayacağı da önemli bir başlık.
Türkiye açısından ise en kritik meselelerden biri PKK’nın Irak’taki varlığı.
Ankara uzun süredir Bağdat yönetiminden bu konuda daha güçlü adımlar atmasını istiyor. Irak yönetiminin son dönemde silahlı yapıların devlet kontrolü dışında hareket etmesini engellemeye yönelik mesajları da bu nedenle Türkiye açısından önem taşıyor.
Türkiye de Irak’ta yeni bir adım atıyor
Tam da ABD’nin çekildiği dönemde Ankara ile Bağdat arasında dikkat çekici bir gelişme yaşandı.
Türkiye ve Irak, Musul yakınlarındaki Başika-Zilkan askeri yerleşkesinin kademeli olarak Irak hükümetine devredilmesi konusunda anlaşmaya vardı.
Ancak bu gelişme Türkiye’nin Irak’la güvenlik ilişkisinin sona erdiği anlamına gelmiyor.
Tam tersine Ankara ile Bağdat, güvenlik konusunda daha doğrudan bir işbirliği modeli oluşturmaya çalışıyor. Özellikle Sincar’da Irak devletinin otoritesinin güçlendirilmesi ve yabancı silahlı unsurların bölgedeki varlığının sona erdirilmesi iki ülkenin gündeminde.
Mesele yalnızca güvenlik değil
Irak’ın istikrarı Türkiye açısından ekonomik olarak da önemli.
Türkiye ve Irak’ın üzerinde çalıştığı Kalkınma Yolu Projesi, Basra Körfezi’nden başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak yeni bir ticaret güzergâhı oluşturmayı hedefliyor.
Bu nedenle güvenli ve istikrarlı bir Irak, Türkiye açısından yalnızca sınır güvenliği değil; ticaret, ulaşım ve bölgesel ekonomi anlamına da geliyor.
ABD’nin çekilmesiyle Irak için yeni bir sınav başlıyor.
Türkiye açısından da önümüzdeki dönemde Washington’ın ne yaptığı kadar Bağdat’ın ne yapabildiği önemli olacak.
Çünkü asıl mesele ABD’nin Irak’tan gitmesi değil.
ABD gittikten sonra Türkiye’nin hemen güneyinde nasıl bir Irak kalacağı.