İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde yapılan çalışmaya göre, İstanbul’da hava kirliliği 2026 yılı mart ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 24 azaldı.
DEĞERLERDE DÜŞÜŞ GÖRÜLDÜ
Çalışma, İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından yürütüldü. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait ölçüm istasyonlarından elde edilen veriler incelendi.
Buna göre, 2025 yılı mart ayında metreküp başına ortalama 40,3 mikrogram olan partikül madde (PM10) değeri, 2026’da 30,6 mikrograma geriledi.
EN KİRLİ VE EN TEMİZ NOKTALAR BELLİ OLDU
Mart 2026’da hava kirliliğinin en yüksek ölçüldüğü istasyon metreküp başına 59,5 mikrogramla Sultangazi 3 oldu. Kağıthane ve Sultangazi 2 istasyonları da yüksek değerlerle dikkat çekti. En düşük kirlilik ise metreküp başına 9,2 mikrogramla Sultangazi 1 istasyonunda ölçüldü. Büyükada, Kumköy ve Ümraniye 1 istasyonlarında da düşük değerler kaydedildi.
Kent genelinde 19 istasyonda kirlilik azalırken, 5 istasyonda artış görüldü.
Hava kirliliğinin en fazla azaldığı istasyon yüzde 81 ile Sultangazi 1 oldu. Ümraniye 1 ve Beşiktaş istasyonları da yüksek düşüş oranlarıyla öne çıktı. Öte yandan kirliliğin en fazla arttığı noktalar Arnavutköy ve Sancaktepe olarak kayıtlara geçti.
“HAVA DAHA KALİTELİ HALE GELDİ”
Prof. Dr. Toros, “Geçen yıl İstanbul'daki farklı istasyonlardaki parçacık madde yoğunluğu aylık ortalama 40,3 mikrogramdı. 2026 yılında bu değerin 30,6’ya düştüğünü, havamızın kalitesinin arttığını görüyoruz.” dedi.
Toros, mart ayında yüzde 24’lük iyileşmenin daha temiz hava solunduğu anlamına geldiğini belirtti.
EN TEMİZ VE EN KİRLİ SAATLER AÇIKLANDI
Araştırmaya göre İstanbul’da havanın en temiz olduğu saatler 16.00 ile 19.00 arası olarak ölçüldü. En kirli saatler ise sabah 09.00 ile 11.00 arası oldu.
METEOROLOJİK ETKİLER BELİRLEYİCİ OLDU
Toros, 2026 yılının daha yağışlı ve atmosferik hareketliliğin daha yüksek olduğu bir dönem olduğunu belirtti. Bu durumun kirleticilerin daha hızlı dağılmasını sağladığını ifade etti.
“Yükselici hava hareketleri arttığı için kirleticiler daha hızlı dağıldı. Bu nedenle 2025 yılına göre 2026 yılında daha temiz bir hava ile karşı karşıyayız.” değerlendirmesinde bulundu.