SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Meclis'te cezaevindeki gençlerin mektupları okundu: İlk suçta serbest kalmasaydım…

Haber görseli

TBMM'de kurulan Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'na cezaevinden gönderilen mektuplar, çocuk yaşta suç işleyenlerin karşı karşıya kaldığı sosyal sorunları ve “cezasızlık” algısının etkisini ortaya koydu.

CEZAEVİNDEN GÖNDERİLEN MEKTUPLAR KOMİSYONDA OKUNDU

Suça karışan çocukların sayısının son zamanlarda artması üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu kuruldu.

Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, komisyon toplantısında çocuk yaşta tutuklanan kişilerin cezaevinden gönderdiği mektuplar okundu. Mektuplar, suçun arka planında yer alan sosyal sorunlara dikkat çekti.

"CEZASIZLIK ALGISI TEKRAR SUÇA SÜRÜKLÜYOR"

Komisyona gönderilen mektuplarda bazı mahkûmlar yaşadıkları süreci şu ifadelerle anlattı:

“17’mde hırsızlıktan hapse girdim. ‘Yaptıklarım yanıma kâr kaldı’ düşüncesiyle dışarı çıktığımda tekrar suç işledim. 100 yıldan fazla ceza aldım. Şu an 26 yaşındayım.”

Bir başka mektupta ise şu ifadeler yer aldı:

“İlk işlediğim suçlar sonrası salınmasaydım bu kadar rahat davranmazdım. Şu an mükerrer suçlardan 84 sene cezam var.”

Başka bir mahkûm ise küçük yaşta uyuşturucuya alıştırıldığını ve defalarca suç işlediğini belirterek şunları yazdı:

“Küçük yaşta uyuşturucuya alıştırıldım. Defalarca suç işledim. Yakalandım. Birçok kere ‘hükmün açıklanmasının geriye bırakılması’ kararı çıktı. Sürekli serbest kaldım. İlkinde değilse bile ikinci suçta ceza alsaydım belki çoktan ıslah olurdum ve şimdi özgürdüm.”

İKİ KRİTİK NOKTA: AİLENİN TUTUMU VE CEZASIZLIK ALGISI 

Komisyon Başkanı Müşerref Pervin Tuba Durgut, mektupların iki önemli noktaya işaret ettiğini söyleyerek şöyle konuştu:

“Bir; bu çocuklar genellikle ailesi tarafından korunamamış. İki; ‘cezasızlık’ algısı çocuğu suça itiyor. Hepsi ‘Nasılsa bir şey olmayacak’ diye düşünüp aynı yoldan devam ediyor” 

UZMANLARDAN YENİ YAKLAŞIM ÖNERİLERİ

Komisyona görüş sunan Ankara 1 ve 2 No’lu baro başkanlıklarından uzmanlar, çocuk suçluluğunun yalnızca ceza hukuku politikalarıyla çözülemeyeceğini ifade etti. Uzmanlara göre cezaevlerinde eğitim ve psikolojik destek hizmetleri yetersiz kalıyor. Ayrıca birçok ilde çocuk mahkemesi bulunmuyor. Bu davalarda uzman hâkim, savcı ve avukatların görev alması gerektiği vurgulandı.

Uluslararası örnekler de komisyon gündemine geldi. Norveç’te ceza yerine uzlaştırma ve rehabilitasyon yaklaşımının öne çıktığı, Finlandiya’da sosyal devlet odaklı bir sistem bulunduğu, Japonya’da ise aile merkezli politikaların uygulandığı ifade edildi.

"ANA SINIFINDAN İTİBAREN KARAKTER EĞİTİMİ" ÖNERİSİ

Uzmanlar, ayrıca çocuklara ana sınıfından itibaren karakter eğitimi verilmesi, spor, müzik veya sanat faaliyetlerine yönlendirilmesi gerektiği aktardı. Okuldan veya evden kaçmanın ise çocukların suça sürüklenmesinde kritik bir kırılma noktası olduğu ifade edildi.