SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Müstahsil makbuzunda fiyat oyunu: 'Tarlada 10 kağıtta 35 lira'

Haber görseli

TÜRKYED Başkanı Nihat Çelik, tarla ile market arasındaki fahiş fiyat farkının temel nedeninin müstahsil makbuzları üzerinden yapılan usulsüzlükler olduğunu söyledi. Aracıların tarladan kilogramını 10 liraya aldıkları portakal veya 12 liraya aldıkları mandalina için kendi düzenledikleri makbuzlara 35 lira yazdıklarını belirten Çelik, bu yöntemle denetimlerin yanıltıldığını söyledi. Çelik, "Ticaret Bakanlığı denetmenleri makbuza bakıp '35 liraya almış, masraflarla normal' diyerek fahiş fiyatı meşrulaştırıyor. Oysa çiftçi o fiyata satsa üretimi asla bırakmaz. Aracı, vatandaşa 50 liraya satacağı ürüne kılıf uydurmak için alış fiyatını sistemde yüksek gösteriyor" dedi.

ÖDEMELERİN BANKA ÜZERİNDEN YAPILMASI ÇAĞRISI

Sistemdeki suistimalleri sonlandırmak için nakit akışının şeffaflaşması gerektiğini vurgulayan Nihat Çelik, ödemelerin banka kanalıyla yapılması için çağrıda bulundu. Mevcut sistemde toptancıların üreticiye parayı nakit olarak elden verdiğini ifade eden Çelik, "Bu paranın hesaptan hesaba aktarılması zorunlu hale getirilmelidir. Toptancı firmalar, yüzde 300-500 kazanırken düşük stopaj ve KDV ödeyerek bu sahte beyanlarla yollarına devam ediyorlar. Eğer ödemeler banka üzerinden geçerse, aradaki lobiciler deşifre olur ve bu düzen çöker. Vatana ihanet eden bu yapıların üzerine gidilmelidir" ifadelerini kullandı.

ET FİYATLARINDA ARACI VE KASAP VURGUSU

Nihat Çelik, küçükbaş hayvancılıkta üretici çıkış fiyatı ile kasap reyonu arasındaki uçuruma dikkat çekerek, etteki asıl kazancın aracı ve kasapta kaldığını belirtti. Karkas etin kilogramının üreticide 500 lira olduğunu hatırlatan Çelik, "Bir hayvandan çıkan et miktarı ve maliyeti hesaplandığında, kasapta en fazla 700 liraya satılması gereken et, bugün 1000 liranın altına düşmüyor. Kuzu pirzola ise 1400 liraya satılıyor. Şu an ette kazanan ne üreticidir ne de tüketicidir; parayı aracı ve kasap toplamaktadır" şeklinde konuştu.

SAVAŞIN TARIMA ETKİSİ: "ABD DAHİL KİMSE SOFRASINDA YEMEK BULAMAZ"

Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin ve özellikle İsrail-İran arasındaki çatışma riskinin gıda güvenliğini tehdit ettiğini söyleyen Çelik, olası bir kara savaşının küresel sonuçları olacağını belirtti. Savaşın yayılması durumunda mera hayvancılığının biteceğini vurgulayan Çelik, "İran bizim sınır komşumuzdur. Savaş ortamında bölgedeki üreticiler hayvanını meraya çıkaramaz, yem fiyatları artar ve üretim durma noktasına gelir. Eğer bu süreç devam ederse ABD dahil kimse sofrasında yemek bulamaz. Stratejik tarım stokları güçlendirilmeli ve küçükbaş hayvancılık milli güvenlik perspektifiyle desteklenmelidir" dedi.