Oturduğumuz sitenin kapısında, alışveriş merkezlerinin (AVM) önünde, kafenin etrafında, işyerlerinin çevresinde… İnsanların bir arada olduğu her yerde “güvende hissetmemizi” sağlayan özel güvenlikler, zor koşullarda ve gerekli düzenlemeler olmadan işini yapıyor.
Özel güvenlik görevlileri, karşılaştıkları sorunları Manşet Haber’e anlattı. Özel Güvenlik İbrahim Buğdaylı, çalışma saatlerinde karlı havalarda bile kulübeye girmelerine izin verilmediğini, sigara içmek için de kulübenin arkasında kimsenin görmeyeceği bir yerde durmalarının istendiğini söyledi. DİSK GÜVENLİK-SEN Genel Başkanı Yusuf Küçük, sendikalaşmanın önemine değindi. Özel Güvenlik Eren Memiş de sektördeki düşük ücretleri, güvenlik sertifikası alımına ilişkin liyakat sorunlarını, özel güvenliklerin sıklıkla karşılaştığı olayları anlatarak yeni düzenlemeler yapılmasını talep etti.
“ÜLKEMİZDE YÜZ BİNLERCE GÜVENLİK GÖREVLİSİ VAR”
DİSK GÜVENLİK-SEN Genel Başkanı Yusuf Küçük, özel güvenlik işçilerinin sertifika almak için en az ortaöğretim mezunu olmaları gerektiğini dile getirdi. Özel güvenlik işçilerinin asgari ücretle çalıştığını belirten Küçük, “Tek farkları 8 saat değil de 12 saat çalıştıkları için 8 saatlik çalışmanın üzerine yapılan fazla mesai ücretleridir. Bu fazla mesaileri çıktığımızda asgari ücret alıyorlar” dedi.
MESAİ YERİNE “HAVUZ SİSTEMİ”
Güvenlik şirketlerinin çalışanına fazla mesai ödemek yerine “havuz sistemini” geliştirdiğini vurgulayan Küçük, şunları kaydetti:
“Özel güvenlik sektöründe taşeron firmalar, eksik kadro çalışırken kendi çalışma alanında izinli olan personele fazla mesai ödemek yerine havuz diye adlandırdıkları bir sistem geliştirerek işçileri part-time istihdam edip çalıştığı gün kadar ücretlendirme sistemini kurmuşlar. Bu sistem kölelik sisteminden farksızdır. İşveren özel güvenlik hizmeti verdikleri projelerde çalışan işçiyi mesaiye çağırmayıp kendi oluşturdukları havuzdan işçi çalıştırarak mesai ücret yerine normal günlük yevmiye ödüyor. Bu da projede çalışan işçilerin kısıtlı maaş imkanlarını geliştirmelerine, yükseltmelerine engel oluyor.”
“KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ARASINDA YÜZDE 100 ÜCRET FARKI VAR”
Küçük, kamuda ve özel sektörde taşeron firmalarda çalışan özel güvenlik görevlilerinin ücretleri arasında yüzde 100 oranında ücret farkı olduğunu ifade ederek, “Bir AVM’de, fabrika ya da sitede çalışan özel güvenlik işçisi yol yemek içerisinde 45-50 bin TL bandından ücret alırken, kamuda belediyelerde çalışanların ücretleri yol yemek ve yan haklarla birlikte 80-90 bin TL arasında değişiyor” dedi.
“İŞÇİLER SENDİKALI OLMAYINCA BOŞLUK OLUŞUYOR”
Yusuf Küçük, buradaki büyük uçurumun nedeninin özel şirketlerin ücretleri olabildiğince aşağıda tutmaları ve özel güvenlik işçilerinin sendikalı olmadıkları için oluşan boşlukta işverenlerin bunu sonuna kadar kendi lehlerine kullanmalarından olduğunu belirtti.
Özel güvenliklerin, güvenlik kurslarında kendilerine anlatılan derslerde sendikadan uzaklaştırıldığını aktaran Küçük, ”Sizler yardımcı kolluksunuz, grev hakkınız yok,eylem hakkınız yok gibi söylemlerle maksadın dışına çıkılarak meslek adaylarının beyinlerinde eylem,grev, basın açıklaması,sendika gibi olgular şeytanlaştırılmaktadır” diye konuştu.
“FENOMENLER, MESLEĞİN KOŞULLARININ İYİLEŞMESİNE ENGEL OLUYOR”
Yusuf Küçük, özel sektörde olanların sendika üyeliğinin önemini henüz kavrayamadığını vurguladı. Sosyal medyada fenomen olarak adlandırılan şahısların paylaşımlarının büyük bir kısmının mesleğin saygınlığını zedelediğini belirten Küçük, “Fenomenler, özel güvenlik mesleğinin koşullarının iyileşmesine engel oluyor” diye konuştu.
JOKER ELEMANA YEVMİYE VERİRKEN ÇALIŞANIN MESAİSİ ÖDENMİYOR
Özel güvenlik olarak AVM’de çalışan İbrahim Buğdaylı da şirketlerde çalışan meslektaşlarının maaşlarının standart olmadığını söyledi. Buğdaylı, “Ay sonuna baktığımızda saatlerimiz aynı olmasına rağmen vardiyası gündüz olan birisi neden benden yüksek ücret alıyor?” dedi.
Buğdaylı, meslekteki “joker eleman” konusuna dikkat çekerek güvenlik şirketlerinin joker elemanın yevmiyesini ödediğini ancak şirket çalışanı güvenlik görevlilerinin fazla mesai ücretinin ödenmediğini ifade etti.
OLAYLARA MÜDAHALE KONUSUNDA YETERSİZ KİŞİLER VAR
İbrahim Buğdaylı, güvenlik sertifikası alma sürecinin iyi yürütülmediğini söyledi. İşi bilmeyen kişilerin sertifika aldığını ve böylece olaylara müdahale konusunda yetersiz kişilerin mesleğe girdiğini dile getiren Buğdaylı, liyakat sorunları yaşandığını anlattı. Buğdaylı, şunları kaydetti:
“Mesela bir polis memuru olacaksan önce vücudun incelenir. Façan var mı? Vücudunda dövmen var mı? Dövmesi olanı polis memuru almazlar. Jandarmaya hiç almazlar. Ama güvenlik görevlilerinde bunlara bakılmıyor.”
“MANAVDAN SEBZE ALIR GİBİ SERTİFİKA ALIYORLAR”
AVM’de çalışan özel güvenlik görevlisi Eren Memiş de güvenlik görevlisi olmak için sertifika alınan sürece tepki gösterdi. Memiş, “Manavdan sebze alır gibi sertifika alıyorlar, yoldan geçene veriyorlar” dedi.
Ücretleri düşük bulduğunu ve çalışma saatlerini uzun bulduğunu belirten Memiş, bu konuda da bir düzenleme getirilmesi gerektiğini söyledi.
“ELÇİLİĞİN TELLERİNE TIRMANAN ADAM” OLAYI
Eren Memiş, Kızılay’daki Belçika Büyükelçiliği’nde çalışırken yaşadığı bir olayı paylaştı. Gece yarısı nöbet tuttuğu bir gün, elçiliğin tellerine tırmanarak içeriye girmeye çalışan bir kişinin hikâyesini aktaran Memiş, şöyle devam etti:
“Bir anda, adamın biri demirlere tırmanmaya çalıştı. Biz de ne olduğunu anlamadık. Eli yüzü kan içindeydi. Kavga mı etmiş, birinden mi kaçmaya çalışıyor veya bilmiyorum içeride birine bir şey mi anlatmaya çalışıyor. Dikenli tellerin üstünden atlamaya çalışıyordu. Hemen dışarı çıktık ve alarmı çalıştırdık. Alarmla birlikte kolluk kuvvetleri de yola çıktı. İçeride elçinin zırhlı bir odası var. Çabucak onu odaya götürdüler. Meğer bu kişi kavgaya karışmış bir Belçikalıymış, büyükelçiliğe sığınmak istemiş.”