Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Küresel ekonomide tablo değişiyor: Türkiye bu sürecin neresinde?

Küresel ekonomide riskler artarken Türkiye de enflasyon, faiz ve kur üçgeninde yeni döneme giriyor. Ekonomist Doç. Dr. Cüneyt Dirican, piyasalar için “kusursuz fırtına” uyarısı yaptı.

ÖZEL HABER 02.10.2026 15:27 Güncelleme: 02.10.2026 15:36 Melisa Altuntaş Okuma Süresi: 4 dk
Küresel ekonomide tablo değişiyor: Türkiye bu sürecin neresinde?
Paylaş:
N

Küresel ekonomide artan jeopolitik riskler, yükselen tahvil getirileri, enerji fiyatları ve finansal piyasalardaki oynaklık yeni döneme ilişkin endişeleri artırıyor. İstanbul Arel Üniversitesi Muhasebe ve Finans Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Dirican, gelişmiş ülke tahvil piyasalarındaki hareketliliğin önemli bir risk göstergesi olduğunu belirterek, özellikle ABD tahvil faizlerindeki yükselişe dikkat çekti.

Küresel ekonomide artan jeopolitik riskler, yükselen tahvil getirileri, enerji fiyatları ve finansal piyasalardaki oynaklık yeni döneme ilişkin endişeleri artırıyor. İstanbul Arel Üniversitesi Muhasebe ve Finans Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Dirican, gelişmiş ülke tahvil piyasalarındaki hareketliliğin önemli bir risk göstergesi olduğunu belirterek, özellikle ABD tahvil faizlerindeki yükselişe dikkat çekti.

KUSURSUZ FIRTINA HER GEÇEN GÜN YAKLAŞIYOR

Dirican, küresel piyasalardaki gelişmeler ile Türkiye ekonomisine olası yansımalarını Manşet Haber’e değerlendirdi. Başta ABD tahvilleri olmak üzere gelişmiş ekonomilerin tahvil faizlerinin 2008 yılı finansal krizi seviyelerinin üstüne doğru hareketlendiğini söyleyen Doç. Dr. Dirican, “Bu bizlere kışın soğuk geçebileceğine dair bir izlenim veriyor. Kusursuz fırtına her geçen gün yaklaşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

YAPAY ZEKÂ HİSSELERİNDE “BALON” TARTIŞMASI

Doç. Dr. Dirican, küresel piyasalarda yakından takip edilen başlıklardan birinin de yapay zekâ şirketleri olduğunu belirtti. Yapay zekâ alanındaki hızlı büyümenin hisse senedi piyasalarında yüksek değerlemeleri beraberinde getirdiğine işaret eden Dirican, bu alandaki “balon” tartışmasının borsa endekslerine yansımasının önemli risklerden biri olduğunu söyledi. 

ABD’DE FAİZ VE ENFLASYON DENKLEMİ

ABD ekonomisinde yüksek faiz ortamı, hane halkının borçlanma maliyetlerinden enerji harcamalarına kadar geniş bir alanda etkisini gösteriyor. Bu noktada para politikasının da enflasyonla mücadelede ne ölçüde etkili olduğu da tartışılmaya devam ediyor.

ABD’deki faiz ve fiyat görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dirican, şunları söyledi: 

“ABD mortgage faizi, kredi kartı faizi oranları, benzin pompa fiyatları tarihi seviyelerde görünüyor. Enflasyon diye faiz artıran Fed Başkanı Warsh acemi bir şekilde piyasaya ilk toplantıda teslim oldu ve merkez bankası bağımsızlığını riske ederek havlu attı. Ortodoks iddialarda politika faizi artışı tahvil faizini frenleyecekti, şu anda tam tersi durumda.’’ 

ENERJİ HATLARINDAKİ GERİLİM PİYASALARI ETKİLİYOR

Küresel piyasalarda gözler bir yandan faiz kararlarına çevrilirken diğer yandan enerji ve ticaret yollarında artan jeopolitik gerilim yakından izleniyor.
Küresel ticaret yollarındaki mücadeleye de değinen Dirican, “Panama, Cebelitarık, Süveyş, Hürmüz’de yaşanan sorunlara Falkland Adaları krizi eklendi. Arktik Denizi’nde Çin’in enerji yolları dışında ticaret yolları da kontrol altına alınmaya çalışılıyor” ifadelerini kullandı. Dirican, Ukrayna savaşının ve enerji altyapısına yönelik gelişmelerin Avrupa ekonomisini özellikle kış aylarında zorlayabileceğine dikkat çekerek, Avrupa'nın siyasi geleceğine ilişkin tartışmaların da ekonomik belirsizlikleri artırabileceğini ifade etti.

“2008 SONRASINA BENZER BİR SÜRECE SAVRULUYORUZ”

Küresel ekonomide artan belirsizlikler, geçmişte yaşanan büyük ekonomik krizleri yeniden gündeme getiriyor. 1929 Büyük Buhranı ve 2008 küresel finans krizinin ardından dünya ekonomisinde yeni finansal yapıların ve ekonomik blokların ortaya çıktığını hatırlatan Dirican, mevcut tablonun da benzer bir dönüşümün habercisi olabileceğini söyledi. Dirican, “1929 Buhranı sonrasında dünya süreci iyi yönetememiş ve sonu iyi bitmemişti. Sonrasında yeni finansal mimari geldi, yeni ekonomik bloklar ve oluşumlar ile 2008 Lehman Biraderler sonrasında benzer bir sürece hızla savruluyoruz maalesef” dedi.

“TÜRKİYE KÜRESEL SÜRECE ENFLASYON-FAİZ-KUR ÜÇGENİNDE YAKALANDI”

Küresel ekonomideki belirsizlikler Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Yüksek enflasyon, faiz ve döviz kuru, küresel risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin temel gündem başlıkları olmayı sürdürüyor.
Dirican, şunları ifade etti:
“Biz enflasyon-faiz-kur üçgeninde maalesef bu küresel sürece yakalandık. Faizleri çoktan indirmiş olmamız ve özellikle gıda enflasyonunu kontrol altına almış olmamız lazım. Yapay zekâ ve ticari uzay yarışında PISA sonuçlarını nasıl avantaja çevirmemiz gerekir gibi başlıkları tartışmamız gerekirken hâlâ neoklasik 80 model amfi tipi iktisadi modeller ile kendi Lehman Brothers benzeri konularımızı tartışmak zorunda kalıyoruz.”

“GETİRİDEN ÖNCE ETİK VE GÜVEN”

Finansal piyasalarda son dönemde yaşanan gelişmeler, yatırımcının korunmasından denetim mekanizmalarına, sosyal medyadaki yatırım yönlendirmelerinden yeni teknolojilerin kullanımına kadar birçok başlığı yeniden gündeme taşıdı. 
Doç. Dr. Dirican, piyasalarda getiriden önce etik ve güvenin sağlanması gerektiğine işaret ederek finansal okuryazarlık ve risk yönetiminin önemini vurguladı. Halka açık şirketlerde risk yönetimi, iç denetim ve iç kontrol mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Dirican, sosyal medyadaki manipülatif hesaplara karşı da önlem alınması gerektiğini belirtti.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
40 bin liralık emekli promosyonunda ek şart detayı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
40 bin liralık emekli promosyonunda ek şart detayı
WhatsApp
İhbar Hattı