Rusya'nın İrkutsk kentinde bulunan Veba Araştırma Enstitüsünde görevli 28 yaşındaki bir laboratuvar çalışanının nedeni belirlenemeyen zatürre sonucu hayatını kaybetmesi, Kovid-19 salgınında yaşananları yeniden gündeme getirdi. Rus makamları, 200'den fazla temaslıya uygulanan 5 bin 500'ü aşkın testte herhangi bir hastalık etkenine rastlanmadığını açıklarken Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ölüm nedeninin henüz belirlenemediğini vurguladı. Uzmanlara göre olayda yeni bir salgını düşündürecek bulaş zinciri tespit edilmiş değil.
RUSYA'DAKİ ŞÜPHELİ ÖLÜM ENDİŞE YARATTI
İrkutsk'taki Sibirya ve Uzak Doğu Veba Araştırma Enstitüsünde çalışan 28 yaşındaki bir laborant, 29 Eylül 2026'da ağır zatürre nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Genç çalışan, tedavi altına alınmasından üç gün sonra, 2 Ekim'de hayatını kaybetti.
Ölümün ardından Rus sağlık yetkilileri olağanüstü toplantı düzenleyerek çalışanla temas ettiği belirlenen 200'den fazla kişiyi izlemeye aldı.
Olayın bir veba araştırma merkezinde yaşanması ve hastalığa yol açan etkenin belirlenememesi, uluslararası kamuoyunda yeni bir salgın ihtimalinin sorgulanmasına neden oldu.
5 BİN 500'DEN FAZLA TEST YAPILDI
Rusya'nın halk sağlığı kurumu Rospotrebnadzor, laboratuvar çalışanının ölümünü nedeni belirlenemeyen zatürre olarak tanımladı.
Yetkililerin açıklamasına göre hayatını kaybeden çalışan ve temaslılarına yönelik 5 bin 500'den fazla test gerçekleştirildi. Veba dahil çeşitli hastalık etkenlerini araştıran testlerde pozitif sonuç elde edilmedi.
Yaklaşık 200 temaslının günlük olarak takip edildiği, yeni bir hastalık vakasına rastlanmadığı ve ikinci vaka iddialarının doğrulanmadığı bildirildi.
DSÖ ise 10 Ekim'deki değerlendirmesinde hastalığın yayıldığına ilişkin kanıt bulunmadığını belirtmekle birlikte ölüm nedeninin açıklığa kavuşturulamadığına işaret etti. Kuruluş, laboratuvar kaynaklı bulaş ihtimalinin henüz tamamen dışlanamadığını bildirdi.
UZMANLAR: SALGINA İŞARET EDEN BULAŞ ZİNCİRİ YOK
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinden Dr. Araştırma Görevlisi Kerem Arısın ile Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesinden Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Uçar, AA Analiz için kaleme aldıkları değerlendirmede İrkutsk vakasının olası salgın riskini ele aldı.
Uzmanlara göre bir hastalığın küresel salgına dönüşmesinde yalnızca ölümcül olması değil, insanlar arasında kolay bulaşması ve belirtiler ortaya çıkmadan yayılabilmesi de belirleyici rol oynuyor.
Kovid-19'un dünya genelinde hızla yayılmasının başlıca nedenlerinden biri de hastalığı taşıyan kişilerin henüz belirti göstermeden virüsü başkalarına bulaştırabilmesiydi.
İrkutsk olayında ise temaslılarda yeni vakaların ortaya çıkmaması ve bölgede hastane başvurularında artış bildirilmemesi, mevcut verilerle bir bulaş zinciri oluşmadığına işaret ediyor.
Uzmanlar, eldeki bulguların yeni bir salgın başladığını göstermediğini ancak ölüm nedeninin açıklığa kavuşturulmasının önem taşıdığını vurguladı.
KOVİD-19'DAN SONRA SALGIN HAZIRLIKLARI DEĞİŞTİ
2019 yılının sonunda Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan Kovid-19, salgınlara karşı erken müdahalenin ve uluslararası işbirliğinin önemini gösterdi.
Salgının ardından Dünya Sağlık Örgütü ve üye ülkeler, sağlık tehditlerine yönelik hazırlıklarını yeniden değerlendirdi.
Eylül 2025'te yürürlüğe giren Uluslararası Sağlık Tüzüğü değişiklikleriyle salgın acil durumlarına ilişkin yeni düzenlemeler yapıldı. Ülkelerin sağlık tehditlerini erken belirleyerek ilgili kurumlarla hızlı bilgi paylaşması ve ulusal koordinasyon kapasitelerini güçlendirmesi hedeflendi.
Mayıs 2025'te kabul edilen DSÖ Pandemi Anlaşması da salgın dönemlerinde aşı ve ilaçlara adil erişimi geliştirmeyi amaçlayan uluslararası çalışmalardan biri oldu. Bununla birlikte patojen bilgilerinin paylaşımı ve bunlardan doğacak faydalara erişim konusundaki görüş ayrılıkları, uygulama sürecinin tartışılan başlıkları arasında yer aldı.
TÜRKİYE'NİN SALGIN HAZIRLIĞINDA HANGİ ADIMLAR ATILIYOR?
Analizde Türkiye'nin Kovid-19 döneminde yürüttüğü filyasyon çalışmaları, yerli test kiti üretimi ve PCR tanı kapasitesinin geliştirilmesi öne çıkarıldı.
Salgın sonrasında laboratuvar altyapısının güçlendirilmesi, yerli aşı üretim kapasitesinin artırılması ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi için yeni çalışmaların planlandığı belirtildi.
Dünya Bankasından sağlanan 250 milyon dolarlık finansmanla bu alanlarda kapasitenin artırılması, Pandemi Fonu destekli projeyle de insan, hayvan ve çevre sağlığının birlikte izlenmesi hedefleniyor.
YENİ BİR SALGININ ÖNLENMESİNDE ŞEFFAFLIK VURGUSU
Uzmanlar, salgınlarla mücadelede en önemli unsurlardan birinin zamanında bilgi paylaşımı olduğuna işaret etti.
Sağlık kurumlarının nedeni belirlenemeyen vakaları hızla bildirmesi, yüksek riskli laboratuvarlarda biyogüvenlik kontrollerinin sürdürülmesi ve ülkelerin uluslararası sağlık kuruluşlarıyla verilerini paylaşması gerektiği belirtildi.
İrkutsk'taki olayın mevcut veriler doğrultusunda yeni bir salgının başlangıcı olarak değerlendirilmediği, ancak ölüm nedeninin aydınlatılmasının ve bilgilerin şeffaf biçimde paylaşılmasının küresel sağlık güvenliği açısından önem taşıdığı ifade edildi.