SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Sandviç kuşağı: İki nesil arasında sıkışan hayatlar

Haber görseli

Demografik değişimle birlikte “Sandviç Kuşağı” olarak tanımlanan, hem çocuk hem yaşlı bakımını üstlenen kesimin sayısı artarken, bu grubun çok yönlü bir yükle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.

ORTALAMA YAŞ 41, YÜKÜN BÜYÜK KISMI KADINLARDA

Araştırmalara göre Sandviç Kuşağı bakım verenlerinin yaş ortalaması 41 olarak ölçülürken, bu grubun yaklaşık yüzde 60’ını kadınlar oluşturuyor.

American Psychological Association verilerine göre, bu gruptaki kadınların yüzde 40’ı “aşırı stres” altında yaşadığını ifade ediyor. Kadınların bakım sürecine erkeklerden günde ortalama 3 saat daha fazla zaman ayırdığı belirtilirken, kronik stresin uyku bozukluğu, yüksek tansiyon ve depresyon riskini genel nüfusa kıyasla yüzde 30 oranında artırdığına dikkat çekiliyor.

ÇALIŞIYORLAR AMA BAKIM YÜKÜ DE ONLARDA

Veriler, bu grubun yüzde 70’inin tam zamanlı bir işte çalışırken aynı zamanda bakım sorumluluğunu sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Ayrıca bir Sandviç Kuşağı bireyinin bakım faaliyetleri için yılda ortalama 7 bin 242 dolar ek harcama yaptığı hesaplanıyor.

DEMOGRAFİK YAŞLANMA KRİZİ DERİNLEŞTİRİYOR

Avrupa ve Türkiye’de artan yaşlı nüfus, bireysel bir sorunu küresel ölçekte ekonomik bir riske dönüştürüyor. Eurostat verilerine göre, 2010’da yüzde 26 olan yaşlı bağımlılık oranı 2026 itibarıyla yüzde 33’ü aşmış durumda. Bu durum, çalışan her 3 kişiden 1’inin bir emekliyi desteklemesi anlamına geliyor.

OECD raporları ise Alzheimer ve demans gibi uzun süreli bakım gerektiren hastalıkların ekonomik yükünün son 10 yılda GSYH içindeki payını yüzde 1,5’ten yüzde 2,2’ye çıkardığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre kamu kaynaklarının zorlanmasıyla birlikte bakım yükü giderek ailelerin, özellikle de Sandviç Kuşağı’nın omuzlarına kayıyor.

30 MİLYAR DOLARLIK “DİJİTAL BAKICI” PAZARI

Artan bakım ihtiyacı, teknoloji sektörünü de harekete geçirdi. Yaşlı bakım teknolojileri (geronteknoloji) pazarı, 2026 itibarıyla yıllık yüzde 15 büyüyerek yaklaşık 30 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Giyilebilir sensörler, düşme algılayıcı sistemler ve akıllı ilaç kutuları gibi çözümler, bakım verenlerin yükünü hafifletmeyi hedefliyor.

Öte yandan Japonya ve Avrupa’da yaygınlaşan sosyal robotlar, yalnız yaşayan yaşlılar için “dijital refakatçi” rolü üstlenmeye başladı.

“GÖRÜNMEZ YÜK” TOPLUMSAL RİSKE DÖNÜŞÜYOR

Uzmanlar, Sandviç Kuşağı’nın yalnızca bireysel bir bakım sorumluluğu değil, aynı zamanda modern ekonominin görünmez taşıyıcılarından biri olduğunu vurguluyor.

Ancak artan tükenmişlik riski, bu yapının sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Uzman değerlendirmelerine göre, çözümün yalnızca teknolojik değil; kamusal bakım sigortaları, esnek çalışma modelleri ve sosyal destek mekanizmaları gibi yapısal reformlarla mümkün olabileceği ifade ediliyor.