Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde Yargıtay’ın temyiz sonucu beklenirken yükselen "olağanüstü kurultay" ve "yeni parti" tartışmaları, siyasetteki "baskın seçim" iddialarını yeniden alevlendirdi. Bu iddialara karşılık, Ankara kulislerinde ve iktidar kanadında bambaşka bir ajanda konuşuluyor. AK Parti yetkilileri ve Cumhur İttifakı'nın ortaklarından gelen mesajlar, 2026 yılında bir seçim planının olmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Muhalefet kanadında "25 Temmuz’dan önce kurultay yapmazsak CHP seçimlere giremez" ya da "yeni parti hazırlığı için baskın seçime hazır olmalıyız" söylemleriyle gündem tutulmaya çalışılırken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı açıklamada, "Önemli olan seçimlerin zamanında yapılması" diyerek tavırlarını netleştirdi. Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi'nin köşesine taşığı kulis bilgilerine göre, iktidar kanadında erken seçim iddialarının karşılık bulmamasının arkasında 8 kritik gerekçe yer alıyor.
ERDOĞAN RİSK ALIR MI?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için Meclis’in 360 milletvekilinin oyuyla erken seçim kararı alması gerekiyor. AK Parti ve MHP’nin toplam sandalye sayısı ise 322’de kalıyor. Erdoğan'ın, aradaki 38 milletvekilinin desteğini garantiye almadan bu kararı Meclis’e getirmesi beklenmiyor. Çünkü Meclis erken seçimi reddederse, Erdoğan'ın hukuken adaylık şansı kalmıyor.
AK PARTİ KULİSLERİNDE TAKVİM KONUŞULUYOR
AK Parti kulislerinde konuşulan erken seçim takvimi 2027 yılının ekim ya da kasım ayından önceye işaret etmiyor. Seçimlerin en geç 2028 yılının mart veya nisan ayında yapılacağı ifade ediliyor.
VATANDAŞ EKONOMİDEN ŞİKAYETÇİ
İktidar partisinin mevcut ekonomik konjonktürde seçime gitmek istemediği belirtiliyor. Emekliler, asgari ücretliler ve esnafın yaşadığı geçim sıkıntısı ile hayat pahalılığı nedeniyle, 2027 yılının vatandaşı rahatlatma yılı olması hedefleniyor. Avantaj sağlamak adına seçimlerin ancak ekonomik rahatlamadan sonra düşünülebileceği aktarılıyor.
ABD-İRAN SAVAŞININ FATURASI
ABD-İran savaşı küresel dengeleri sarsarken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "İran savaşı nedeniyle ekonomide yaşanan şok, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan en büyük şok oldu" değerlendirmesini yaptı. Savaşın ilk 2 aydaki maliyetinin 2 milyar dolar olduğunu belirten Şimşek, yıl genelinde bu durumun sürmesi halinde kaybın 13-14 milyar doları bulacağını açıkladı. ABD ve İran arasında bir anlaşma sağlansa da bu ekonomik yüklerin bir süre daha devam edecek olması seçimi engelleyen faktörler arasında.
TÜRKİYE PASTADAN PAY ALIR MI?
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD-İran savaş sürecindeki dirayetli liderliğiyle Türkiye'yi istikrar adası haline getirdiği vurgulanıyor. Varılan anlaşmayla birlikte İran’ın dondurulmuş varlıkları serbest kalacak ve ülkede kalkınma faaliyetleri başlayacak. Sınır komşusu olan Türkiye'nin bu ekonomik pastadan pay alması bekleniyor.
AK PARTİ'DE SEÇİM HAVASI YOK
AK Parti'de bir seçim hesabı olsaydı devlet bürokrasisinde işlerin duracağı ve her şeyin seçime endeksleneceği belirtiliyor. Ancak bakanlıkların kendi hedeflerine odaklandığı ve ortada bir seçim havasının olmadığı kaydedilerek "2026'da seçim yok" fikri öne çıkıyor.
MECLİS'İN TAKVİMİ DEĞİŞTİ
Meclis'in çalışma takvimi de baskın seçim iddialarını boşa çıkarıyor. NATO zirvesi nedeniyle 3 Temmuz’da ara verecek olan Meclis, 13 Temmuz’da yeniden açılacak. Yeni bir yasal düzenleme gelmediği takdirde 16 Temmuz’da tatile girecek olan parlamentonun kapıları 1 Ekim’e kadar kapalı kalacak.
ÖNCE 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' SONRA SEÇİM
Terörsüz Türkiye sürecinin son aşamaya geldiği ancak PKK’nın çekilmesi gereken yerlerden çekilmemesi ve silah bırakmaması nedeniyle sürecin bekleme moduna geçtiği ifade ediliyor. Güvenlik kanadında, PKK’nın silah bırakıp tasfiye edilmesi sağlanmadan bir seçime gidilmesinin doğru bulunmadığı konuşuluyor.