DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda fon krizini gündeme taşıdı. Mağduriyetlerin giderilmesini ve sorumluların hesap vermesini isteyen Bakırhan, iktidarın sürece yaklaşımına tepki gösterdi.
Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek düzenlemenin sorumluları cezalandırmak yerine paranın iadesini öne çıkardığını savunan Bakırhan, bu yaklaşımı kabul etmediklerini söyledi.
“ÇALDIĞIN PARAYI GETİR, HELALLEŞELİM” ELEŞTİRİSİ
Bakırhan, fon düzenlemesine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bu yasa, insanları dolandıranları cezalandırmak yerine ‘Çaldığın parayı getir, helalleşelim’ diyen bir yasa. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.”
İktidarı sorunu çözmek yerine yönetmeye çalışmakla eleştiren Bakırhan, mağdur olan yurttaşlar adına çözüm talep ettiklerini belirtti.
Bakırhan, “Biz ise vurgunda mağdur olanlar adına, 86 milyon insan adına diyoruz ki: Bu sorunu çözmek zorundasınız.” dedi.
MECLİS ARAŞTIRMASI ÇAĞRISI
Fon krizinin bütün boyutlarıyla araştırılmasını isteyen Bakırhan, Meclis’e sunulan araştırma önergelerinin kabul edilmemesine tepki gösterdi.
“İlk günden bu yana başta bizim arkadaşlarımız olmak üzere tüm partiler Meclis araştırsın diye önerge veriyor” diyen Bakırhan, iktidara “Neden kabul etmiyorsunuz? Neyi kimden saklıyorsunuz?” sorularını yöneltti.
Usulsüzlüklerin siyasi destek olmadan gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğini sorgulayan Bakırhan, siyasi sorumluluğun da ortaya çıkarılmasını istedi.
KÜÇÜK YATIRIMCILARIN DURUMUNA DİKKAT ÇEKTİ
Bakırhan, fon krizinden etkilenen 341 bin yurttaşın 1 milyon liranın altında parası bulunduğunu söyledi.
Bu tabloyu ekonomik koşullarla ilişkilendiren Bakırhan, yurttaşların yoksulluk ve geçim sıkıntısı nedeniyle fonlardan ve borsadan kazanç sağlamaya yöneldiğini savundu.
Emeklilerin, çalışanların ve işsizlerin yaşadığı sorunlara değinen Bakırhan, ekonomik sıkıntılar ile haksız kazanç iddiaları arasındaki karşıtlığa dikkat çekti.
“BARIŞ BEKLEME SALONUNDA TUTULAMAZ”
Konuşmasında çözüm sürecine de değinen Bakırhan, iktidarın somut kararlar alması ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi.
“Barış, bekleme salonunda tutulacak bir şey değildir” diyen Bakırhan, sürecin yeni şartlar ve gerekçelerle geciktirilmemesini istedi.
Abdullah Öcalan’ın koordinatörlüğünde “Barış ve Siyasallaşma Kurulu” kurulmasını talep eden Bakırhan, kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi ve demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması çağrısını yineledi.
“İSTANBUL’UN İHTİYACI MEGA RİSKLERDEN KURTULMAK”
İstanbul başta olmak üzere birçok kentte yaşanan sel felaketlerine de değinen Bakırhan, can kayıpları ve hasarın yalnızca yağışla açıklanamayacağını söyledi. Dere yataklarının daraltılmasını, su havzalarının yapılaşmaya açılmasını ve yeşil alanların betonlaşmasını eleştiren Bakırhan, “İstanbul’un ihtiyacı mega proje değil; mega risklerden kurtulmaktır” dedi.
Kanal İstanbul projesine de tepki gösteren Bakırhan, “İstanbul’da değiştirilmesi gereken belediye başkanları değil; dereyi arsaya, yeşili betona, kenti ranta çeviren anlayıştır.” ifadelerini kullandı.