Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın mevcut haliyle onaylanmasına karşı çıktı. Anlaşmanın Türkiye'ye uzun vadeli askeri ve siyasi yükümlülükler getirebileceğini belirten Destici, altı başlıkta çekincelerini açıkladı. Destici, Türkiye'nin stratejik bağımsızlığını koruyacak güvenceler sağlanması için anlaşmanın yeniden müzakere edilmesini istedi.
“MEVCUT HALİYLE ONAYLANMASI UYGUN DEĞİL”
Partisinin haftalık basın toplantısında konuşan Destici, Türkiye'nin dost ve müttefik ülkelerle savunma alanında işbirliği yapmasını desteklediklerini ancak bu işbirliklerinin milli güvenlik öncelikleriyle uyumlu olması gerektiğini söyledi. 7 Ağustos 2026'da imzalanan 16 maddelik Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin teklifin TBMM'ye sunulduğunu hatırlatan Destici, anlaşmanın uzun vadeli sonuçlarının ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.
Destici, partisinin yaklaşımını şu sözlerle açıkladı: "Bu güvenceler sağlanmadan anlaşmanın mevcut haliyle onaylanması uygun görülmemeli. Gerekli değişiklikler için yeniden müzakere süreçleri yürütülmeli."
ORTAK SAVUNMA MADDESİNE İTİRAZ
Destici'nin ilk çekincesi, anlaşmadaki ortak savunma yükümlülüğünün kapsamına ilişkin oldu. Taraflardan birine yönelik saldırının bütün taraflara yapılmış sayılmasının Türkiye açısından doğurabileceği sonuçların açıklığa kavuşturulmasını isteyen Destici, ülkenin kendi güvenlik öncelikleriyle örtüşmeyen bölgesel krizlerde sorumluluk üstlenme ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Destici, anlaşmanın yalnızca Türkiye'ye sağlayacağı kazanımlarla değil, Türk ve İslam coğrafyasında oluşturabileceği etkilerle de ele alınmasını istedi.
10 YILLIK AYRILMA ŞARTI YENİDEN MÜZAKERE EDİLSİN
BBP liderinin üzerinde durduğu bir diğer konu, anlaşmadan ilk 10 yıl boyunca ayrılamamaya ilişkin hüküm oldu. Bu düzenlemenin değişen bölgesel koşullarda Türkiye'nin hareket alanını sınırlayabileceğini savunan Destici, çekilme şartlarının yeniden müzakere edilmesini önerdi. Destici, uzun süreli taahhütlerin gerekçelerinin ve muhtemel sonuçlarının kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti.
İSTİHBARAT, SAVUNMA SANAYİ VE NATO BAŞLIKLARI
Destici, anlaşmaya ilişkin diğer dört çekincesini istihbarat güvenliği, savunma sanayisi, ortak karar alma mekanizmaları ve uluslararası yükümlülüklerle uyum olarak sıraladı.
Hassas istihbarat bilgilerinin hangi sınırlar içinde paylaşılacağının açıkça belirlenmesini isteyen Destici, savunma teknolojileri, fikri mülkiyet, finansman ve lojistik destek konularında da Türkiye'nin çıkarlarının güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Ortak komite ve sekretaryada tarafların eşit temsil edilmesini isteyen Destici, anlaşmanın Türkiye'nin NATO üyeliği ve diğer uluslararası taahhütleri üzerindeki etkilerinin de incelenmesini talep etti.
“ANLAŞMA SADECE YEMEN'E YÖNELİK Mİ?”
Anlaşmanın bölgesel sonuçlarına ilişkin sorular yönelten Destici, Yemen'de yaşanan çatışmaları hatırlattı. "Bu anlaşma sadece Yemen'e yönelik bir anlaşma mıdır?" diye soran Destici, bölgedeki geçmiş çatışmaların ve ülkeler arasındaki çıkar farklılıklarının göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu. Türkiye'nin hiçbir ülkenin bölgesel güvenlik önceliklerini kendi milli güvenlik değerlendirmelerinin önüne koymaması gerektiğini vurguladı.
LİBYA KARARINI MEMNUNİYETLE KARŞILADI
Basın toplantısında Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasına da değinen Destici, Libya parlamentosunun anlaşmayı onaylamasını memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Anlaşmanın Türkiye'nin Akdeniz'deki askeri ve ekonomik faaliyetleri açısından önemli olduğunu belirten Destici, Yunanistan ve Avrupa Birliği'nden gelen eleştirileri kabul etmediklerini ifade etti. Türkiye'nin Akdeniz'deki haklarını korumaktan vazgeçmeyeceğini savunan Destici, benzer işbirliklerinin diğer bölge ülkeleriyle de geliştirilebileceğini dile getirdi.
FON SORUŞTURMASI İÇİN “AKLAMA MEKANİZMASI” UYARISI
Destici'nin gündemindeki bir diğer konu, tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifi oldu. TBMM'de Türk Kızılayına ilişkin düzenlemenin ertelenerek fon teklifinin öne alınmasını, konunun aciliyetinin göstergesi olarak değerlendiren Destici, yatırımcıların zararlarının giderilmesi gerektiğini söyledi.
Soruşturmanın yalnızca doğrudan sorumlularla sınırlı kalmamasını isteyen Destici, denetim görevini ihmal eden kişilerin ve varsa siyasi bağlantıların da araştırılması gerektiğini savundu. Destici, "Bu süreç alalacele yapılan tasfiye düzenlemeleriyle konunun kapatıldığı faillerin ve ihmali olan denetçilerin halı altına süpürüldüğü bir aklama mekanizmasına asla dönüştürülmemelidir." dedi. Mağduriyetlerin eksiksiz giderilmesini isteyen BBP lideri, Meclis'teki sürecin kapsamlı bir hesap verme mekanizmasına dönüşmesi gerektiğini belirtti.
DAĞLICA ŞEHİTLERİNİ ANDI
Konuşmasının başında 21 Ekim 2007'de Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde şehit olan 12 askeri anan Destici, terörle mücadelede hayatını kaybedenlerin unutulmayacağını söyledi. Terör örgütü PKK'nın silah bırakması ve kendisini feshetmesi gerektiğini belirten Destici, yürütülen sürecin herhangi bir pazarlığa veya ön şarta bağlanmaması gerektiğini savundu.