CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman, Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimdeki artışın tüketici fiyatlarına yansımadığını savundu.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın 2026’da bitkisel üretimde Cumhuriyet tarihi rekorunun gelebileceğine yönelik açıklamasını hatırlatan Gürer, artan üretime rağmen vatandaşın gıdaya daha ucuza ulaşamadığını söyledi.
“ÜRETİM ARTIYOR, RAFTA FİYATLAR DÜŞMÜYOR”
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışmaya ilişkin değerlendirmesine de değinen Gürer, üretim artışıyla tüketici fiyatları arasındaki farkı gündeme taşıdı.
“Üretimin çok olmasına rağmen vatandaş neden ucuz ürün alamıyor?” diye soran Gürer, ürün tarlada veya bahçede kalırken raf fiyatlarının yüksek seyretmesinde uygulanan tarım politikalarının etkili olduğunu savundu.
MAZOT VE GÜBRE MALİYETLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Gürer, üretimdeki artışın tek başına tarımdaki sorunların çözüldüğü anlamına gelmediğini belirtti.
Mazot fiyatının litre başına 80 liraya yaklaştığını, çiftçinin yoğun kullandığı bazı gübrelerde ton fiyatının 30 bin lirayı aştığını söyleyen Gürer; tohum, ilaç, sulama, elektrik ve işçilik maliyetlerinin de sürekli yükseldiğini ifade etti.
“ÜRETEN BİZİZ, KAZANAN ARACILAR”
Çiftçilerin üretim için kredi kullandığını ancak hasat sonrasında düşük alım fiyatlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Gürer, ürünün üreticinin elinden çıktıktan sonra fiyatının yükseldiğini söyledi.
Gürer, üreticilerin raftaki fiyatları gördüğünde “Üreten biziz, kazanan aracılar” tepkisini verdiğini aktardı.
Üreticinin zarar ettiği üründen vazgeçip daha fazla kazandıracağını düşündüğü başka ürünlere yönelmesinin de üretim dengesini bozduğunu savundu.
KAMUNUN ALIM FİYATLARINI ELEŞTİRDİ
Buğday, çay ve fındık gibi ürünlerde açıklanan fiyatların bazı bölgelerde üreticinin maliyetlerini karşılamadığını söyleyen Gürer, kamu alım fiyatlarının geç açıklanmasının piyasayı tüccarın şekillendirmesine yol açtığını belirtti.
Tarla ile raf arasındaki fiyat farklarının azaltılması için kamunun tarım piyasasında daha etkin olması gerektiğini ifade etti.
“TARIMDA KAMU DAHA ETKİN OLMALI”
Gürer, tarımda kamucu ve planlı bir üretim modeline ihtiyaç olduğunu söyledi.
Temel girdilerin desteklenmesi, çiftçiye yeterli ve zamanında destek sağlanması ve kooperatiflerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Gürer, üretimin yalnızca hasat aşamasıyla değil depolama, işleme ve pazarlamayla birlikte planlanmasını istedi.
“EMEKLİ MEYVEYE HASRET”
Bu yıl bazı meyve gruplarında üretim koşullarının daha olumlu olduğunu belirten Gürer, buna rağmen pazardaki fiyatların emekli ve dar gelirlinin alım gücüne uygun seviyelere inmediğini savundu.
“Pazarda ürün var olsa da emekli alamadığı ürüne tezgahta bakıp geçiyor” diyen Gürer, düşük gelir nedeniyle vatandaşların gıda, meyve ve sebze tüketimini kısmak zorunda kaldığını söyledi.
“TARIM POLİTİKALARI YENİDEN DÜZENLENMELİ”
Ürünün bol olmasının tek başına gıda fiyatlarını düşürmediğini belirten Gürer, üreticiden tüketiciye kadar olan zincirin yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.
Tarım politikalarının üreticinin kazanmasını, tüketicinin ise ürüne ulaşabilmesini sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Gürer, mevcut yapının hem çiftçiyi hem de dar gelirliyi mağdur ettiğini savundu.