CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı son işgücü verilerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Taşcıer, iktidarın işsizlik verilerinde ortaya çıkan sınırlı gerilemeyi başarı hikâyesi olarak sunduğunu ancak emek piyasasındaki yapısal sorunların derinleşmeye devam ettiğini öne sürdü.
"İŞSİZLİĞİN ATEŞİ DÜŞTÜ, HASTALIK DERİNLEŞTİ"
Dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 8,4'ten yüzde 8,2'ye gerilemesinin tek başına olumlu bir tablo çizmediğini belirten Taşcıer, iş bulma umudunu kaybedenler, eksik istihdam edilenler ve çalıştığı halde yoksulluktan kurtulamayan milyonların resmi istatistiklerde görünmez kılındığını savundu.
Taşcıer, "Bir hastanın ateşinin 39 dereceden 38 dereceye düşmesi nasıl iyileştiği anlamına gelmiyorsa, işsizlikteki birkaç ondalık puanlık gerileme de emek piyasasının düzeldiği anlamına gelmez" ifadelerini kullandı.
"GERÇEK FOTOĞRAF YÜZDE 31"
Atıl işgücü oranının bir yıl içinde yüzde 30,3'ten yüzde 31'e yükseldiğine dikkat çeken Taşcıer, "Çalışabilecek her 100 kişiden 31'i ya işsiz, ya eksik istihdam ediliyor ya da iş bulma umudunu kaybetmiş durumda. Bu tablo istihdamın güçlendiğini değil, emek piyasasının zayıfladığını gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu.
"KADINLAR İÇİN TABLO DAHA VAHİM"
Kadınların işgücü piyasasında daha ağır bir tabloyla karşı karşıya olduğunu belirten CHP'li Taşcıer, kadınlarda geniş tanımlı işsizliğin yüzde 40,8'e yükseldiğini söyledi.
"Her 10 kadından yaklaşık 4'ü ya işsiz, ya eksik çalışıyor ya da iş bulma umudunu kaybetmiş durumda" diyen Taşcıer, 2018 yılında kadınlarda yüzde 22 seviyesinde olan atıl işgücü oranının sekiz yılda neredeyse iki katına çıktığını savundu.
"ÇALIŞAN YOKSULLUĞU SIRADANLAŞTI"
Türkiye'de yalnızca işsizliğin değil, çalışan yoksulluğunun da ciddi bir sorun haline geldiğini ifade eden Taşcıer, tek maaşla geçinmenin istisnaya dönüştüğünü, gençlerin diplomalarıyla iş bulamadığını ve emeklilerin yeniden çalışmak zorunda bırakıldığını belirtti.
Taşcıer, "Bugün Türkiye'de yaşanan kriz yalnızca işsizlik krizi değildir. Yaşanan kriz, emeğin değersizleştirilmesi krizidir. İktidar rakamları parlatırken, milyonlarca emekçi her geçen gün daha ağır bir darboğazın içine sürüklenmektedir" dedi.
"TÜRKİYE'NİN İHTİYACI ADİL BİR EKONOMİK DÜZEN"
Açıklamasının sonunda insan onuruna yaraşır ücretlerin ödendiği, kadınların ve gençlerin güvenceli istihdama katıldığı ve çalışanların yoksullaşmadığı bir ekonomik düzene ihtiyaç olduğunu vurgulayan Taşcıer, mevcut ekonomik modelin emeği ucuzlaştırarak ayakta kalmaya çalıştığını öne sürdü.