İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin 21 Ekim tarihli grup toplantısında Mekke Anlaşması üzerinden iktidarın dış politikasını eleştirdi. Türkiye’nin bölgesel güvenlik politikalarının kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerektiğini belirten Dervişoğlu, anlaşmanın Türk askerini ABD’nin Orta Doğu planlarına dahil edeceğini savundu.
İktidarın Gazze konusunda kullandığı söylem ile ticaret ve güvenlik politikaları arasında tutarsızlık bulunduğunu öne süren Dervişoğlu, “Gazze kürsülerinde başka, ticaret masasında başka, miting meydanında başka, güvenlik denkleminde başka bir Türkiye anlatamazsınız” dedi.
“TÜRK ASKERİNİN BU PROJEDE ROL OYNAMASINI BEKLİYOR”
Dervişoğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Erdoğan ve Husilere ilişkin sözlerine atıfta bulunarak Mekke Anlaşması’nın amacı ve sonuçlarının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Türkiye, İsrail ve Mısır’ın Suudi Arabistan’ın korunması konusunda aynı eksende buluştuğunu savunan Dervişoğlu, “Trump Orta Doğu’da bir ittifak kuruyor ve Türk askerinin de bu projede rol oynamasını bekliyor” ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın kutsal mekânların korunması gerekçesiyle sunulmasını eleştiren Dervişoğlu, iktidara şu soruyu yöneltti:
“Yahu siz kutsal toprakları, Mekke’yi, Kâbe’mizi İsrail’le birlikte mi koruyacaksınız?”
“İTİRAZIMIZ MİLLETE BAŞKA, MASADA BAŞKA KONUŞMANIZADIR”
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları karşısında iktidarın tutumunu eleştiren Dervişoğlu, ticaretin yıllarca kesilmediğini ve değiştirilen konşimentolar üzerinden sürdürüldüğünü iddia etti.
İç politikadaki açıklamalar ile dış ilişkilerde atılan adımların birbiriyle örtüşmediğini savunan Dervişoğlu, “Bizim itirazımız millete başka, masada başka konuşmanızadır” dedi.
Dış politikada temel ilkelerin günlük siyasi ihtiyaçlara göre değişmemesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, Türkiye’nin hangi konularda pazarlık yapacağının ve hangi haklardan vazgeçmeyeceğinin açık olması gerektiğini vurguladı.
TÜRK DÜNYASI İÇİN STRATEJİK ÖNCELİK ÇAĞRISI
Dervişoğlu, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere Türk dünyasının Türkiye için stratejik öncelik taşıması gerektiğini söyledi.
İktidarın dış politika yaklaşımının Orta Doğu’ya odaklandığını savunan Dervişoğlu, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya’nın önemine dikkat çekti. Türk devletlerinin egemenliğine saygı gösterilmesini isteyen Dervişoğlu, bu ülkelerle ilişkilerin Orta Doğu’daki siyasi pozisyonlar üzerinden değerlendirilmesine karşı çıktı.
“MAVİ VATAN’IN HUKUKUNU VE DİPLOMASİSİNİ YAPMAK GEREKİR”
Ege’deki gelişmeleri de gündeme getiren Dervişoğlu; Yunanistan’ın 12 mil iddiası, deniz parkları, balıkçılık yasakları ve adaların silahlandırılması konularında iktidarı eleştirdi.
Girit, Güney Kıbrıs ve İsrail arasındaki denizaltı elektrik kablosu projesinin Türkiye’nin kıta sahanlığı iddialarını ilgilendirdiğini belirten Dervişoğlu, Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma işbirliğine de dikkat çekti.
“Mavi Vatan’ın edebiyatını değil, hukukunu ve diplomasisini yapmak gerekir” diyen Dervişoğlu, devlet politikasının sert açıklamalar ile sessizlik arasında gidip gelemeyeceğini söyledi.
FON SORUŞTURMASINDA “HESAP VERİLSİN” TALEBİ
Konuşmasında fon soruşturmasına da geniş yer ayıran Dervişoğlu, ekonomi yönetimindeki istifa ve görevden almaların sorumluluk tartışmasını kapatamayacağını belirtti.
Fon meselesinin yalnızca kişilerin kazançları üzerinden ele alınmasına karşı çıkan Dervişoğlu, denetim sisteminin ve usulsüzlüklere göz yumanların araştırılmasını istedi.
“İşin magaziniyle değil, sistemin kendisiyle ilgileniyoruz. Bu yüzden, sadece kelle değil, hesap verilsin istiyoruz” dedi.
Haksız kazançların iadesine ilişkin tartışmaları da eleştiren Dervişoğlu, para iadesinin hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaması gerektiğini savundu.
AVRUPA PAZARI VE ÜRETİM İÇİN UYARI
Avrupa’nın üretimi korumaya yönelik adımlarını değerlendiren Dervişoğlu, Türk sanayisinin yeni ticaret kurallarının dışında kalmaması için ekonomi diplomasisinin güçlendirilmesini istedi.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, Avrupa pazarında yaşanabilecek kayıpların işçilere, mühendislere ve sanayicilere yansıyacağını söyledi.
Dervişoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten kişinin görevi, Brüksel’in kaybıyla teselli bulmak değil, Türkiye’nin kaybını önlemektir” ifadelerini kullandı.
STAJ MAĞDURLARINA DESTEK, SEÇİM AÇIKLAMALARINA TEPKİ
Grup toplantısına katılan staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının taleplerine destek veren Dervişoğlu, devletin vatandaşlara verdiği belgelerin arkasında durması gerektiğini belirtti.
Seçimlerin 2028’in mart veya nisan ayında yapılacağı yönündeki açıklamaları da eleştiren Dervişoğlu, Meclis henüz karar almadan tarihin kesinleşmiş gibi sunulmasını sorguladı.
Hukuk ve özgürlükler vurgusu yapan Dervişoğlu, konuşmasında “Eleştiri, ihanet değildir. Muhalefet, aksatma değildir. İtiraz, devlet düşmanlığı değildir” mesajını verdi.