İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen dava kapsamında 414 kişinin yargılandığı dosyanın 30’uncu duruşması bugün gerçekleştirildi. Duruşmada en dikkat çeken gelişme, Ekrem İmamoğlu’nun söz hakkı talebiyle başlayan tartışma oldu.
Mahkeme salonunda yaşanan diyaloglar, davanın yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi boyutunun da tartışılmasına neden oldu.
SÖZ HAKKI TALEBİ REDDEDİLDİ
Duruşma sırasında söz almak isteyen İmamoğlu, tahliye talebine ilişkin görüşlerini paylaşmak istedi. Ancak mahkeme başkanı bu talebi reddederek, “ayrıcalık tanınmayacağı” yönünde net bir tutum sergiledi.
İmamoğlu ise buna karşılık, ifade özgürlüğünün ve savunma hakkının kısıtlandığını dile getirdi. Bu diyalog, salonda kısa süreli gerginliğe yol açtı.
SAVUNMA METNİ KAYDA GEÇMEDİ
İmamoğlu’nun hazırladığı kapsamlı savunma ve tahliye talebi konuşması mahkeme huzurunda okunamadı. Bu nedenle söz konusu metin resmi tutanaklara da yansımadı.
Savunma tarafı, bu durumun adil yargılanma ilkesi açısından tartışmalı olduğunu savunurken, mahkeme heyeti sürecin usule uygun ilerlediğini ifade etti.
DOSYADA DİKKAT ÇEKEN DETAYLAR
Dava dosyasında bugüne kadar onlarca celse geride bırakılırken, çok sayıda sanık ve tanık dinlendi. Ancak bazı sanıkların iddianamelerinin gecikmesi ve tutukluluk sürelerinin uzunluğu kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.
Öte yandan, dosyada yer alan bazı isimlerin tahliye edilmesi, bazı sanıkların ise tutukluluk halinin sürmesi “eşitlik” tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
SİYASİ VE HUKUKİ TARTIŞMALAR DERİNLEŞİYOR
Duruşmada yaşanan söz hakkı krizi, davanın siyasi boyutuna ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Muhalefet cephesi süreci “siyasi” olarak değerlendirirken, iktidar kanadı yargı sürecinin bağımsız ilerlediğini savunuyor.
Önümüzdeki celselerde mahkemenin nasıl bir tutum sergileyeceği ve tahliye taleplerine ilişkin nasıl kararlar alınacağı merakla bekleniyor.