TBMM'de düzenlenen Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda Mekke Ortak Savunma Anlaşması tartışmaların odağına yerleşti. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, anlaşmanın bölgede yeni gerilimlere yol açabileceği uyarısında bulunurken DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye'nin üstleneceği askeri yükümlülüklerin açıklığa kavuşturulmasını istedi. İki lider, fon soruşturması ve ekonomi politikaları üzerinden de iktidara eleştiriler yöneltti.
ARIKAN: UMUDUMUZU DEĞİL ENDİŞEMİZİ ARTIRIYOR
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İslam ülkelerinin ortak hareket etmesini desteklediklerini ancak bunun yeni ayrışmalara neden olmaması gerektiğini söyledi. Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı bir işbirliğinden çok yükümlülük düzenlemesi olarak gördüğünü belirten Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
"Mevcut bölgesel gelişmelerle birlikte değerlendirdiğimizde bu anlaşma, coğrafyamızın geleceği adına umudumuzu değil endişemizi artırmaktadır. Şu iyi bilinsin ki Mekke'nin adını taşıyan bir anlaşma, Mekke'nin temsil ettiği kardeşliğe leke düşürmemelidir." Arıkan, bölge ülkelerinin birbirlerine karşı yeni cepheler oluşturmak yerine ortak tehditlere karşı dayanışmayı güçlendirmesi gerektiğini savundu.
BABACAN: BU SORULARIN CEVABINI ALMADAN DESTEKLEYEMEYİZ
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise anlaşmanın Türkiye açısından doğurabileceği askeri ve hukuki sonuçların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Türkiye'nin hangi koşullarda askeri yardım sağlayacağının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevlendirilmesine nasıl karar verileceğinin ve TBMM'nin anayasal yetkilerinin nasıl kullanılacağının açıklanması gerektiğini belirtti.
Anlaşmanın üç ülkeyle sınırlı tutulmasına da karşı çıkan Babacan, Mısır ve İran'ın da dahil olduğu daha geniş bir bölgesel işbirliği önerdi. Babacan, "Eğer gerçek bir işbirliği diyorsanız bu ancak Mısır ve İran'ı da içine alan, başka ülkeleri de içine alan daha büyük bir güç birliği ile olur." dedi. Türkiye'nin bölgesel anlaşmazlıklarda arabuluculuk rolünü koruması gerektiğini vurgulayan Babacan, mevcut sorular yanıtlanmadan anlaşmaya destek vermeyeceklerini söyledi.
FON SORUŞTURMASINDA “SİYASİ AYAK” TARTIŞMASI
İki liderin gündemindeki bir diğer konu, sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmasıydı. Mahmut Arıkan, soruşturmanın yalnızca belirli kişi ve kurumlarla sınırlı tutulmaması gerektiğini savundu. Fonların tasfiyesine ilişkin kanun teklifinin yatırımcıların parasını yeterince güvence altına almadığını öne sürerek sorumluluğu bulunan tüm kesimlerin araştırılmasını istedi.
Arıkan, "Bu işin siyasi ayağını, lordlar kamarasını açıklayacaksınız, sorumluların yargılanmasının önünü açacaksınız." ifadelerini kullandı. Ali Babacan da usulsüzlüklerden sorumlu kişilerin yalnızca parayı iade ederek yaptırımdan kurtulmaması gerektiğini belirtti. Babacan, "Bu işi yapanlar en ağır cezalara çarptırılmazsa güveni inşa edemezsiniz. Parayı iade edip kurtul derseniz bundan sonraki dolandırıcılıklara teşvik edersiniz." diye konuştu.
BÜTÇE VE SEL FELAKETİ ÜZERİNDEN İKTİDARA ELEŞTİRİ
Arıkan, İstanbul'da yaşanan sel felaketinin ardından belediyelerin altyapı sorunlarına odaklanılması gerektiğini söyledi. Belediye başkanlarının parti değiştirmesinin kentlerin altyapı eksikliklerini gidermeyeceğini belirterek kentsel dönüşüm yatırımlarına öncelik verilmesini istedi. Babacan ise 2027 yılı bütçe teklifinde faiz ödemelerine öncelik verildiğini savundu. Ekonomi politikalarının gelir dağılımını olumsuz etkilediğini ileri süren Babacan, sel felaketinden etkilenen vatandaş ve esnafa destek çağrısında bulundu.