MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yeni yasama dönemine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha aday olmasını istediklerini açıklayan Bahçeli, bunun için TBMM'nin uygun zamanda seçimlerin yenilenmesi kararı almasını önerdi. Seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılmasını isteyen Bahçeli; “Terörsüz Türkiye” sürecinden yolsuzluk iddialarına, Birleşmiş Milletlerden İsrail'e kadar iç ve dış politikadaki birçok başlığa değindi.
ERDOĞAN'IN YENİDEN ADAYLIĞINA AÇIK DESTEK
Bahçeli'nin grup toplantısındaki en dikkat çeken mesajlarından biri Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığına ilişkin oldu. Türkiye'nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması gerektiğini savunan Bahçeli, Erdoğan'ın bir kez daha aday olarak üçüncü defa Cumhurbaşkanı seçilmesini istediklerini söyledi. Türkiye'nin, bölgenin ve dünyanın önündeki dönemde önemli gelişmeler yaşanacağını belirten Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedefleri doğrultusunda tarihî adımlar atıldığını ifade etti. Erdoğan'ın bir dönem daha görev yapmasının Türkiye ve bölge açısından yararlı olacağını savunan Bahçeli, “Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir.” dedi.
ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI İÇİN MECLİS FORMÜLÜ
Bahçeli, Erdoğan'ın yeniden adaylığının hukuki zemini konusunda Anayasa'nın 116. maddesini işaret etti. Cumhurbaşkanının ikinci döneminde TBMM'nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde bir kez daha aday olunabileceğini belirten Bahçeli, Mecliste bu yönde karar alınmasını istedi. Bahçeli, “Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bir daha aday olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde uygun zamanda ve azami mutabakatla seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalıdır.” ifadelerini kullandı.
SEÇİM TARİHİ İÇİN 2028 VURGUSU
Bahçeli, seçimlerin yenilenmesi önerisini dile getirirken seçim takvimi konusunda da 2028 yılını işaret etti. MHP lideri, “Meclis'in alacağı karar çerçevesinde yenilenecek seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılması, istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyecek, sistem ruhuna uygun işletilmiş olacaktır.” dedi. Bahçeli, böyle bir iradenin Erdoğan'ın adaylığına ilişkin tartışmaları sona erdireceğini ve belirsizlikleri ortadan kaldıracağını savundu. Konunun kişisel siyasi kariyer meselesi olmadığını belirten Bahçeli, önceliklerinin devletin devamlılığı ve siyasi istikrar olduğunu ifade etti.
“POLİTİK MERKEZİMİZ TÜRKİYE'DİR”
Bahçeli, yeni yasama döneminde siyasi partilere de çağrıda bulundu. Siyasi partilerin farklı program ve ideolojik yaklaşımlara sahip olabileceğini ancak siyasetin alanını genişletme ve toplumsal ortak zemini güçlendirme sorumluluğu taşıdığını söyledi. MHP lideri, “İdeolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye'dir. Siyasi rekabet alanımız ne kadar geniş olsa da pergelimizin sabit ucu Ankara'dır. Siyasette yöntem olarak ayrılsak, yönümüz Türk istiklal ve egemenliğidir.” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” İÇİN YENİ YASAMA DÖNEMİNİ İŞARET ETTİ
Bahçeli'nin konuşmasındaki bir diğer ana başlık “Terörsüz Türkiye” oldu. Terör sorunundan kalıcı biçimde kurtulmak için Türkiye'nin önünde “tarihî bir fırsat” bulunduğunu söyleyen Bahçeli, yeni yasama yılında sürecin hukuki ve siyasi zemininin güçlendirilmesini istedi. Bahçeli, “Terör ve silah yerine adaletin, siyasetin, demokrasinin, millî birlik ve bütünleşmenin hâkim olacağı; kardeşlik ve dayanışmanın kök salacağı, istikbalimizin yol haritasını birlikte çizeceğimiz bir zemindeyiz.” dedi. Türkiye'nin bir taraftan “Terörsüz Türkiye” hedefinin hukuki ve siyasi tabanını güçlendirirken diğer taraftan demokratik standartlar, hukuk devleti, toplumsal bütünleşme ve sosyoekonomik şartların iyileştirilmesi konusunda adımlar atması gerektiğini belirtti.
FON VE YOLSUZLUK İDDİALARINA “ŞEFFAF SORUŞTURMA” MESAJI
Bahçeli, son dönemde gündeme gelen yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık tartışmalarına ilişkin de mesaj verdi. Türkiye'nin toplumsal güven erozyonu ve çürüme tartışmalarının içine sürüklenmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, siyasi görüş veya makam ayrımı yapılmadan kamu kaynaklarına ilişkin bütün iddiaların araştırılması gerektiğini söyledi. Bahçeli, “Hangi siyasi görüşten, hangi makamdan veya hangi yapıdan gelirse gelsin, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin her iddia bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı; işlemler hukuk devleti ilkesine uygun biçimde yürütülmelidir.” ifadelerini kullandı. MHP lideri, demokratik siyasetin meşruiyetinin hesap verebilirlik ve kamu kurumlarına duyulan güvenle bağlantılı olduğunu da vurguladı.
ERDOĞAN'IN “DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR” SÖZÜNE DESTEK
Dış politikaya geniş yer ayıran Bahçeli, Birleşmiş Milletlerin mevcut yapısına yönelik eleştirilerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uzun süredir dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür.” sözünü hatırlatan Bahçeli, “Dünya, bu beş devletin politik egolarına ve çıkarlarına mahkûm edilemeyecektir.” dedi. Bahçeli, Birleşmiş Milletlerin uluslararası krizler ve insan hakları ihlalleri karşısında yeterli karar alma kapasitesine sahip olmadığını savunarak reform çağrısı yaptı. MHP lideri, bu bölümde “Birleşmiş Milletlerin siyasi merkezi New York ise adalet merkezi Ankara'dır.” ifadelerini kullandı.
NETANYAHU'NUN BM KONUŞMASINA SERT TEPKİ
Bahçeli, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki konuşmasına da tepki gösterdi. Netanyahu'nun Genel Kurula hitabını “insanlık tarihinin utanç şifresi” olarak nitelendiren Bahçeli, İsrail Başbakanı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlerini de eleştirdi. Bahçeli, “Hitler'in kendisini insan hakları savunucusu, Mussolini'nin kendisini özgürlük havarisi, Stalin'in ise demokrat olarak listelemesi ne kadar gerçekçi ise Netanyahu'nun ‘dünyanın en ahlaklı ordusuna sahibiz’ demesi ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı tiran olarak nitelendirmesi de o kadar gerçekçidir.” ifadelerini kullandı.
İSLAM ÜLKELERİNE ORTAK TAVIR ÇAĞRISI
İslam ülkelerinin İsrail karşısında tutumlarını açık biçimde ortaya koyması gerektiğini söyleyen Bahçeli, yalnızca kınamayla sınırlı kalınmaması gerektiğini savundu. “İsrail, bölge halkları ve dünyadaki bütün milletler için tehdittir.” diyen Bahçeli, İsrail'in saldırganlığının ve yayılmacılığının önlenmesi için daha önce gündeme getirdiği “Kudüs İttifakı” önerisini yineledi. Bahçeli ayrıca konuşmasında sözünü ettiği Mekke Anlaşması'nın çerçevesinin genişletilmesiyle caydırıcı bir “İslam Barış Gücü” oluşturulmasını önerdi.
TÜRKİYE İÇİN DEMOKRASİ, HUKUK VE ADALET VURGUSU
Bahçeli, Türkiye'nin önündeki dönemde güvenlik, ekonomi ve dış politikayı birbirinden bağımsız değerlendirmemesi gerektiğini belirtti. MHP lideri, “Türkiye, güvenliğini demokrasiyle, kalkınmasını hukukla, toplumsal barışını adaletle ve bölgesel etkinliğini güçlü bir devlet kapasitesi ile birlikte ilerletmek durumundadır.” dedi. Türkiye'nin bunu gerçekleştirmesi halinde çevresindeki krizlerin çözümünde ve bölgesel düzenin şekillenmesinde daha etkin bir konuma gelebileceğini savundu. Bahçeli ayrıca MHP'nin “Yağmur Stratejisi” adını verdiği yaklaşımını anlattı. Stratejiyi yasama, yürütme ve yargının kuvvetler ayrılığı temelinde bağımsız ve uyumlu çalışması, denge ve denetimin korunması, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumsallığının sürdürülmesi ve Cumhur İttifakı'nın devamı üzerine kurdu. Bahçeli, stratejinin temel ilkesini ise “istikrarın korunması” olarak açıkladı.