YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında ekonomi politikalarını, fon soruşturmasını ve yargı kararlarını değerlendirdi. Fon krizinin yalnızca yatırımcıları değil, Türkiye ekonomisinin tamamını etkilediğini savunan Emir, iktidara yönelik eleştirilerde bulundu.
“İŞTE ÇÜRÜME BUDUR"
Fon soruşturmasındaki zararın yaklaşık 200 milyar dolar olduğunu iddia eden Emir, iktidarın krizin boyutlarını başlangıçta küçümsediğini söyledi.
Adalet Bakanı'nın organize suç örgütüne ilişkin açıklamalarına dikkat çeken Emir, denetim mekanizmalarının da soruşturmanın kapsamına girdiğini öne sürdü.
Emir, “Kimin kimi denetlediği belli değil, kimin kime çelme attığı belli değil. İşte çürüme budur.” ifadelerini kullandı.
“456 BİN YATIRIMCI MAĞDUR”
Fon soruşturmasının ekonomik etkilerine ilişkin rakamlar paylaşan Emir, 456 bin kişinin doğrudan mağdur olduğunu ileri sürdü.
Borsadaki düşüşün küçük yatırımcıları da etkilediğini belirten Emir, yaklaşık 7 milyon yatırımcının bu süreçten zarar gördüğünü savundu.
Emir, şirketlerin toplam piyasa değerinde 8 trilyon liraya yakın kayıp yaşandığını, para piyasası fonlarından 551 milyar lira çıktığını ve Merkez Bankası rezervlerinin 20 milyar dolar azaldığını iddia etti.
“5 MİLYON EMEKLİ KÖK MAAŞA MAHKÛM”
Ekonomi politikalarını da eleştiren Emir, emeklilere verilen seyyanen zam ve prim günü sözlerinin yerine getirilmediğini söyledi.
Yaklaşık 16,5 milyon emekliden 5 milyonunun kök maaş uygulamasına bağlı kaldığını savunan Emir, emekli aylıklarının yaşam koşulları karşısında yetersiz olduğunu belirtti.
DEMİRTAŞ İÇİN “REHİNE SİYASETİ” ÇIKIŞI
Selahattin Demirtaş'ın cezaevinde tutulmasına da değinen Emir, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini söyledi.
Demirtaş'ın tutukluluğunun siyasi gerekçelere dayandığını öne süren Emir, “Bunun adı rehine siyasetidir.” dedi.
Emir, Demirtaş ile Ekrem İmamoğlu'nun cezaevinde tutulmaları arasında siyasi açıdan benzerlik bulunduğunu savundu.
BAHÇELİ'NİN 100 İL ÖNERİSİNE YANIT
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türkiye'deki il sayısının 100'e çıkarılması önerisi de Emir'e soruldu.
İl olmayı hak eden ilçeler bulunduğunu belirten Emir, bu tür düzenlemelerin seçim propagandası amacıyla değil, nüfus ve yönetim ihtiyaçları dikkate alınarak yapılması gerektiğini ifade etti.