Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında yatırım fonlarıyla ilgili kanun teklifinden yargı süreçlerine kadar gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Özellikle fon mağdurlarının zararlarının karşılanmasına yönelik düzenlemeye itiraz eden Emir, yeni teklifin çözüm üretmek yerine SPK'ya geniş yetkiler tanıdığını savundu.
“MİLYARLAR KAZANILIRKEN VE KAÇIRILIRKEN NE YAPTILAR?”
Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'ni eleştiren Emir, yatırımcıların uğradığı zararların nasıl hesaplanacağına ilişkin kararın SPK'ya bırakıldığını söyledi. Kurulun geçmişteki işlemlerini sorgulayan Emir, şu ifadeleri kullandı:
"Yapılan şu, SPK'ya tekrar yetki veriyor. SPK, vatandaşların hak kaybını tespit edecek ve hangi kritere göre belirleyeceğini SPK karar verecek. Kim bu SPK, bütün bu milyar milyar liralar kazanılırken ve kaçırılırken görmemiş, duymamış ama gördüklerini biliyoruz, hiçbir şey yapmamış."
“1 MİLYAR LİRA KAYBEDENE 200-300 BİN LİRA”
Teklifin fon yatırımcılarının mağduriyetini gidermeyeceğini ileri süren Emir, zararların hesaplanmasında kullanılacak yönteme itiraz etti. Fonların değer kaybetmiş hâlinin esas alınacağını savunan Emir, bir milyar lira zarar eden yatırımcının yalnızca 200-300 bin lira alabileceğini iddia etti.
Emir, bu değerlendirmesini "Mağdurların mağduriyeti gideriliyor mu; hayır, hiç ilgisi yok. Getirdiklerine bakıyorsunuz, 1 milyar lira kaybetmiş olan kişiyi o düşmüş yerle bir olmuş fon değeri üzerinden hesaplayacakları için alacağı 200-300 bin lira. Sus payı." sözleriyle dile getirdi.
FON DÜZENLEMESİNE “TÖVBE HESABI” TEPKİSİ
Yatırımcıların zararlarının hangi kaynaklardan karşılanacağını da gündeme getiren Emir, düzenlemenin finansman yöntemine yönelik eleştirilerde bulundu. Teklif kapsamında oluşturulduğunu öne sürdüğü hesabı "tövbe hesabı" olarak nitelendiren Emir, şu sözleri kullandı:
"Bu paralar nereden gelecek? Dediklerine bakarsanız bir 'tövbe hesabı' açtılar, bu vurgunu vuranlar, 'biz biraz fahiş kazanmışız. Şuraya bu kadar da yatırıverelim de aramızda anlaşalım' diyorlar." Emir, düzenlemenin hukuk devleti ilkesi açısından da tartışılması gerektiğini savundu.
MAHİROĞLU İLE BAĞLANTILI ŞİRKETLERE KAYYUM ATANMASINA TEPKİ
Emir'in gündeminde Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali suç soruşturması kapsamında, Mahiroğlu ile bağlantılı olduğu belirlenen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atanması da vardı. Karara tepki gösteren Emir, yaşananları halkın haber alma hakkına yönelik bir müdahale olarak değerlendirdi.
Emir, "Yapılmak istenen seçimlere giderken, Türkiye'yi kendileri açısından dikensiz gül bahçesi yapmaktır. Görmeyen, duymayan, konuşmayan, fark etmeyen, sinmiş, korkmuş bir seçmen kitlesi yaratmak. Bize diz çöktürmeye çalışıyorlar. Bizi korkutmaya çalışıyorlar." dedi.
“BU MİLLETİ SANDIĞA KÜSTÜRMEK İSTİYORSUNUZ”
Siyasi baskı olarak nitelendirdiği uygulamalara karşı geri adım atmayacaklarını belirten Emir, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "Dimdik ayaktayız. Hesabınızı biliyoruz. Sizin hesabınız, bu milleti sindirmek, susturmak, bu milleti sandığa küstürmek istiyorsunuz."
İMAMOĞLU'NUN SAVUNMA SÜRESİNE İTİRAZ
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun mahkemede savunmasına başladığını hatırlatan Emir, yargılama sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu. Emir, "Tam 589 gündür cezaevinde. 589 gündür İstanbul'da bir darbe süreci yaşanıyor. Bu 589 günde Ekrem İmamoğlu'nu 142 suçtan iddianame ile yargılıyorlar. '142 suç işledin' diyorlar, savunma süresi olarak 4 saat verdiler." ifadelerini kullandı.
“SAVUNMASI DUYULMASIN, GÖRÜLMESİN İSTİYORLAR”
İmamoğlu'nun savunmasının Halk TV ekranlarından yayımlanmasının planlandığını söyleyen Emir, Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlere yönelik kayyum kararının zamanlamasını da eleştirdi. Emir, kararın İmamoğlu'nun savunmasının kamuoyuna ulaşmasını engelleme amacı taşıdığını öne sürerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"İşte bu müdahalenin bu sabah gerçekleşmesinin en önemli sebeplerinden birisi de Ekrem İmamoğlu'nun savunması duyulmasın, görülmesin istiyorlar çünkü iftiracılarla, iftiralarla bir iddianame düzenlediler."