AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yeni anayasa hazırlanmasının siyasetin önünde tarihî bir sorumluluk olarak durduğunu söyledi.
AK Parti MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Çelik, anayasa değişikliğinin yalnızca maddelerin yenilenmesiyle sınırlı olmadığını belirterek, "Mesele, öznesinin doğrudan millet olduğu bir anayasanın yapılmasıdır." dedi.
“DARBELERİN AÇTIĞI YARALAR TAMAMEN KAPANMADI”
12 Eylül darbesinin yıl dönümüne değinen Çelik, darbelerin siyasi ve toplumsal hayatta açtığı yaraların tamamen kapanmadığını söyledi.
Darbeleri, milleti korumak için verilen silahların millete doğrultulması olarak tanımlayan Çelik, bu girişimlerin hem ahlaki hem siyasi açıdan gayrimeşru olduğunu belirtti.
"TARİHÎ BİR SORUMLULUK"
Çelik, 12 Eylül’ün bıraktığı en büyük hasarlardan birinin anayasa olduğunu savunarak, “Halen siyasetin önünde yeni bir anayasa yapma ödevi vardır. Bu gelecek nesillere karşı borcumuzdur” dedi.
Meselenin yalnızca anayasa maddelerinin değiştirilmesi olmadığını ifade eden Çelik, vesayet ve darbeciliğin gölgesinde oluşan anayasal ortamın ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
SİLAHLI GRUPLARIN DEVLET OTORİTESİNE BAĞLANMASI VURGUSU
“Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” başlıkları kapsamında silahlı yapıların durumunu yakından izlediklerini belirten Çelik, Irak Başbakanı’nın açıklamasını önemli bulduklarını aktardı.
Silahlı grupların Irak hükümetinin otoritesi altında bütünleşmesini desteklediklerini ifade eden Çelik, devlet dışı yapıların elinde silah bulunmaması gerektiğini söyledi. Bölgede yaşayan insanların haklarının korunmasına da dikkat çekti.
“GÜÇLÜ KOMŞULAR İSTİYORUZ”
Çelik, Türkiye’nin toprak bütünlüğü korunmuş, devlet egemenliği sağlanmış ve siyasi açıdan güçlü komşular istediğini belirtti.
Bazı güçlerin bölge ülkelerinin zayıflamasını arzuladığını savunan Çelik, devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygının barışı korumanın temel koşullarından biri olduğunu ifade etti.
ABD’NİN KARARI DOĞRU DEĞİL
Çelik, ABD’nin Güney Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunun kaldırılmasını bir yıl daha uzatma kararını eleştirdi. Ambargonun, adadaki dengelerin korunması ve krizin tırmanmasının önlenmesi açısından işlev taşıdığını savundu.
Türkiye’nin garantör ülke olarak KKTC’nin meşru haklarını korumayı sürdüreceğini belirten Çelik, kararı doğru bulmadıklarını belirterek "Kıbrıs Türklerinin hakları konusundaki tutumlarımız devam edecek." dedi.
YAPAY ZEKÂ UYARILARINA DİKKAT ÇEKTİ
Yapay zekâ alanında çalışan kurum ve yöneticilerin son haftalardaki açıklamalarına da değinen Çelik, teknolojinin kötü amaçlarla kullanılmasına ilişkin uyarıların arttığını söyledi.
Yapay zekânın insan kontrolü dışında hareket etmesi ve silah geliştirmede kullanılması gibi risklere yönelik açıklamalara işaret eden Çelik, çalışmaların yavaşlatılması ve temel ilkelerin belirlenmesi yönündeki çağrıları gündeme getirdi. Gazze’de yapay zekâ kullanımına ilişkin bilgilerin de daha önce kamuoyuna yansıdığını belirtti.