Bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Ankara’da düzenlenen geniş çaplı operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Yeneroğlu, NATO Zirvesi öncesinde Ankara Valiliği’nin yasak kararının ardından çok sayıda adrese operasyon düzenlendiğini, gazeteciler ve avukatların da aralarında bulunduğu kişilerin gözaltına alındığını belirtti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın operasyonların "terör örgütlerinin ülke genelindeki eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesi" amacıyla yürütüldüğünü açıkladığını hatırlatan Yeneroğlu, toplam 241 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini, 209 kişinin gözaltına alındığını ve şüphelilere 24 saat avukat görüş kısıtlaması uygulandığını aktardı.
“GÖZALTI ÖNLEYİCİ TEDBİR DEĞİLDİR”
Operasyonlara yönelik hukuki eleştirilerde bulunan Yeneroğlu, gözaltının ceza muhakemesinde istisnai bir koruma tedbiri olduğunu vurguladı.
Yeneroğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Gözaltı, ceza muhakemesinde istisnai nitelikte bir koruma tedbiridir; önleyici idari tedbir değildir. Hiç kimse, ileride suç işleyebileceği yönündeki varsayımlara dayanılarak özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.”
“HUKUK DEVLETİNİN REDDETTİĞİ BİR REFLEKS”
Zirve öncesindeki yasak kararı ile operasyon sürecinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yeneroğlu, uygulamaların somut suç şüphesi yerine ihtimaller üzerinden yürütüldüğünü savundu.
Yeneroğlu, “Muhtemel eylem ve muhtemel fail varsayımından hareket edildiğini düşündürüyor. Bu, ceza hukukunun fiile değil faile yönelen tehlikeli bir mantığıdır; hukuk devletinin reddettiği bir fişleme refleksidir” dedi.
“KAPIYI ÇALMAK YETERLİYKEN KIRAMAZSINIZ”
Operasyonlarda kullanılan yöntemleri de eleştiren Yeneroğlu, ölçülülük ilkesine dikkat çekti.
Yeneroğlu şu değerlendirmede bulundu:
“Aynı sonuca daha hafif bir araçla ulaşılabiliyorsa, daha ağır müdahaleye başvurulması ölçülülük ilkesinin açık ihlalidir. Kapıyı çalmak yeterliyken milletin sabaha karşı kapısını kıramazsınız.”
“SAVUNMA HAKKI AYRICALIK DEĞİLDİR”
Gözaltındaki kişilere getirilen 24 saatlik avukat görüş kısıtlamasına da tepki gösteren Yeneroğlu, savunma hakkının adil yargılanmanın temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.
Yeneroğlu, “Savunma hakkı, devletin uygun gördüğü zamanlarda tanınan bir ayrıcalık değil; adil yargılanma hakkının ayrılmaz ve vazgeçilmez unsurudur” ifadelerini kullandı.
“HUKUK GÜVENLİĞİ ANLAMSIZ HALE GELİR”
Soruşturmaların somut delil ve makul suç şüphesine dayanması gerektiğini belirten Yeneroğlu, aksi durumun masumiyet karinesi açısından sorun oluşturacağını söyledi.
Yeneroğlu, soruşturma süreçlerinde sonradan suç şüphesi oluşturacak şekilde hareket edilmesinin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacağını ifade etti.