Trendyol Süper Lig’de bu sezon ilk iki maçını kazanarak dikkat çeken Gençlerbirliği'nin kalecisi İrfan Can Eğribayat, "Bu sezona 'yeniden hayata dönüş, yeniden futbola dönüş' olarak bakıyorum." şeklinde konuştu.
Fenerbahçe ve Göztepe ile oynanan maçlarda toplamda biri penaltı olmak üzere 16 kurtarış yaparak sezona iyi bir başlangıç yaptığını belirten İrfan Can, Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri'nde Anadolu Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu.
TEKNİK DİREKTÖRÜN ROLÜ
28 yaşındaki kaleci, takımın teknik direktörü Metin Diyadin'in liderliğinde belirli bir oyun felsefelerinin olduğunu vurguladı. İrfan Can, takımdaki birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Her oyuncunun, takım arkadaşlarının açığını kapatmak için mücadele ettiğini ifade eden kaleci, "Böyle olduğu zaman zaten iki de iki'ler, galibiyetler geliyor.
Biz, maç maç bakıyoruz. Maçlara rakibe göre bir oyun sistemiyle hocalarımız bizi hazırlıyor. Öyle çıkıp kazanmak istiyoruz." diyerek takımın hedeflerine değindi.
FENERBAHÇE VE GÖZTEPE PERFORMANSI
İlk iki maçta eski takımları Fenerbahçe ve Göztepe’ye karşı görev aldığını kaydeden İrfan Can, "Benim dört senem Fenerbahçe’de geçti. İrfan Can Eğribayat olduysam, bu tabii ki Fenerbahçe sayesinde oldu. Bunu hiçbir zaman unutmayacağım.
Eski takımına karşı oynamak kolay değil. Bir de ilk hafta oynamak bence hiç kolay olmadı. Çünkü 15-20 gün önce beraber çalıştığın arkadaşlarına karşı oynuyorsun." şeklinde düşüncelerini aktardı.
İlk iki maçta gösterdiği performansla ilgili olarak, "Ama röportajda da söylemiştim, her zaman formanın hakkını vermek gerekiyor. Ben de hep o yönde çalışıyorum. Bu sene de tamamıyla saha içinde kalan bir İrfan olarak sezona başlamak istedim." ifadelerini kullandı.
TRANSFERE ETKİ EDEN UNSURLAR
İrfan Can Eğribayat, Gençlerbirliği’ne transfer sürecinde teknik direktör Metin Diyadin ile yaptığı görüşmeler ve eşinin katkısının etkili olduğunu dile getirdi. Geçmişte Göztepe’de yaşadığı tatsız bir olayı anımsatan kaleci, o camianın da büyük bir takım olduğunu vurguladı.
İki maçta gösterdiği performanstan dolayı mutlu olduğunu belirten İrfan Can, kendi başarısının devamlı olması gerektiğini ifade ederek, "Saha içinde kalarak son ana kadar Gençlerbirliği forması için mücadele etmeye devam edeceğim." dedi. Fenerbahçe'de geçirdiği zor sezonu dile getiren İrfan Can, "Sonrasında bir Samsun deneyimim oldu; orada da arzuladığım seviyeyi yakalayamadım, sahada yeterince konsantre olamadım.
Buraya gelirken Metin hoca ile yaptığımız görüşmede bana büyük bir güven aşıladı. 'Seni tekrar futbol dünyasına kazandırmak istiyorum.' dedi. Kendisi oldukça düzgün ve karakterli bir birey. Onun sözüne son derece güvendiğim için ona karşı büyük bir his duydum. 'Hocam ben geleceğim.' dedim." ifadelerini kullandı.
Transfer sürecinde birçok takımın kendisini istediğini belirten İrfan Can, "Fenerbahçe Kulübü'ne, eşimin Ankaralı olması ve Metin hocanın bu konuda ısrarcı olmasıyla Gençlerbirliği'ne gitme isteğimi ilettim. Fenerbahçe, hem Gençlerbirliği'ne hem de bana büyük destek vererek bu transferin gerçekleşmesine yardımcı oldu. Umarım güzel bir dönem geçiririz; bu transferin başlangıcı olumlu oldu.
Bu süreçte öncelikle Metin hocanın etkisi, sonrasında ise eşimin etkisi önemliydi." şeklinde konuştu. Geçtiğimiz sezon sergilediği performansla kırmızı-siyahlı ekibin ligde kalmasında büyük katkı sağlayan Ricardo Velho'nun arkasından kaleyi devralan İrfan Can, taraftarların gönlünde yer edinmesinden dolayı mutluluğunu ifade etti.
İrfan Can, "Fenerbahçe ile oynadığımız ilk maçta, her yerden destek çağrısı aldım, bu beni çok mutlu etti. Çünkü doğal olarak biraz endişe duyuyordum; geçen yıl bildiğiniz gibi Velho iyi bir performans sergiledi. Ben sahaya konsantre olmaya çalıştım ve taraftarlar da bana büyük destek verdi.
İzmir'deki son maçta da yanımızda oldular, yalnız bırakmadılar." diyerek taraftarlarına teşekkür etti.
ERZURUMSPOR FK MAÇI ÇOK DAHA ZOR OLACAK
Ligin 3. haftasında 28 Ağustos Cuma günü Ankara'da karşılaşacakları Erzurumspor FK'nın ilk iki maçını kaybettiği hatırlatıldığında, İrfan Can, "Bence oynadığımız ilk iki karşılaşmadan daha zorlu bir maç bizi bekliyor. Erzurumspor lige yeni katılan ve yapılanmaya giden bir takım. İlk iki maçta zorlu rakiplerle karşılaştılar.
Bu maç, onlar için 'hayata dönüş' maçı olarak değerlendiriliyor. Biz de 2'de 2 yaptık ve 6 puan aldık; bu nedenle rehavete kapılmadan aynı odakla mücadele etmeliyiz. Kazanmak istiyoruz, fakat belirttiğim gibi, bu maç ilk iki hafta oynadığımız maçlardan çok daha zorlu olacak.
Takım olarak bunun bilincindeyiz." değerlendirmesinde bulundu. Gençlerbirliği, 2012-2013 sezonunun başlangıcındaki ilk haftadan itibaren liderlik pozisyonuna yükselmeyi başardı. Ancak bu sezon için hedeflerin belirlenmesi hakkında konuşmanın henüz erken olduğunu vurgulayan İrfan Can, "Zaman geçmesi ve istikrar elde edilmesi gerekiyor.
İki maç kazanmış olmakla 'Avrupa' yoluna çıkıyoruz ya da ligi ilk 10 içinde bitireceğiz' demek doğru bir yaklaşım olmaz. Ligdeki rekabeti gözlemlediğinizde, her takım birbirini yenebiliyor. Dediğim gibi, her karşılaşmaya odaklanıyoruz.
Kazandıkça ve kendimizi geliştirdikçe üst sıralarda kalmamız durumunda hedefler netleşmeye başlayacaktır." şeklinde açıklama yaptı.
A MİLLİ TAKIM HAYALİ
Göztepe maçından sonra Gençlerbirliği'nin sosyal medya hesaplarında yer alan "Milli takıma kaleci önerimiz ektedir" paylaşımı hakkında bir soruya yanıt veren İrfan Can, "Her Türk gencinin girmeyi arzu ettiği yer orası. Her Türk genci, ülkesine katkıda bulunmak için milli takımda yer almak ister. Bu yalnızca futbol için değil, hayatın tüm alanlarında geçerli.
Orada bulunmayı gerçekten çok isteyip arzuluyorum. Bu, son zamanlarda oluşmuş bir hedef değil, 15-16 yaşlarımdan beri benim için bir hayaldi. Genç yaş milli takımlarında her kategoride bulundum ve A Milli Takım'da da yer almak isterim.
Ancak yine de bu tamamen teknik ekiplerin takdirine bağlı. Öncelikle sahada iyi bir performans göstermem gerekiyor. Süreklilik burada oldukça kritik." şeklinde konuştu.
NEUER'İ ÖRNEK ALIYOR
Fenerbahçe dönemindeki son maçında Alanyaspor'a karşı son dakikada yediği hatalı golü hatırlatan İrfan Can, bu deneyimi üzerine sorulan soru üzerine, "Hatalara fazlaca takılan birisi değilim. Çünkü hatalar bize her zaman bir şeyler öğretir. Hata yapmadan doğruyu bulmak pek mümkün değil.
Geçmişe dönüp bakarken, her zaman geçmişi geçmişte bırakmayı tercih ediyorum. Bu bağlamda, benim en büyük örnek aldığım kaleci dünyada Manuel Neuer'dir. Belki de hatalı gol yeme konusunda en çok kez gol yiyen kaleci olabilir.
Ancak her golden sonra, topu alıp oyunu başlatması ve maçı asla bırakmaması, sahada daima konsantre kalması beni etkileyen özellikleri arasında. Bu açıdan kendisini örnek alıyorum." dedi. 28 yaşındaki kaleci, bir mentorla çalışma sürecini de paylaştı: "Bu sezonu 'Yeniden hayata dönüş' ve 'Yeniden futbola dönüş' olarak değerlendiriyorum.
Sayın Prof. Dr. Turgay Biçer ile birlikte çalışıyorum ve kendisine desteğinden ötürü çok teşekkür ediyorum. Bu süreç içerisinde maçlardan önce ve sonra bana önemli ölçüde yardımcı oluyor. Normal yaşamımdaki pek çok konuda da iyileşmeler kaydetmeye başladım.
Bu yıl itibarıyla değil, kariyerimin ilerleyen dönemlerinde veya ileride bir teknik direktör olduğumda ya da farklı bir alanda çalıştığımda, tüm dikkatimle o işe odaklanarak, hayatımı ve kariyerimi sürekli olarak geliştirmek istiyorum." şeklinde sözlerini sürdürdü.
"MOURINHO İLE ÇALIŞMAK ÇOK KEYİFLİYDİ"
Fenerbahçe döneminde kendisine en fazla desteği Portekizli teknik direktör Jose Mourinho'dan aldığını belirten İrfan Can, bu konuda şu ifadeleri kullandı:
MOURINHO'YU HEYECANLA KARŞILADIM
"Mourinho, kariyerinde kendini kanıtlamış bir isim. İlk geldiğinde, hepimiz için heyecan verici bir durumdu. Mourinho ile ilk antrenmana çıkarken, futbol hayatımda hiç hissetmediğim kadar büyük bir heyecan yaşadım.
Onun en önemli özelliklerinden biri, ikili ilişkilerdeki başarısı. Maçtan önce gelip seninle konuştuğunda, sahaya çıkarken kendini dünyanın en iyi kalecisi gibi hissettiriyor. Burada da Metin hoca ile aynı duyguları paylaşıyoruz.
Bu nedenle oyuncu grubu, sahada mücadele ederken öz güvenini artırabiliyor. Mourinho ile çalışmak benim için oldukça keyifliydi. Gerçekten arkamda durdu, beni çok sevdi ve beğendi.
Gittikten sonra da birkaç kez görüştük. Bu büyük hoca ile çalıştığım için mutluyum. Futbol anlamında olmasa da yaşamımda bana kattıkları için teşekkür ediyorum. Real Madrid'de yeni bir macera başlattı, ona burada başarılar diliyorum."
METİN HOCA TAKIMIN BABASI
Teknik direktör Metin Diyadin’e büyük saygı duyduğunu dile getiren İrfan Can, "Metin hoca, takımın babası gibi. Her oyuncu onu baba olarak görüyor. Burada bir baba figürü oluşturdu.
Bunun yanı sıra komutan, yarbay ve albay görüntüsüne de sahip. Kendimizi onun askerleri gibi hissediyoruz. Sahada onun söylediklerini yapmaya çalışıyoruz.
Daha önce çok sayıda hoca ile çalıştım, kimseyi kötülemek istemiyorum ama Metin hocanın oyuncuya öz güven aşılayan konuşmalarını daha önce deneyimlemedim. Bireysel olarak ne yapmak istediğini çok iyi ifade ediyor. Sonuçlara odaklanmadığını, sadece mücadelenin ve iyi futbolun önemli olduğunu vurguluyor.
Geçen yıl son iki maçı kazanarak ve yeni sezona da iki galibiyetle başlaması, hocamızın kariyeri açısından müthiş bir başlangıç oldu." diyerek düşüncelerini tamamladı.