Perşembe gecesi A Milli futbol takımımız, Dünya Kupası elemeleri yarı final maçında, Romanya'yı 1-0 la geçti. Böylece 31 Mart salı akşamı Kosova milli takımıyla Dünya Kupası'na katılmak için final maçına çıkma hakkını kazandık.
Romanya takım olarak bize denk bir ekip değildi. Maçın başından sonuna kadar üstün taraf bizdik.
Üstün derken öyle ezici şekilde pozisyonlar üretemedik. Hatta ilk yarı doğru dürüst pozisyonumuz bile yoktu. Topu ayağında tutan ekip bizdik, devamlı olarak Romen yarı sahasındaydık. Fakat duvar ören Romanya takımında boşluk bulamadık. Rakip on kişiyle topun arkasında kalarak ve sertliğini de kullanarak takımımıza fırsat vermedi.
Milli takımımız bu katı savunmaya karşı tempoyu yükseltemedi. Dışardan şutları ve yanlardan gelecek ortaları beklerken daha çok top çevirmeyi denedik. İlk yarı bu kısır futbolla bitti. Romen milli takımının tek amacı gol yemeden ani atakla öne geçip maçı koparmaktı.
Romanya ilk yarıda amacına ulaşmıştı. Güçlü savunmayla moral bulmuştu. Zaman ilerledikçe ibrenin kendilerine döneceğini biliyorlardı. Ancak ikinci yarının 8, maçın 53. dakikasında hiç de Romen’lerin hesabında olmayan bir pozisyon gerçekleşti. O katı ve kalabalılk savunmanın ortasına Arda bir top attı. Romen defansının arasında boşluk oluşmuştu ki Ferdi Kadıoğlu o boşluğa çok güzel sızdı, topu klas bir hareketle önüne aldı ve kalecinin altından ağlara yolladı.
Beklediğimiz gol tam zamanında, Romenler moral üstünlüğünü yakalamadan geldi. Bundan sonra maç bizim için daha kolay hale geldi. Rakip ileri çıkmaya başladı. Onlar geldikçe arka taraflarında açık alanlar yakaladık. Bu arada Romen’ lerin bir atağında top direğinmizden döndü, buna Kenan Yıldız’la cevap verdik. Maçın sonunu fazla stres yaşamadan getirdik.
Gecenin sonunda kısır denecek bir maçtan istediğimiz sonucu çıkarmış olduk. Dünya Kupası yolunda yarı final engelini aşıp final hakkını kazandık. Yalnız dikkat etmemiz gereken önemli bir sorun var. Böyle katı savunma yapan fizik gücü olan takımlara karşı daha becerikli olmalıyız. Romanya bizim denginiz değil fakat biraz daha yetenekli bir takım cenımızı yakabilir. Kosova takımı deplasmanda oynamasına rağmen Slovaklara dört gol attı. Rakip sahada gol ararken defansımızı da sağlam tutmamız şart. Kosova maçında futbolun iki yönünü de iyi oynamalıyız. Artık finaldeyiz ve hata kaldıracak durumumuz yok.
Romanya maçında Sur'da bir gedik açmaya çalıştık. Kosova maçında, sadece gedik açmakla kalmayıp, gedik de vermemeliyiz.
Futbolcu kalitesi olarak üstünüz fakat takım oyununda daha tempolu ve üretken işler yapmak zorundayız. Dünyanın en büyük futbol turnuvasında yer almak futbolcular, hocalar ve ülkeler için büyük prestij ve tanıtım. Milli takımımız da orada olmayı hakediyor.
Final maçlarının favorisi yoktur. Oraya gelen her takımın bir özelliği vardır. Taktik, teknik ne kadar iyi olursa olsun, futbolun temel parametresi güçtür. Salı akşamı bütün gücümüzle bütün konsantrasyonumuzla Kosova engelini aşmalıyız. Bu ülke , bu takım Dünya kupasına renk katacaktır. Tıpkı 2002’de olduğu gibi.
Haydi çocuklar son bir gayretle yüzümüzü güldürün. Allah yardımcınız olsun.
Ahmet Arslaner