SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Tarım sessiz bir dönüşümden geçiyor

Haber görseli

ABD’de açıklanan tarım dışı istihdam verilerinin beklentilerin altında kalması, yalnızca küresel finans piyasalarını değil, tarımsal üretim maliyetlerini de dolaylı olarak etkiliyor. Küresel ekonomik göstergelerin Türkiye’deki çiftçinin girdi maliyetlerine kadar uzanan bir etki zinciri oluşturduğuna dikkat çekiyor.

ABD İSTİHDAM VERİSİ TARIMI NASIL ETKİLİYOR?

Ziraat Yüksek Mühendisi Alparslan Tekbaş, Manşet Haber’e yaptığı değerlendirmede, ABD’de açıklanan istihdam verilerinin ilk bakışta yalnızca yatırımcıları ve finans çevrelerini ilgilendiriyor gibi algılandığını fakat gerçekte tarım sektörü üzerinde de doğrudan etkiler oluşturduğunu söyledi.

Tekbaş, söz konusu verilerin sermaye hareketleri, emtia fiyatları, faiz politikaları ve döviz dengeleri üzerinden tarımsal üretim maliyetlerini etkilediğini belirtti.

TARIM ARTIK SADECE TOPRAK VE İKLİM MESELESİ DEĞİL

Tarımın küresel ekonomik göstergelerden bağımsız ele alınamayacağının altını çizen Tekbaş, tarımın artık yalnızca iklim ve toprakla sınırlı bir alan olmadığını ifade etti. Tekbaş’a göre tarım; veri, öngörü, planlama ve kurumsal kapasiteyle birlikte değerlendirilmesi gereken bir sektör haline geldi.

TÜRKİYE TARIMINDA TEMEL SORUNLAR DAHA DERİN

Türkiye tarımında yaşanan sorunların yalnızca “üretim azalıyor, maliyet artıyor” çerçevesinde ele alınmasının yetersiz kaldığını söyleyen Tekbaş, asıl problemin öngörülebilirlik eksikliği ve veri temelli planlamanın yeterince kurumsallaşamaması olduğunu belirtti.

Politika ile uygulama arasındaki zaman farkının da üreticiyi zorlayan unsurlar arasında yer aldığına dikkat çekildi.

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NIN ADIMLARI STRATEJİK ÖNEMDE

Tekbaş, son yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen dijital tarım uygulamaları, üretim kayıt sistemleri, sözleşmeli üretim modelleri ve iklim uyumlu politikaların, sektörün uzun süredir ihtiyaç duyduğu alanlarla örtüştüğünü vurguladı.

“TARIM SONUÇLARI ANINDA ALINAN BİR SEKTÖR DEĞİL”

Tarımın uzun vadeli bir sektör olduğuna dikkat çeken Tekbaş, bugün atılan bir üretim kararının biyolojik ve ekonomik sonuçlarının yıllar sonra ortaya çıktığını belirtti. Bu sebeple sürdürülebilirlik ve gıda arz güvenliği kavramlarının büyük önem taşıdığı ifade etti.

Bu yaklaşımın, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından sıkça dile getirilen sürdürülebilirlik vurgusuyla örtüştüğü kaydedildi.

GİRDİ MALİYETLERİ KÜRESEL DALGALANMALARA AÇIK

ABD’de açıklanan bir istihdam verisinin Türkiye’deki buğday üreticisini dahi etkileyebileceğini belirten Tekbaş, gübre, yem, enerji ve kredi maliyetlerinin küresel finansal dalgalanmalardan doğrudan etkilendiğinin altını çizdi.

Bu nedenle tarım politikalarında kısa vadeli refleksler yerine yapısal dayanıklılığın ön plana çıkarılması gerektiği ifade edildi.

“TÜRKİYE TARIMININ SORUNU YÖNSÜZLÜK DEĞİL”

Tekbaş, Türkiye tarımının temel probleminin yönsüzlük değil, bir geçiş süreci yaşaması olduğunu belirtti. Geleneksel üretim anlayışından veri temelli planlamaya doğru bir dönüşüm sürecinin devam ettiğini vurguladı.

KURUMSAL UYUM VURGUSU

Tarımda dönüşüm sürecinin başarıya ulaşabilmesi için yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı’nın değil; Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, üreticiler ve sanayicilerin aynı çerçevede hareket etmesi gerektiğinin altı çizildi.

TARIMDA GECİKEN HER KARARIN BEDELİ AĞIR

Küresel piyasalarda açıklanan her verinin yeni bir dalga oluşturduğunu belirten Tekbaş, tarımda geciken kararların maliyetinin yüksek olduğunu vurguladı. Tarım politikalarının artık yalnızca rekolte ve fiyat odaklı değil, küresel ekonomik verilerle birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

Beyza Kum

Küfür, hakaret ve spam yayınlanmaz.