ABD’li gazeteci Tucker Carlson, ABD’nin İran’a yönelik saldırılara İsrail ve ABD’deki İsrail yanlısı çevrelerin baskısıyla başladığını öne sürdü. Carlson, bu durumun ABD Başkanı Donald Trump’ın “Önce Amerika” yaklaşımıyla çeliştiğini savundu.
Carlson, Zanny Minton Beddoes ile yaptığı röportajda, saldırı kararının ABD’nin kendi çıkarlarıyla örtüşmediğini belirterek, “Bu yalnızca ‘Önce Amerika’ anlayışına aykırı değil, aynı zamanda onun tam tersine işaret ediyor” ifadelerini kullandı.
“ABD ADINA BAŞKA ÜLKELER KARAR VERMEMELİ”
Carlson, ABD’deki İsrail yanlısı çevrelerin etkisine dikkat çekerek, “9 milyonluk bir ülkenin, 350 milyonluk bir ülke adına kritik kararlar almasına izin verilmemeli. Bu yanlış ve ABD’nin çıkarlarına da ters” değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca Trump’ın en büyük bağışçılarının İran’a yönelik saldırıları desteklediğini ve bu isimler arasında İsrail vatandaşı bir kişinin de bulunduğunu iddia etti.
İSRAİL’E YÖNELİK ELEŞTİRİLER
Carlson, İsrail’in daha fazla toprak ve kaynak arayışında olduğunu öne sürerek, ABD’nin Orta Doğu’daki varlığının İsrail tarafından “kısıtlayıcı bir unsur” olarak görüldüğünü savundu. Bu nedenle İsrail’in ABD’nin bölgeden çekilmesini isteyebileceğini ileri sürdü.
ABD’de İsrail’e yönelik kamuoyu desteğinin azalmasının da İsrailli yetkilileri “fırsat varken elde edebildiklerini alma” anlayışına yönelttiğini ifade etti.
ÇİN İLE “GÜÇ PAYLAŞIMI” ÇAĞRISI
Carlson, ABD’li yetkililerin artık dünyanın Çin ile paylaşıldığını kabul etmesi gerektiğini belirterek, iki ülke arasında coğrafyaya dayalı bir güç paylaşımının kaçınılmaz olduğunu savundu.
ABD’nin Tayvan’ı savunamayacağını ileri süren Carlson, bunun Washington’un küresel gücünün sınırlarına ulaştığını gösterdiğini söyledi. “Önce Amerika” yaklaşımının Avrupa ile ilişkileri güçlendirmeyi de içerdiğini belirten Carlson, bunun Çin’in artan etkisini dengeleme amacı taşıdığını ifade etti.