Gazeteci Alican Uludağ, tutuklanmasının ardından Metris Cezaevi’nden meslektaşlarına mektup gönderdi. Uludağ mektubunda, "Şikayetçi değilim, gazeteciliğe ihanet etmedim" dedi.
"Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "devletin kurumlarını aşağılama" iddialarıyla gözaltına alınan Uludağ, savcılık sürecinin ardından "Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret" iddiasından tutuklandı.
"TÜRKİYE'DE HAKİKAT MÜCADELESİ BİR BAYRAK YARIŞI"
Uludağ, cezaevinden gönderdiği mektupta meslektaşlarına hitap etti. Mektubunda şu ifadeler yer aldı:
"Değerli meslektaşlarım,
Önce şunu yazmalıyım. Ben çok iyiyim. Burada habercilik faaliyetine bile başladım:) Adliyede sizlerden kaçırılsam da desteğinizi yürekten hissettim. Dayanışmanızı ömrüm boyunca unutmayacağım. Hepinize çok teşekkür ederim.
Aslında benim hikayem de geçmişin bir benzeri. Bu ülkede gazetecilere değer görülen yer ya mezar ya cezaevi. Şikayetçi değilim. Gazeteciliğe ihanet etmedim. Kalemimi satmadım. Korkup biat etmedim. Bedelini de ödemekten şikayetçi değilim. Onların derdi düşüncelerimi hapsetmekti. Tutuklayarak da başardılar. Tweet atmaktan tutuklanmak bu ülkenin hazin gerçeği. Türkiye’de hakikat mücadelesi bir bayrak yarışı. Ben şimdi içerideyim ama sizlerin bu mücadeleyi sürdüreceğinize eminim. Mutluyuz, çünkü bu halka yalan söylemedik. Güçlünün değil, sesini duyuramayan halkın sesi olduk. Suç işlemedik, yalnızca gazetecilik yaptık.
Hepinize kucak dolusu sevgiler, selamlar.
Metris 1 No’lu T Tipi Hapishanesi"

